Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4675 E. 2023/237 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4675
KARAR NO : 2023/237
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2014/77 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2020 tarihli ve 2016/248721 sayılı, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Kusur bulunmadığına,
2.Sanığa fazla ceza verildiğine,
3.Lehe hükümlerin uygulanması istemi hakkında değerlendirme yapılmadan uygulanmadığına,
ilişkindir.
B.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
1.Bilinçli taksir şartları gerçekleştiği halde uygulanmadığına,
2.Takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay tarihinde sanık …’nın, sevk ve idaresindeki …’ye ait … plakalı passat marka aracı ödünç olarak arkadaşı … ile birlikte Dazkırı ilçesine gelerek yemek yedikleri, daha sonra ikişer bira alarak yola çıktıkları birer bira içtikleri tekrar Başmakçı ilçesine dönerken …’nın … sahibi …’yü arayarak aracı nereye bırakalım diye sorduğu …’nün de evin önüne bırakın demesi üzerine Başmakçı istikametine doğru yola çıktıkları sırada hafif virajlı yere geldikleri esnada önlerine bir köpek çıktığını bunun üzerine müteveffa …’in paniklediğini ve bir anda aracın direksiyonuna müdahalede bulunduğunu sanığın da köpeğe çarpmamak için direksiyonu sağ tarafa çevirdiğini bunun üzerine aracın hakimiyetini kaybederek yoldan çıkarak kaza yaptığını kendisini araçtan 15 metre mesafede yerde yatar vaziyette bulduğunu sonrasını hatırlamadığını beyan ettiği, aracın ön koltuğunda bulunan …’ın hayatını kaybetmiş olduğu, kazanın meydana geldiği mahal itibariyle yola her zaman bir hayvanın çıkması muhtemel olduğu, sanığın bu yörenin insanı olması nedeniyle bunu bilmemesinin mümkün olmadığı, sanığın hızını mahal şartlarına göre ayarlamaması nedeniyle sevk ve idare hatası göstermesi sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek, seyir yönüne göre yolun sağ tarafından yol dışı kalarak takla atması neticesi meydana gelen olaydaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli kusurlu olduğu, bu kapsamda taksirle öldürme suçunu işlediği anlaşılmakla, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanık aşamalardaki beyanlarında olayın istemeyerek olduğunu, böyle bir kazanın olmasını istemediğini, çok üzgün olduğunu, ölenin arkadaşı olduğunu beyan ederek yüklenen suçlamayı kabul ettiği anlaşılmıştır.
3. Kaza tespit tutanağında kusur tespiti yapılmadığı, kovuşturma aşamasında alınan 24.04.2014 tarihli mahkeme keşfi ve trafik bilirkişi raporuna göre, yola gereken dikkatini vermeyen, zamanında fren direksiyon tedbirlerine başvurmayan aracın hızını, aracın yük ve teknik özellikleri ile yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayan sanığın asli kusurlu olduğu, Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesinin 18.06.2015 tarihli raporunda ise aracın önüne aniden bir köpeğin çıktığının kabulü halinde sanığın tali kusurlu, değilse asli kusurlu sayılması gerekeceği yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
4.Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Kusur Yönünden
Yargılama aşamasında düzenlenen trafik Bilirkişi Raporunun ve Adli Tıp … Trafik Dairesi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ceza Miktarı Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemleri bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tam kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Lehe Hükümlerin Uygulanmaması Yönünden
5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, mahkemece yargılama sırasındaki davranışları lehine değerlendirilerek cezasında TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılan, sabıkası bulunmayan ve 12/01/2016 tarihli karar celsesinde müdafii tarafından TCK’nın 50. maddesinin uygulanması talebinde bulunulan sanık hakkında, TCK’nın 50/4. maddesinde belirtilen paraya çevirme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Bilinçli Taksir Yönünden
Kaza anında sanıkta tespit edilen alkol miktarının 68 promil olduğu, belirlenen alkol miktarının güvenli sürüş yeteğini kaybettirdiğinden söz edilemeyeceği gibi, sanığın mahal hız sınırlarını iki katından fazla aştığına dair de dosya içinde bir tespit yer almadığı anlaşılmakla bilinçli taksirin uygulanmaması nedeniyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Takdiri İndirim Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında (A-3) paragrafında açıklanan nedenle Dazkırı Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2014/77 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.