YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4863
KARAR NO : 2023/1179
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2014/422 Esas, 2016/ 55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaleti ile birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.09.2020 tarihli ve 2016/95830 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Sanığın kusuru bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre
Yerel Mahkemenin kabulü;
1. Olay günü saat 20:00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobille meskun mahalde, dört şeritli, bölünmüş, aydınlatmalı, azami hız limiti 30 km/sa olan yolda en sol şeritte seyir halindeyken istikametine göre yaya geçidinin 27 metre gerisinden yolun sağından soluna geçmeye çalışan yaya …’a aracının sağ ön köşe ve ön … kısmı ile çarptığı, kaza nedeniyle yayanın öldüğü olayda, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek buna göre uygulama yapılmıştır.
2. Katılan sanıktan şikayetçi olduğunu, zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık savunmasında; ”Ben öncelikle emniyetteki ve sorgudaki savunmalarımı aynen tekrar ediyorum, trafik yoğundu hızım 40 km kadardı fazla hızlı gitmem de trafik akışı itibarı ile mümkün değildi, benim olayda kusurum yoktur, maktul aracın sağ tarafına kendini koruyamamış, ben … vurduktan sonra kendisini fark edebildim ve hemen durdum hemen 112 yi aradım suçsuzum beraatimi isterim olmadığı takdirde CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına rıza gösteriyorum” demiştir.
4. Kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunda sanığın 2918 sayılı Yasanın 52/1-a maddesinde belirtildiği şekilde kavşaklara yaklaşırken aracın hızını azaltmama kuralı ihlal ettiğinden kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılarak, katılanın zararının tazmin edilmemiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.06.2021 tarihli 2018/185 Esas, 2021/279 Karar sayılı ilamında ayrıntısı açıklandığı üzere, sosyal ve ekonomik durumunu tespit ettiği sanığı bizzat gözlemleyen Yerel Mahkemece takdir hakkının hapis cezasının ertelemesi yerine adli para cezasına çevrilmesi yönünde kullanılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2014/422 Esas, 2016/ 55 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.