Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4724 E. 2023/594 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4724
KARAR NO : 2023/594
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/394 Esas, 2016/52 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle geçici olarak sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.09.2020 tarihli ve 2016/140670 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;

1.Hükmedilen ceza miktarının fazla olduğundan bahisle isabetli bulunmadığına,

2.5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,

3.Eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece, sanığın arkadaşlarıyla Yakaköy yakınında … içerisinde bira içtikten sonra idaresindeki otomobille, dönüş yaptıkları sırada 0.0374 promil alkollü şekilde, gece vakti, meskun mahalde, aydınlatmanın bulunduğu, iki yönlü asfalt kaplama caddede seyrederken, olay mahalline geldiğinde, ön koltukta yolcu olarak bulunan …’ın, yolda gördüğü köpekler sebebiyle telaşa kapılarak direksiyona dokunmasıyla, sanığın direksiyon hakimiyetini kaybederek, aracının sol ön köşe ve sol ön teker kısımlarıyla örme taş duvara çarptığı ve çarpmanın etkisiyle aracın takla atarak 14 metre ileride durması şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda aracının hızını, aracın yük, teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak, asli kusuruyla bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

2.Sanık aşamalardaki beyanında, 70-80 km hızla seyrederken kazanın meydana geldiğini, alkol almış olmasına karşın kazanın alkollü olması sebebiyle değil tamamen araçtaki yolcu arkadaşı …’ın müdahalesi sonucu gerçekleştiğini ileri sürmüştür.

3.Araçta diğer bir yolcu tanık …, aşamalarda, kendilerinin alkol aldıktan sonra sanığın idaresindeki araçla eve dönüş yolundayken, ölen …’ın dikkat köpek var biçiminde ikazda bulunduktan sonra direksiyona dokunduğu ancak direksiyonu çevirmediği, sanığın bundan sonra aracın hakimiyetini kaybettiğini ifade etmiştir.

4.27.03.2015 tarihli ölü muayene tutanağında,
”…
Kişinin trafik kazası ile husulü mümkün genel beden ve kafa travmasına bağlı iç organ yaralanması, iç ve dış kanama sonucu ölmüş olduğu, ölüm nedeninin mevcut bulgular ile tespit edilmiş olduğundan otopsi yapılmasına gerek olmadığına
…”

Denilmektedir.
2/4
5.Yargılama aşamasında keşif üzerine emekli trafik polis memuru bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda ve … Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda sanığa aracının hızını, aracın yük, teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığından bahisle asli kusur atfedilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

1.Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne sebep olan sanık hakkında, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşıldığından ceza miktarında hukuka aykırı bir durum yer almadığı anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, mahkemenin bu hususları dikkate alarak takdir hakkını kullandığı gözetildiğinde bu hususta bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen bu temyiz sebebi reddedilmiştir.

4.Sanığın, kazadan yaklaşık 50 dakika sonra … Park Hastanesinde, saat 03.21’de yapılan ölçümde 44,5 mmol/L alkollü olduğu tespit edildiği ve bu birimin promil cinsinden değerinin 0.0374 sayısıyla çarpılmasıyla elde edileceğinin (0.0374×44,5 mmol/L=1,66 promil) bildirilmesine karşın mahkemece rapordaki ölçümün promil değeri üzerinden yapıldığı yanılgısına düşülerek sanığın kaza sırasında 100 promil altında alkollü olduğu kabul edilmiştir.

Ancak Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun yerleşmiş raporlarında 1,00 ve üzerindeki promil olarak saptanan alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettirdiğini ve vücuttaki alkol oranının her saat ortalama 15 promil düştüğünün belirtildiği gözetildiğinde, ölçüm ile kaza vakti arasındaki zaman aralığı da hesap edildiğinde yaklaşık 1,80 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, kaza anında 1,00 promilin üstünde alkollü şekilde … kullanarak kazaya sebebiyet verebileceğini objektif olarak öngördüğü halde … kullanmadaki becerisine güvenerek, neticenin meydana gelmeyeceğine inanmak suretiyle dikkat ve 3/4
özen yükümlülüğüne aykırı eylem gerçekleştirdiği anlaşıldığından dairemiz yerleşik içtihatlarına göre cezasında 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bilinçli taksir hükümlerine göre artırım yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 4 numaralı paragrafta açıklanan nedenle … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/394 Esas, 2016/52 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.