YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4806
KARAR NO : 2023/1210
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05/02/2016 tarihli ve 2015/907 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 nci maddesinin birinci, üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28/09/2020 tarihli ve 2016/211074 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Süre tutum dilekçesi vermek suretiyle temyiz talebinde bulunan sanık müdafinin temyiz sebebi; usuru bulunmayan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Görüşü
28/08/2015 tarihinde şüpheli …’in sevk ve idaresindeki .plaka sayılı aracıyla seyir halinde olduğu esnada yaya olarak seyir halinde olan …’a çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle …’un yaralandığı, 05/09/2015 tarihinde de …’un tedavi görmekte olduğu Turgutlu Devlet Hastanesinde hayatını kaybettiği, belirtilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, kaza mahalline geldiğinde yolun üzerinde bir adam fark ettiğini, aralarında yaklaşık 10-15 metre olduğunu, yaşlı adamın birden önüne fırladığını, direksiyonu kırdığını ancak kurtaramadığını ve kaza öncesi hızının ortalama 80km olduğunu, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.
3.Ölen yaya …’un çocukları olan müştekiler … ve …, aşamalarda sanıktan şikayetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini beyan etmişler.
4.Kaza tespit tutanağında; kaza yerinin meskun mahal olduğu, azami hız limitinin 50km/saat olduğu, gün durumunun gündüz, havanın açık, zeminin kuru, olay mahalli yolun düz, eğimli (rampa) olduğu, yaya …’un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 68/1-b-3 maddesinde düzenlenen “ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde ve kavşaklarda karşıdan karşıya geçişlerde yaklaşan aracın uzaklık ve hızını göz önüne almak veya göz önüne aldığı halde uygun zamanda geçmemek” kuralını ihlal ettiğinden meydana gelen kazada kusurlu bulunduğu, sanık sürücünün ise kusursuz olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
5.Soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 08/12/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas dairesinin raporunda, yönetimindeki otomobil ile seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamayıp mahal şartlarının üzerinde bir hızda seyrettiği, sol tarafından kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen yayayı gördüğünde etkin fren tedbiri almadığı ve almış olduğu manevra tedbirinde yetersiz kaldığı görüldüğünden sanık sürücü …’in meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla tali kusurlu bulunduğu, yaya …’un ise bölünmüş yola girerek geçişe başlamadan önce trafik akışını yeterince kontrol altında tutması, geçiş istikametine göre sağ tarafından gelip yaklaşmakta olan otomobilin hız ve mesafesini yeterince gözetmesi, ilk geçiş hakkını mevzu bahis otomobile vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup kontrolsüz şekilde kaplamaya girdiği anlaşıldığından meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
6.Maktul …’un kesin ölüm sebebini belirleyen, Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Grup Başkanlığı … Morg İhtisas Dairesinin 06/10/2015 tarihli otopsi raporunun sonuç kısmında, kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı çok sayıda kot kırıkları ile birlikte pnömotoraks ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana geldiği, belirtilmiştir.
7. Sanık …’e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü, sanık sürücü … sevk ve idaresindeki otomobili ile meskun mahal içerisinde, azami hız limitinin 50km/saat olduğu, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, devlet karayolu üzerinde .ilçesi istikametine doğru seyri esnasında istikametine göre yolun solundan sağına doğru karşıya geçmeye çalışan kaplama üzerindeki yaya …’a orta şerit çizgisine yakın noktada sol şerit içerisinde aracının ön sağ aynası ile çarpması sonucu sanığın tali kusuru ile yaya …’un ölümüne sebebiyet verdiği olayda,
A.Hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mahkemece denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden geçirilmesine karar verilmesi esnasında uzman kişi görevlendirilip görevlendirilmeyeceğinin karar yerinde belirtilmemesi, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceği hususunun ihtaratı esnasında dayanak kanun maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin yedinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun 232/6.maddesine aykırı davranılması ve aynı Kanunun 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususunun ihtaratına hükümde yer verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
B.Sanık müdafiinin kusuru bulunmayan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular kısmında yer verilen, oluşa uygun bulunan ve soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 08/12/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas dairesinin raporu doğrultusunda tali kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 nci maddesinin birinci, üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün A numaralı maddesinde açıklanan nedenle . 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05/02/2016 tarihli ve 2015/907 Esas, 2016/108 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün hükmün (8) ve (9) numaralı maddelerinin hükümden çıkarılması ile yerlerine “Hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 51/6. maddesi uyarınca denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine karar verilmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51/7. maddesi uyarınca sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceği hususunun ihtaratına, 5237 sayılı Kanun’un 51/8. maddesi uyarınca denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususunun ihtaratına ”
ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.