YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4674
KARAR NO : 2023/782
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/206 Esas, 2015/410 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.10.2020 tarihli ve 2016/58504 sayılı uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesinde gün sayısı ve ilgili kanun maddesinin eklenmek suretiyle düzelterek onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2.Hükmedilen ceza miktarının yerinde olmadığına,
İlişkindir.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ve müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece, sürücü …’nin idaresindeki otomobille, gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, iki yönlü, asfalt kaplama sokakta seyrederken, olay mahalli olan dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, aracının sağ yan kısımlarıyla, gidiş yönüne göre sağdan kavşağa giriş yapan ve 23 metre fren tatbik eden sanık idaresindeki otomobilin ön kısımlarına çarpmasıyla, sanığın kavşağa yaklaşmasına rağmen hızını azaltmayarak aksine mahal hız sınırlarının üzerinde seyrederek tali kusuruyla, otomobil sürücünün vücudunda 3. dereceden kırık oluşacak şekilde, araçtaki yolculardan birinin ölümüne, bir diğer yolcunun ise hayatı tehlikeye girecek ve vücudunda 6. dereceden kırık oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.Sanık aşamalarda, kavşağa kontrolsüz girmek dışında bir kusurunun olmadığını, kazanın 60-70 km hızla seyrederken gerçekleştiğini, kendisinin fren yapmasına rağmen olaya engel olamadığını ileri sürmüştür.
3.Ölen …’ye ait … Morg İhtisas Dairesi 20.08.2014 tarihli otopsi raporunda,
”…
Bebeğin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası kırıkları ile birllikte beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucunda meydana gelmiş olduğu
…”
Denilmektedir.
4.Olay tarihli kaza tespit tutanağında ve Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 13.11.2015 tarihli raporunda, sanığın, ilk geçiş hakkı her ne kadar kendisine ait olsa da, hızını azaltması, kavşağı kontrol etmesi ve geçiş için güvenli bir ortam oluştuğunda geçişini yapması gerekirken, yeterince müteyakkız davranmayıp, hız azaltmadan seyir hızıyla kavşağa girmesi sonucu, tali kusuruyla olaya sebebiyet verdiği belirtilmiştir.
5.Katılanlar … ve …’nin kati adli muayene raporları dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A)Tebliğname Yönünden
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının ve tam gün sayısının gösterilmesinin dayanak maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasının gösterilmemesi ve hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendinin gösterilmemesi, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı bulunmuştur.
B)Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.İlk geçiş hakkı kendisine ait olsa da, hızını azaltması, kavşağı kontrol etmesi ve geçiş için güvenli bir ortam oluştuğunda geçişini yapması gerekirken, yeterince müteyakkız davranmayıp, hız azaltmadan seyir hızıyla kavşağa giren sanığın, eylemlerinin basit taksir seviyesinde kaldığı, dairemiz yerleşik içtihatlarına göre bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektirecek bir durumun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından katılanlar vekilinin bu husustaki temyiz istemi reddolunmuştur.
2.Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tali kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne, iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan ve olay yerinden kaçan sanık hakkında, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan bir miktar uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması isabetsiz görülmüştür.
C)Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde A kısmında ve B kısmının ikinci paragrafında açıklanan nedenle … Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/206 Esas, 2015/410 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.