YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4723
KARAR NO : 2023/610
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SANIK MÜDAFİNİN TEMYİZ TALEBİNE İLİŞKİN OLARAK;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
SUÇTAN ZARAR GÖREN VEKİLİNİN TEMYİZ TALEBİNE İLİŞKİN OLARAK;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Ayfer Hamarat’ın 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, oğlunun ölümü nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle de katılma iradesini ortaya koyan Ayfer Hamarat’ın 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılan olarak ve dosyada vekaletnamesi bulunan avukat …’ın da katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 15/12/2015 tarihli ve 2015/93 Esas, 2015/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sonuç ceza olarak 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30/09/2020 tarihli ve 2016/72998 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz nedenleri;
a.Sanık hakkında hükmedilen cezanın eksik olduğuna,
b.Diğer temyiz nedenlerine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Görüşü
Olay günü maktül …’in de içerisinde bulunduğu sanığın sevk ve idaresinde olan 07 LMB 14 plakalı aracın, … yönünden … yönüne seyrederek olay yeri kavşak mahallinden geçip seyrine devam ettiği sırada, ön ilerisinde sağ şerit üzerinde aynı yöne seyreden mağdur …’in sevk ve idaresinde olan 07 JV 158 plakalı aracın sol arka kısmına çarpması sonucu sanık … ile maktül …’ in ağır şekilde yaralandıkları, maktül …’in kaldırılmış olduğu … Özel Anadolu Hastenesinde hayatını kaybettiği, … şöförü sanık …’ in ise öncelikle Özel Bilgi Hastanesine kaldırıldığı, hayati tehlikesinin devam etmesinin ardından … Araştırma Hastanesine sevk edildiği, mağdur …’ in ise basit tıbbi müdahale ile iyileşebilir nitelikte yaralandığı şeklinde gerçekleştiği, belirtilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, kaza nedeni ile yaralanması sonucu kazaya ilişkin alkollü olup olmadığını veya başkaca ayrıntıları hatırlamadığını, olaydan dolayı pişman olduğunu beyan etmiştir.
3.Katılan … her ne kadar kovuşturma aşamasında davadan haberdar edilmemiş ise de öğrenme yoluyla temyiz talebinde bulunarak hakkında temyiz aşamasında katılma kararı verilmiştir.
4.Aşamalarda tanık sıfatı ile dinlenen …, olay günü kendisinin de seyir halinde olduğu yolda sanığa ait aracın süratle geldiğini, makas atarak kırmızı ışıkta geçtiğini akabinde önünde giden kamyonetin sol arka kısmına çarptığını, beyan etmiştir.
5.Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 50km/saat olduğu, gün durumunun gündüz, havanın açık, zeminin kuru, olay mahalli yolun düz, eğimsiz olduğu, kamyonet sürücüsü …’nın kusurunun bulunmadığı, sanık sürücünün ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 84 maddesi gereği asli kusurlardan sayılan “arkadan çarpma” ile “şeride tecavüz etme” kusurlarını işlediği ve ayrıca 56/1-a maddesinde düzenlenen, şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaati belirtilmiştir.
6.Kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 10/11/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, yönetimindeki … ile seyri sırasında yola gereken dikkatini göstermediği, aracının hızını yerleşim yeri hız limitlerine göre ayarlamadığı, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı, mahal şartları üzerinde bir hızda seyrederek kavşak mahalline gelip seyir yönüne yanan kırmızı ışığa ve ön ilerisinde duruşa geçen araçlara rağmen, emniyet şeridini kullanarak seyir hızı ile kavşaktan geçtiği ve yeniden sol şeride girmek istediği sırada, aynı yöne seyretmekte olan kamyonete tehlikeli biçimde yaklaştığı ve bu suretle kazanın meydana gelmesinde dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışları ile sanığın asli kusurlu olduğu, katılan sürücü …’nın ise, arkasından aynı yöne seyreden aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda, olayın oluşu üzerine etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından kusursuz olduğu belirtilmiştir.
7.Maktul …’in kesin ölüm sebebini belirleyen, Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 23/03/2015 tarihli otopsi raporunda, kişinin ölümünün trafik kazası ile oluşabilir nitelikte, yaygın kafatası ve kaide kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve çok sayıda kot kırığı ile birlikte olan iç organ hasarı ve kanamasından ileri geldiği görüş ve kanaati belirtilmiştir.
8.Katılan …’nın yaralanmalarına ilişkin olarak … Devlet Hastanesinin 21/02/2015 tarihli raporunda, katılanda meydana gelen yaralanmanın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirtilmiştir .
9.Sanık …’e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A.I.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12 – 399 Esas – 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saiki” ve (f) bendinde yer alan ”failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
II.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği, dosya içeriğinden ve UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, suç tarihi itibariyle sürücü belgesi bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık Müdafiinin Verilen Kararın Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Sanık müdafiinin temyiz talebi, gerekçe bölümünün A-I ve A-II kısmında açıklanan nedenler dışında, yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.
C.Katılan Vekilinin Temyiz Nedenleri,
I.Sanık Hakkında Hükmedilen Cezanın Eksik Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli ve tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesi ile bir kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
II. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan A-I, A-II ve C-I kısmında açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15/12/2015 tarihli ve 2015/93 Esas, 2015/284 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan … Hamarat vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.