Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4734 E. 2023/947 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4734
KARAR NO : 2023/947
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği (5271 sayılı Kanun) temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 gün ve 2015/41 E. 2015/802 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2020 tarihli ve 2016/74596 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği;
1.Kusur tespitine, ölenin kusurlu olduğuna, olay yerinin yaya geçidinde değil 5 metre ilerisinde
olduğuna,

2. Sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin bozmayı
gerektirdiğine,

3. Şoför olarak geçimini sağlayan sanığın ehliyetinin geri alınmasına karar verilmesinin çalışma
hakkını ihlal ettiğine,

4. Tayin edilen cezaya, asgari hadden uzaklaşılarak ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Olay günü saat 10:15 sıralarında, sanık sürücü …’ın sevk ve idaresindeki 07.D.9324 plaka sayılı otomobil ile Yeşilırmak Caddesi üzerinde … Kavşağı istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, istikametine göre yolun sağından soluna doğru karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya …’a çarpması sonucu ölümüne neden olduğu anlaşılmaktadır.

2. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, … Cumhuriyet Başsavcılığının 01.01.2015 tarihli ölü muayene tutanağının sonuç kısmında; “…Kişinin ölümünün oluşa uygun trafik kazası ile Husulü mümkün künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve gelişen kopmlikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, ölümünde etkisi veya katkısı olduğunu düşündürücek başka bir harici etkenin varlığını şüphe gerektirir bir bilgi yada bulguya rastlanmadı…” şeklinde belirtildiği; ayrıca Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Şube Müdürlüğüne ait 12.11.2015 tarihli raporda; “……’un ölümünde 15.12.2014 tarihinde meydene geldiği bildirilen trafik kazası ile oluşan Künt Kafa Travmasına bağlı Beyin Zarları Kanaması (Subdural hematom) ve Beyin Kortüzyonu dışında kendisinde mevcut bir hastalığının etkisinin bulunmadığı, Kişinin ölümünün geçirdiği trafik kazası sonucu, ayrıntısı yukarıda kayıtlı yaralanma nedeniyle meydana gelmiş olduğu…” görüşünün bildirildiği görülmüştür.

3. Kaza tespit tutanağında; olay yerinin meskun mahalde, bölünmüş, üç şeritli, platform genişliği 11 metre olan düz ve eğimsiz cadde üzeri yatay ve düşey işaretlemeler ile belirlenmiş yaya geçidi üzeri olduğu, zeminin kuru ve asfalt kaplama, havanın açık, azami hız sınırının 70 km/s olduğu, çarpma noktasının yaya geçidi üzerinde ve yolun sağına 7 metre mesafede olduğu, çarpmanın aracın sağ ön yan kesimi ile olduğu tespitleri yapılarak kazanın oluşumunda, yaya geçidini kullanan yayaya ilk geçiş hakkını vermediğinden sürücü …’ın asli kusurlu olduğu, yaya …’un kusursuz olduğu belirtilmiştir.

4. Yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 05.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü …’ın hususi otomobili ile meskun mahal havanın açık zeminin kuru ve görüşe tamamen açık görülebilir düz yol üzerinde seyir halinde iken, trafik işareti ile belirlenmiş yaya geçidine geldiğinde aracın hızını hız limitlerinin altına indirdikten sonra yayaların geçmesi gereken yer olan yaya geçidinden geçmekte olan yayaya ilk geçiş hakkını vererek kazanın oluşumunu önlemeye yönelik gerek önlem ve özeni göstermesi gerekirken, bu trafik kurallarına riayet etmeyerek kazanın oluşumunu önlemeye yönelik gereken önem ve özeni göstermeyerek dikkatsiz tedbirsiz bir şekilde … kullanarak kazanın oluşumun sebebiyet verdiğinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 74 üncü maddesinde yer alan sürücü asli kusurlardan (Görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulumayan ancak başka bir trafik işareti ile belirlenmiş yaya veya ışıklı trafik i,şaretleri bulunmayan ancak başka bir trafik işareti ile belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken araçlarının yavaşlatmamak ve bu geçitlerden geçen veya geçmek üzere bulunan kişilere ve öğrencilere ilk geçiş hakkını vermemek) ve 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan (Trafik güvenliği ile ilgili olan diğer kurallar yasak zorunluluk veya hükümlülüklere uymamak) kural hatasını işlediğinden kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, yaya …’un taşıt yolundan karşıdan karşıya geçmek isteyen yayalar trafik işaret ile belirlenmiş yaya geçidinden güvenlikleri açısından yaya kaldırımından inmeden yaklaşan aracı göz önüne alarak uygun zamanda geçmesi gerekirken, bu trafik kurallarına riayet etmeyerek emniyetle duramayacak kadar aracı dikkate almadan hızlı adımlarla yaya geçidine girerek geçtiği sırada, solundan gelen aracın sağ ön yan kısmına çarparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinden 2918 sayılı Kanunu’nun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının b bendinde yer alan (Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmemek) kusurunu ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu belirtilmiş olup, İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyet raporunda da; sanığın sürücü …’ın Asli kusurlu olduğu, yaya …’un Tali kusurlu olduğu görüşünün bildirildiği ve bu raporların Mahkemece hükme esas alındığı anlaşılmıştır.

5. Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 12.05.2015 tarihli rapora göre; sürücü …, sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş, yaya geçidine yaklaşırken yayalara ilk geçiş hakkını bırakabileceği şekilde hızını azaltıp müteyakkız seyretmemiş, yaya geçidi bulunan mahalde ilk geçiş hakkına haiz olarak yolun karşısına geçmekte olup yolun büyük bölümünü kat eden yayaya, bu şekilde seyri nedeniyle çarpmasıyla meydana gelen olaydaki oluş şartlarında dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara riayetsizliği ile Asli kusurlu, yaya …, ilk geçiş hakkının kendisinde olduğu yaya geçidinden karşıdan karsıya geçişi sırasında yolun büyük bölümünü geçmiş olmakla, sol tarafından gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda kusursuz olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir.

6. Kaza yeri krokileri, olay mahalli fotoğrafları, sanığın alkollü olmadığına dair rapor ile olayın tanıkları Ş.T., M.E.’nin anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır.

7. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul ettiği ve savunmasında özetle; “… Ben kaza tarihinde kullandığım 07 D 9324 plakalı otomobille … Nefroloji Diyaliz Merkezi önünde trafikte seyir halinde iken ölen … yaya geçidinin yaklaşık 3 metre ilerisinde hastane tarafından yolun karşı tarafına doğru yaya olarak servis araçlarının arasından birden çıkarken kendisini fark edemedim, aracımın sağ yan tarafıyla kendisine çarptım. Şahıs yere düştü, iki üç kez ambulansı aradım, geen ambulans ile hastaneye kaldırıldı, akabinde de aileme haber verdim. onlarda hastanede ölen şahısla ilgilendiler. Şahıs vefat ettikten sonra cenazenin nakli için gerekli olan … temini dahil tüm yardımları yaptık. Bunun dışında karşıladığımız maddi tazminat yoktur…” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

8. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettiği ve Mahkemece 10.03.2015 tarihinde katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

9. Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 10:15 sıralarında, sanık sürücü …’ın sevk ve idaresindeki .plaka sayılı otomobil ile . Caddesi üzerinde … Kavşağı istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, istikametine göre yolun sağından soluna doğru karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya …’a çarpması sonucu ölümüne neden olduğu, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarına göre kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olaya ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Olay günü saat 10:15 sıralarında, sanık sürücü …’ın sevk ve idaresindeki .plaka sayılı otomobil ile Yeşilırmak Caddesi üzerinde … Kavşağı istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, istikametine göre yolun sağından soluna doğru karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya …’a çarpması sonucu ölümüne neden olduğu, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarına göre, sanığın olay mahalline geldiğinde hızını azaltıp müteyakkız seyretmeyerek ilk geçiş hakkına haiz olarak yolun karşısına geçmekte olup yolun büyük bölümünü kat eden yayaya çarptığı kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olaya ilişkin bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde kusur tespiti konusunda hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin kusur tespitine, ölenin kusurlu olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında, … ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin tayin edilen cezaya, asgari hadden uzaklaşılarak ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlendiği, aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, … ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mesleği şoförlük olan sanığın sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, sanık müdafinin bu konudaki temyiz sebebi yerinde görülmüştür.

B. Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin, 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de, bu hususun infazda aşamasında değerlendirilebileceği dikkate alınarak bozma nedeni yapılmamıştır.

C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği tüm dava dosyası kapsamı, sanık ve tanık anlatımları, Olay ve Olgular başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen bilirkişi raporlarından anlaşıldığından, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 gün ve 2015/41 E. 2015/802 K. sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (A-3) numaralı bent dışında, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-3) numaralı bentte açıklanan nedenle, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 gün ve 2015/41 E. 2015/802 K sayılı kararına yönelik, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.