YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4699
KARAR NO : 2023/608
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle öldürme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23/12/2015 tarihli ve 2015/194 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 24.300,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25/09/2020 tarihli ve 2016/135767 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri;
1.Meydana gelen kazada sanığın kusurunun bulunmadığına, eksik inceleme ile sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2.Diğer temyiz nedenlerine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Görüşü
31/12/2014 günü sanık … yönetimindeki 61 S 0449 plaka sayılı yolcu otobüsünün müteveffa sürücü …’ın kullanmış olduğu… plaka sayılı araca … ili … kavşağında çarptığı, çarpma neticesinde sanık …’ın tali kusuru ile… plaka sayılı … sürücüsü … ve yanında bulunan …’ın ölümüne aynı araçta bulunan yolcular ve yolcu otobüsünde bulunan birtakım yolcuların da yaralanmasına sebep olduğu mahkememizce yapılan yargılama sonucu maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, yolda gece vakti kimsenin olmayacağını düşündüğünden kaza öncesi 80km civarı hız ile gittiğini, yine kavşakta kimsenin o saatte bulunmayacağını düşünerek hızını azaltmadığını, kavşaktan çıkan … görmediğini, diğer aracın istikametine göre yolun sağ tarafından aniden gelip otobüse vurduğunu, olayda kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.
3.Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini beyan etmiş olup mahkemece haklarında katılma kararı verilmiştir.
4.Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 50km/saat olduğu, gün durumunun gece, havanın açık, zeminin kuru, olay mahalli yolun düz, eğimsiz ve aydınlatmanın mevcut olduğu, kamyonet sürücüsü …’ın istikameti yönünde bulunan “Yol Ver” trafik levhasının mevcut olduğu, kazanın oluşumunda sanığın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun’un 52/1-b maddesinde düzenlenen, araçların hızlarını, yük ve teknik özelliklerine, görüş, yoy, hava ve trafik durumununu gerektirdiği şartlara uydurmak ve 51/2-b maddesinde düzenlenen, hız sınırını %30’dan fazla aşmak kurallarını ihlal ettiği, diğer sürücünün ise 2918 sayılı Kanun’un 84 maddesi gereği asli kusurlardan sayılan ve 57/1-a maddesinde düzenlenen, kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak ve geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermek kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaati belirtilmiştir.
5.Kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 21/10/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, sevk ve idaresindeki otobüs ile gece vakti, meskun mahalde, bölünmüş yolu takiben seyredip, aydınlatmanın olduğu olay mahalline geldiğinde, hızını ve sürüşünü mahal şartlarına göre ayarlamadığı, hız azaltamayarak olay mahalli kavşağa seyir hızıyla ve kontrolsüzce girdiği, tüm bu nedenlerle meydana gelen kazada sanığın tali kusurlu olduğu, sürücü …’ın ise, idaresindeki kamyonet ile tali yolu takiben seyredip, girişinde “Yol ver” trafik levhası bulunan olay mahalli kavşağa dikkatsiz ve kontrolsüzce giriş yaptığı ve gelen araca ilk geçiş hakkını vermediği nedenleri ile asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
6.Maktuller … ile …’ın kesin ölüm sebebini belirleyen, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan ölü muayene işlemleri sonrasında düzenlenen 31/12/2014 tarihli ölü muayene tutanaklarının sonuç kısmında, kişinin kesin ölüm sebebinin, trafik kazası sonucu oluşan kafa travması ve subaraknoit kanamaya bağlı kardio pulmoner arrest sonucu olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
7. Katılanlar … ve …’nın yaralanmalarına ilişkin olarak … İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği … Devlet Hastanesinin 06/01/2015 ve 19/01/2015 tarihli raporlarında, katılanlarda meydana gelen yaralanmanın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisinin ağır (6) derece nitelikte olduğu belirtilmiştir.
8.Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü, sanık sürücü … sevk ve idaresindeki yolcu otobüsü ile meskun mahal içerisinde, azami hız sınırının 50km/saat olduğu, orta refüj ile bölünmüş, tek yönlü, iki şeritli, aydınlatmanın bulunduğu, asfalt kaplama devlet karayolu üzerinde gece vakti seyri sırasında olay mahalli olan … Kavşağına geldiğinde gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan tali yoldan kontrolsüzce kavşağa giriş yapan sürücü …’ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile çarpışması sonucu sanığın tali kusuru ile sürücü … ile aracın içerisinde yolcu olarak bulunan Mehhmet Doğanay’ın ölümüne ve yine yolcu olarak bulunan … ile …’ın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır(6) derece olacak nitelikte yaralanmalarına sebebiyet verdiği olayda,
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a maddesinin ve sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 52/2 maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
1.Sanık Müdafiinin Meydana Gelen Kazada Sanığın Kusurunun Bulunmadığına, Eksik İnceleme ile Sanık Hakkında Beraat Kararı Yerine Mahkumiyet Kararı Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğuna, İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Aşamalardaki beyanları ve araca takılı bulunan takoğraf cihazından elde edilen veri doğrultusunda olay mahallindeki hız sınırının üzerinde seyrederek kavşağa hızını azaltmadan mevcut seyir hızı ile yaklaştığı sabit olan, olay ve olgular kısmında yer verilen kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin raporu doğrultusunda tali kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 24.300,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 23/12/2015 tarihli ve 2015/194 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (1) numaralı maddesinin (3.) paragrafında yer alan “TCK nun 50. maddesi gereğince sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın sanığın kişiliği, ekonomik durumu gözetilerek, beher gün karşılığı 20.00 TL den olmak üzere (20×1215) 24.300 TL adli para cezasına çevrilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılması ile yerine “sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK’nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/3. maddesi gereğince 1215 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00TL olarak hesabıyla 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.