Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4680 E. 2023/932 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4680
KARAR NO : 2023/932
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/128 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın sürücü belgesinin 8 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.09.2020 tarihli ve 2016/232701 sayılı, bilinçli taksir şartları oluşmasına rağmen uygulanmadığı ve az ceza verildiğinden bahisle bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Eksik incelemeye

2.Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
1.Kusur oranına,

2.Takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay günü sanık …’ın yönetimindeki 33 BMA 47 plakalı otomobil ile … Mahallesi, Gazi … … Bulvarında seyir halinde iken Gazi … … Bulvarı ile Bahçeler Caddesinin kesiştiği yerde aşırı hız nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak kaldırımda bulunan müdahil Volkan’ın babası …’ye çarparak ölümüne yol açtığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.

2. Dosya içeriğindeki CD çözümleme tutanağına göre biri beyaz diğeri siyah iki aracın sağ ve sol şeritlerde yan yana hızlı bir şekilde ilerlediği ve o esnada da seyah aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağındaki kaldırıma çarpıp kaldırım üstüne çıktığı izlenmektedir.

3.Kaza tespit tutanağına göre çarpmanın yaya kaldırımı üzerinde gerçekleştiği, kamyonete ait seyir şeridinden başlayıp sağa doğru yönelen ve yaya kaldırımına kadar devam eden 20 metre fren izi, ayrıca Bahçeler Caddesinde yayaya çarpma öncesi 27 metre ve yayaya çarptıktan sonra yaya kaldırımı üzerinde devam eden 36 metre olmak üzere toplam 63 metre sürtünme izi saptanmıştır.

4.Kovuşturma aşamasında alınan 02/06/2015 tarihli trafik bilirkişi raporunda özetle: sanık …’ın yerleşim yeri içinde aracın hızını aracın teknik özelliğine ve yolun icap ve şartlarına uydurmayarak, aynı istikamete seyreden diğer bir araçla adeta yarış yapar gibi yüksek hızla seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybedip yoldan çıkmak suretiyle, yaya kaldırımı üzerinde duran yayaya çarptığı ve ölümüne neden olduğu, bu davranışıyla Karayolları Trafik Kanununun 51 ve 52 nci maddesinin b bendinde belirtilen trafik kural ve yasaklarını ihlal ettiği, dikkatsiz ve tedbirsiz … kullandığından kazanın oluşumunda asli kusurlu; müteveffa …’nin ise kazanın oluşumunda herhangi bir ihmal ve kusurunun olmadığı belirtilmiştir.

5.Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesinin 05.10.2015 tarihli raporuna göre; sanık sürücü sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, hızını meskun mahal hız limitine göre ayarlayıp, idaresindeki vasıtayı kaplama içerisinde tutarak teyakkuzla seyrini sürdürmeye önem ve özen göstermesi gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemiş, mevcut hızı ile mahale yaklaşmış, direksiyon hakimiyetini kayıp ederek yaya kaldırımına doğru kontrolsüz yönelerek yaya kaldırımı üzerinde yürüyen yayaya çarpmış olup dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı seyri ile olayın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olmakla asli derecede tamamen kusurlu olduğu, müteveffa yaya ise; yaya kaldırımı üzerinde yürüyüşünü sürdürdüğü sırada, sanık sürücü idaresindeki vasıtanın sademesine maruz kalarak karıştığı olayda atfı kabil kusuru olmadığı belirtilmiştir.

6. Mahkemece sanığın ölene kaldırımda çarpmama ihtimaline göre Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesi’nden ek rapor alınması talep edilmiş olup; 16.02.2016 tarihli ek raporda ise sanık yayaya yol içinde çarpmış ise sanığın asli kusurlu olduğu, yol içinde bulunan ve tedbirli davranmayan yayanın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

7.Sanığın güncel nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanık Müdafiinin Eksik İncelemeye ve Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine, İlişkin Temyiz İstemi ile Tebliğnamenin Bilinçli Taksire İlişkin Bozma Görüşü Yönünden;
02.06.2015 tarihli mahkeme keşfi ve trafik bilirkişi raporu ile uyumlu 05.10.2015 tarihli Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesi’nin raporunun oluş ve dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde eksik inceleme yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre sanığın meskun mahal hız sınırını iki katından fazla aştığına dair dosya içinde bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla bilinçli taksire ilişkin Tebliğname’de açıklanan görüşe iştirak olunmamıştır.

Suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Yasa’nın 50 nci maddesi uygulanmamış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden;
1.5237 sayılı Yasa’nın 62 nci maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu, mahkemece gerekçesi gösterilerek takdiri indirim uygulandığı anlaşılmakla hükümde bu yönü ile hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı ve maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, … ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde asgari hadden daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesinde, hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe (B.2) bölümünde açıklanan nedenlerle … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/128 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği,Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.