YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4695
KARAR NO : 2023/74
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle öldürme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği uygulanması gerekli 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/1115 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ve sürücü belgesinin cezasının infazından sonra takdiren 2 yıl süre ile geçici olarak geri alınması ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2020 tarihli ve 2016/150924 sayılı, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
Sanık hakkında daha fazla cezaya hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Sanığın meydana gelen olayda kusuru bulunmadığına,
2.Eksik inceleme yapıldığına,
3.Hükmedilen hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi gerektiğine,
4.Fazla ceza verildiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile dönüşün yasak olduğu devamlı çizgiyle bölünmüş yol üzerinden nizamlara aykırı bir biçimde yolun sağını kullanarak sol şeridi takiben gelmekte olan maktul sürücünün idaresindeki motosikletin hızını ve konumunu dikkate almadan sağ şerit üzerinden dönüş yapmak maksadıyla sola doğru manevra yaptığı, bu manevrası neticesinde maktulün kullandığı motosikletin istikamet şeridini kapatarak asli kusurlu olarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği bu kapsamda taksirle öldürme suçunu işlediği değerlendirilmesiyle buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanık aşamalardaki beyanlarında, aracı ile yolun sol tarafında park halinde olduğunu, hareket ederek yaklaşık 50-60 metre ilerledikten sonra … Şehir merkezi istikametine dönüş yapacağı için sol şeride geçmek üzere aynadan baktığında yolun boş olduğunu, sol şeride geçmek için sinyalini verdiğini, sol şeride geçtiğini, dönüş yapacağı alanda dönüş yapılamaz tabelası yer almadığını, karşı istikamete baktığında herhangi bir … gelmediğini, yol boş olduğundan dönüş yapmaya başlayıp, dönüşü tamamlayacağı anda … istikametinden gelip Perşembe istikametine gitmekte olan bir aracın arabasına çarpma sesi ile durduğunu ifade ettiği anlaşılmıştır.
3.Kaza tespit tutanağına ve soruşturma aşamasında alınan trafik bilirkişi raporuna göre dönüş kurallarına aykırı davranan sanığın tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
4. Kusur oranlarının belirlenmesi bakımından Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda sanığın, sevk ve idaresindeki kamyonet ile dönüşün yasak olduğu devamlı çizgiyle bölünmüş yol üzerinden nizamlara aykırı bir biçimde yolun sağını kullanarak sol şeridi takiben gelmekte olan sürücü idaresindeki motosikletin hızını ve konumunu dikkate almadan sağ şerit üzerinden dönüşü yapmak maksadıyla sola doğru manevra yaptığı, bu manevrası neticesinde motosikletin istikamet şeridini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğu, ölen sürücü …’ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile olay mahalline geldiğinde, yolun sağ tarafında gördüğü sanık sürücü idaresindeki kamyonet nedeniyle seyrini daha kontrollü bir biçimde sürdürmesi ve dönüşü yapmak için sağ şerit üzerinden sola doğru manevra yapan kamyonet nedeniyle etkili fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi nedeniyle tali kusurlu olduğu tespitleri yer almıştır.
5.Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Katılan Vekilinin ve Sanık Müdafiinin Ceza Miktarına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Kusur Durumu Yönünden
Yargılama aşamasında düzenlenen trafik bilirkişi raporu ile uyumlu Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesinden alınan 4.12.2015 tarihli bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle bir isabetsizlik görlümemiştir.
2.Eksik İnceleme Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Hükmedilen Hapis Cezasının Seçenek Tedbire Çevrilmemesi Yönünden
Sanık müdafiinin sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, sanığın sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak adli para cezasına çevrilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/1115 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.