YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4769
KARAR NO : 2023/698
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/134 Esas, 2015/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2020 tarihli ve 2016/4491 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1-Sanığın kazada kusuru bulunmadığına,
2-Keşif yapılmadan dosyanın bilirkişiye tevdii edildiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
Yerel Mahkemenin kabulü;
1. Olay günü saat 08.45 sıralarında sürücü belgesiz sanığın sevk ve idaresindeki traktör ile meskun mahal dışında, iki yönlü, 4,5 metre genişliğinde, virajlı, tehlikeli eğimli, asfalt kaplama köy yolunda traktörün çamurluğu üzerinde yolcu olarak bulunan … ve … ile seyir halindeyken yol üzerinde bulunan çukurlara girdiği esnada sağ çamurluk üzerindeki …’ın dengesini kaybederek direksiyon üzerine düştüğü, sanığın hakimiyeti kaybederek istikametine göre soldan yoldan çıkarak uçuruma düştüğü, kaza nedeniyle traktörün çamurluğu üzerinde yolcu olarak bulunan … ve …’ın öldüğü olayda, mahkemece sanığın asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilmiş, sürücü belgesiz … kullanmasının tek başına bilinçli taksirli eylem kabul edilmeyeceği değerlendirilmiş, kazadan sonra sanığın olay yerinden kaçması, asli kusuru oluşu göz önünde bulundurularak hakkında verilen hapis cezası asli para cezasına çevrilmemiştir.
2. Sanık savunmasında ”… Yaklaşık 5 yıldır bu traktörü ben kullanıyorum. Köy yerinde ihtiyaç olmaz diye ehliyet almamıştım. Köy arasında traktörü kullanırım… Olay günü sabah ben …’ı almak için traktörle yola çıktım. … yolda traktöre bindi ve sağ tekerlek üzerinde ki çamurluğa oturdu. Daha sonra yola çıkmıştık ki arkadan yine köyümüzde ikamet eden aynı zamanda öz yeğenim olan … bağırarak geldi ve ”bende yaylaya gidiyorum, beni de bırak, birlikte gidelim.” dedi ve … da sol tekerlek üzerinde ki çamurluğa oturduktan sonra birlikte yola çıktık. Kazanın olduğu İnolukbaşı Mevkiine geldiğimizde yolun engebeli olması nedeniyle … traktörün sekmesinden dolayı bulunduğu yerden direksiyonun üzerine doğru düştü. Bende bu nedenle direksiyon hakimiyetimi kaybettim daha sonra ne oldu hiç bilmiyorum. Kaza anını hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde kullanmış olduğum traktör ters dönmüş vaziyetteydi. Bende traktörün sol tarafında yere düşmüşüm. Kaza nedeniyle bayılmışım. Ne kadar süre baygın kaldığımı hatırlamıyorum. Kendime geldikten sonra ölen şahıslar … ve …’ın uçurumun biraz aşağısında yerde yatar vaziyette olduklarını gördüm. Şahıslara baktığımda öldüklerini anladım. Uçurumdan yukarı çıkarak yola geldim…” demiştir.
3. Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir.
4. Tanıklar kazaya ilişkin görgüye dayalı bilgileri olmadığını beyan etmişlerdir.
5. Kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-b ve Yönetmeliğin 129. maddesine aykırı davranan sanığın asli kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
6. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri fotograflarını içerir cd, sanığın sabıka kaydı ile ölü muayene tutanaklarının dosyaya eklendiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1. Sanığın kusuru bulunmadığı yönünden;
Soruşturma aşamasında tutulan kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişi raporu, ATK raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, buna göre meydana gelen kazada sanığın asli kusurlu olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Keşif yapılmadan dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği yönünden;
Olay tutanağı ile olay yeri fotograflarını içerir CD ve olay yeri fotograflarının dosyada mevcut olduğu, buna göre olay yerinin ayrıntılı olarak göründüğü anlaşılmakla, mahkemece keşif yapılmadan kusur durumunun tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesinde hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Diğer temyiz sebepleri yönünden;
Yolcu taşımaya uygun olmayan traktör çamurluğu üzerinde yolcu taşıyan sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleşiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/134 Esas, 2015/302 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak oybirliği ile BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.