YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4823
KARAR NO : 2023/1077
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25/12/2015 tarihli ve 2014/653 Esas, 2015/766 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18/09/2020 tarihli ve 2016/85153 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurunun bulunmadığına, olayda bilinçli taksir koşularının bulunmadığına ve fazla ceza uygulandığına ilişkindir.
B. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; olayda bilinçli taksir koşulları bulunmamasına rağmen sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 85/1. maddesi uyarınca tayin edilen temel ceza üzerinden aynı Kanunun 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki. plaka sayılı aracıyla ilimiz . ilçesi .kavşağında seyir halinde iken yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan …’ya çarptığı, bu çarpmanın neticesinde …’nın ağır şekilde yaralanmasına neden olduğu, …’nın ambulansla yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı ancak …’nın hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdiği, otopsi tutanağı, yapılan keşif, aldırılan bilirkişi raporu, tarafların savunma ve beyanları ile tüm dosya kül halinde değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunu bilinçli taksirle işlediği kanaatine varıldığı, belirtilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, kavşak öncesinde kırmızı ışıkta durduğunu yeşil ışığın yanması ile kalkışa geçerek kavşaktan sağa doğru dönüşü esnasında bir ses duyduğunu, araçtan indiğinde yayayı yerde gördüğünü, yayanın park halindeki araçların arasından aniden yola çıktığını tahmin ettiğini çarpana kadar yayayı görmediğini, kusurunun bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
3.Katılan, şikayetçi olduğunu ile katılma talebinde bulunduğunu beyan etmiş olup hakkında katılma kararı verilmiştir.
4.Kaza tespit tutanağında, kaza mahallinin meskun mahal içerisimde, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama cadde olduğu, kaza mahallinde yaya geçidinin bulunduğu, sanık sürücü …’ın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 105/a-5 maddesinde düzenlenen “sürücüler sağa dönüşlerde varsa kurallara uygun olarak karşıya geçen yayalara ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar” kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.
5.Kovuşturma aşamasında, yapılan keşif üzerine düzenlenen 05/03/2015 tarihli bilirkişi raporunda ve dosyanın tevdii üzerine düzenlenen Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin 14/10/2015 tarihli raporunda, sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri esnasında seyir hızıyla kavşağa girmesiyle, seyrine göre sağ taraftan yola giren ve yaya geçidi üzerinden karşıya geçmekte olan yayaya ilk geçiş hakkını vermeyip önlemsizce çarpması sonucu meydana gelen kazada dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketi nedeniyle sanık sürücünün asli kusurlu bulunduğu, yaya … için ise olay mahalli kavşak girişinde bulunan yaya geçidi üzerinden yolun karşısına geçişi esnasında gelen ve kendine ilk geçiş hakkını bırakmayan, sürücü Malik .’ın kullandığı aracın sadmesine maruz kaldığı kazada hatalı tutum ve davranışı olmadığından atfı kabil kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
7.Görgü tanıkları .ve ., olay anına ilişkin olarak sanığın kullandığı aracın hızlı olmadığını, kavşaktan sağa dönüşü sonrasında yaya geçidinden geçişini tamamlamak üzere olan yaya …’ya çarptığını beyan etmişlerdir.
8.Maktul …’nın kesin ölüm sebebini belirleyen, … Cumhuriyet Başsavcılığının 11/11/2014 tarihli Ölü Muayene tutanağında “ölümün trafik kazasına bağlı künt kafa travması sonucu oluşmuş subdural ve subaraknoit kanama sebebi ile” meydana gelmiş olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
9.Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü, sanık sürücü … sevk ve idaresindeki otomobili ile meskun mahal içerisinde, azami hız limitinin 50km/saat olduğu, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama, cadde üzerinde . Bulvarı istikametinden . Caddesi istikametine kavşaktan sağa doğru seyri esnasında istikametine göre yolun sağından soluna doğru yaya geçidi üzerinden karşıya geçmekte olan yaya …’ya aracının sağ ön kısmı ile çarpması sonucu sanığın asli ve tam kusuru ile yaya …’nın ölümüne sebebiyet verdiği olayda,
A.5237 sayılı Kanun’un 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık müdafiinin, Sanığın Kusurunun Bulunmadığına, Olayda Bilinçli Taksir Koşularının Bulunmadığına ve Fazla Ceza uygulandığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre sanığın hız sınırının iki katını aşacak şekilde seyrettiğinin anlaşılması halinde 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması mümkün olup, olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporlarında teknik anlamda hız tespitinin bulunmadığı ve kovuşturma aşamasında dinlenen görgü tanıklarının sanığın sevk ve idaresindeki aracın süratli olmadığına ilişkin beyanları dikkate alındığında, koşulları oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
C.Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri; Olayda Bilinçli Taksir Koşulları Bulunmamasına Rağmen Sanık Hakkından, Taksirle Öldürme Suçundan 5237 sayılı Kanun’un 85/1. maddesi Uyarınca Tayin Edilen Temel Ceza Üzerinden Aynı Kanunun 22/3. maddesi Uyarınca Arttırım Yapılmak Suretiyle Sanık Hakkında Fazla Ceza Tayininin Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre sanığın hız sınırının iki katını aşacak şekilde seyrettiğinin anlaşılması halinde 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlı bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması mümkün olup, olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporlarında teknik anlamda hız tespitinin bulunmadığı ve kovuşturma aşamasında dinlenen görgü tanıklarının sanığın sevk ve idaresindeki aracın süratli olmadığına ilişkin beyanları dikkate alındığında, koşulları oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A), (B) ve (C) numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25/12/2015 tarihli ve 2014/653 Esas, 2015/766 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.