Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4835 E. 2023/911 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4835
KARAR NO : 2023/911
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/701 Esas, 2016/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddenin dördüncü fıkrası, 52 nci maddenin dördüncü fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca 18.200, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.09.2020 havale tarihli ve 2016/94474 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın atılı suçu işlediğine dair soyut iddia ve beyanlar dışında yeterli, kesin, inandırıcı her türlü şüpheden uzak somut delil elde edilemediğine, sanığın suçlu olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen saptanacak hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Sanığın yönetimindeki motor ile seyir halinde iken üçüncü bir kişinin aracına çarparak asli kusurlu hareketi ile motorunun arkasında yolcu olan arkadaşının ölümüne neden olduğu kabul edilmiştir.

2…. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 03.08.2014 tarihli ölü muayene tutanağında, …’un, trafik kazası sonucu meydana gelen genel beden travması sonucu oluşan etraf kemik kırıklarıyla birlikte kafatası kırığı, beyin doku harabiyeti ve beyin kanaması sonucu öldüğü tespit edilmiştir.

3.Kaza tespit tutanağında, meskun mahalde, gece vakti, aydınlatma mevcut, sanığın sevk ve idaresindeki motosiklet ile iki yönlü caddede seyir halindeyken aşırı hız ve şerit ihlali yapması sonucu karşı yönden gelen sürücü …’nın idaresindeki otomobile sol ön çamurluk istikametinden çarparak devrilmesi şeklinde meydana gelen olayda, sürücü …’in şeride tecavüz etme ve araçların hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak kurallarını ihlal ettiği belirlenmiştir.

4.Trafik bilirkişi tarafından düzenlenen 01.09.2014 tarihli raporda, sanık …’in tam ve asli kusurlu, otomobil sürücüsü …’nın kusursuz olduğu belirlenmiştir.

5…. Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22.10.2014 tarihli raporda kusur dağılımı,

“A) Şüpheli sürücü … idaresindeki motosiklet ile meskun mahaldeki yolda gece vakti seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermediği, olay mahalline geldiğinde seyrini kendi seyir şeridi içinde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği, karşı yön şeridine girmek suretiyle şerit ihlali yaptığı esnada da karşı yönden gelmekte olan kamyonete çarptığı,ayrıca motosikletinde bulunan yolcuya kask taktırmadığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurludur.

B) Şüpheli sürücü … idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki yolda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, karşı yönden şerit ihlali yapmak suretiyle gelen motosikletin çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.

C)Maktul Yolcu … motosiklet ile yolculuğu esnasında kendi can güvenliği açısından kask takması gerektiği hususuna riayet etmediği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile alt düzeyde tali derecede kusurludur. ” şeklinde belirtilmiştir.

6.Ölenin anne ve babası olan … ile … sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkeme kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

A.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın sevk ve idaresindeki motosiklet ile gece vakti aydınlatmanın bulunduğu meskun mahalde iki yönlü caddede seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, karşı yönden gelen trafiğin kullandığı yol bölümüne girerek motosikletinin ön kısmı ile karşı istikametten gelen otomobilin sol ön çamurluk kısımlarına çarpması sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan …’un ölümüne asli kusurlu olarak neden olduğu olayda, kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişi raporu, … Trafik İhtisas Dairesi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın suçu işlediğine dair somut delil elde edilemediğine, sanığın suçlu olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/701 Esas, 2016/46 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı hareket edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde “B” bendinde açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2014/701 Esas, 2016/46 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının “5” nolu bendi çıkarılarak yerine ”Sanığa verilen uzun süreli hapis cezasının takdiren TCK’nın 50/4. maddesi yollamasıyla 50/1-a.maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL hesabıyla 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.