Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4864 E. 2023/1026 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4864
KARAR NO : 2023/1026
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Katılan …’in incelemeye konu dosya kapsamında katılan sanık sıfatına sahip olduğu ve hakkında taksirle öldürme suçundan beraat kararı verildiği, verilen beraat hükmüne yönelen temyiz itirazı olmadığı ve vekilinin de hükmü katılan vekili sıfatıyla temyiz ettiği anlaşılmıştır.

Sanık … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/283 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2020 tarihli ve 2016/87713 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
Sanık … hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve diğer temyiz nedenlerine ilişkindir.

B. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Sonuç cezanın hapis cezası olması gerektiğine,

2. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna,

3. Vekalet ücreti hükmedilmediğine,

4. Eksik ceza tayin edildiğine,

5. Diğer temyiz sebeplerine,

ilişkindir.

C. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

2. Eksik ceza tayin edildiğine,

3. Diğer temyiz sebeplerine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde; “… Olay tarihi olan 22/05/2015 günü saat 08.18 sıralarında katılan sanık … Bedirin kullandığı 07 GAT 47 plakalı motosikletin arkasında yolcu olarak maktul … bulunduğu ve Sütçüler Mahallesi Günüş Caddesi ile Hastane Caddesinin kesiştiği kavşakta bulundukları sırada sanık …’un kullandığı 07 GE 448 plaka sayılı özel otonun motosiklete çarpması sonucunda katılan sanık …’in Basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vucudun da kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı ve yine bu kazada yaralanan maktül …’in 26/05/2015 günü hastanede tedavi gördüğü hastanede trafik kazasına bağlı olarak vefat ettiği, 26/05/2015 tarihli Ölü Muayene Tutanağında” sonuç olarak; ölü muayene bulguları ve tıbbi evrakı birlikte değerlendirildiğinde kişinin trafik kazası ile oluşabilir nitelikte kafatası ve kaide kırıkları ile birlikte beyin ve beyin zarları kanaması ile buna bağlı komplikasyonları sonucu öldüğü , kesin ölüm sebebi belli olduğundan ceset üzerinden klasik otopsi yapılmasına gerek olmadığının” belirtildiği,olayın oluş şekline ve ilmi verilere uygun olduğu değerlendirilen ve bu nedenle hükme esas alınan … Adli Tıp Grup Başkanlığının 25/08/2015 tarih ve 55753286 – 101.02- 2015/11236/4662 sayılı raporunda” kazanın oluşumunda sanık …’un olayda asli ve tam derecede kusurlu, sanık …’in isekusursuz olduğunun “tespit edildiğinin belirtildiği, böylece sanık …’un, taksirle bir kişinin ölümüne, bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği, olayın oluş şekline göre taksirli eylemde bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı sabit görülmekle; Katılan sanık …’in, taksirle eylemde kusurlu olmadığı sabit görülmekle, yüklenen suçtan CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine, karar verilmiş, Sanık …’un, taksirle bir kişinin ölümüne, bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği sabit görülmekle; eylemine uyan TCK’nın 85/2, 62/1. maddesi, TCK’nın 53/4. maddesi atfı ile TCK’nın 53/1-a ve TCK’nın 52/2. maddeleri, TCK’nın 52/4. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, TCK’nın 53/6. maddesi uyarınca sanığın sürücü belgesinin takdiren 6 ay süre ile geri alınmasına, sanığın nezarette geçirdiği günlerin TCK’nın 63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…” denilmiştir.

2. Sanık … alınan savunmasında “Olay günü sabah saat 08.30 sıralarında eşim ile birlikte hastane caddesinden Andeva Meydan Hastanesine gidiyorduk. Kavşağa geldiğimizde hız tümseğini görünce yavaşladım. Durdum. Üzerinden geçtim. Bu sırada eşim motorsiklet diye bağırınca durdum. Bir motorsikletin aracımızın sağ ön tarafından çarptığını gördüm motorsiklette iki şahıs vardı. Kaskları yoktu … yağmıyordu. Araçtan indim. Eşim acili aradı. Çarpma esnasında … isimli şahıs motorsikletten arabanın bir iki metre ön tarafına düştü. … beyde kan görmedim ancak diğer şahsın başında kan vardı. O an da hiçbir şey yapamadık. Öncelikle beraatimi mümkün olmadığı taktirde lehe olan yasa hükümlerinin uygulanması ile hakkımda CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına muvafakatım vardır…” şeklindedir.

3. Dosya kapsamında katılan sanık sıfatıyla beyanı alınan …’in, “Olay günü kendime ait motorsikletim ile arkamda arkadaşım … olmak üzere sabah saat 08.30 sıralarında ana yolda hale doğru gidiyorduk. Kavşağa geldik. Yavaşladım. Sanığı da arabası ile kavşakta yavaşladığını gördüm. Geçerken birden sanık … hız yapınca benim motorsikletim gelirken benim yolumda durdu yanında eşinin bağırışlarını da duydum ancak benim yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Yol hakkı benimdi. Kamera kayıtlarında da bu husus açıkça bellidir. Ben yaralandım. Kırıklar oluştu. İbrahim ise öldü. Hakkımda CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına muvafakatım vardır … Sanıktan şikayetçiyim. Zararım giderilmedi davaya katılmak istiyorum uzlaşmak istemiyorum … yoktu hava aydınlıktı bende kask vardı maktül İbrahimde yoktu” şekilde beyanda bulunmuştur.

4. Ölen …’in eşi katılan …’in aşamalarda sanık … hakkında şikayetçi olduğu ve katılma talebinde bulunduğu; katılan sanık … hakkında şikayetçi olmadığı görülmüştür.

5. …’in kesin ölüm sebebini belirleyen, 26.05.2015 tarihli Ölü Muayene Tutanağına göre; “…ölü muayene bulguları ve tıbbi evrakı birlikte değerlendirildiğinde kişinin trafik kazası ile oluşabilir nitelikte kafatası ve kaide kırıkları ile birlikte beyin ve beyin zarları kanaması ile buna bağlı komplikasyonları sonucu öldüğü…”, kazada yaralanan …’in ise … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Biriminin 17/06/2015 tarih ve 81266704/7915 sayılı raporuna göre hayati tehlike geçirecek ve 6 derece (ağır) kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

6. Kazanın hemen sonrasında düzenlenen 22.05.2015 tarihli Kaza Tespit Tutanağına göre sanık …’un idaresindeki otomobili ile seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde kontrolsüz şekilde kavşağı geçmek isterken, seyrine göre sağından kavşağa giriş önceliği bulunan katılan …’in idaresindeki motorsikletle çarpıştığı, sanığın kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak ve ilk geçiş hakkı olan araçlara geçiş hakkı vermemek kuralını ihlal ettiğinden asli, katılan …’in ise araçların hızlarını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiğinden tali oranda kusurlu olduğu belirtilmiştir.

7. Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin 25/08/2015 tarihli raporuna göre, sanığın idaresindeki … ile seyir halinde iken kavşaklara yaklaşırken hızını kavşak şartlarına göre ayarlaması, DUR işaret levhasını dikkate alarak durup yolu kontrol edip yolun boş olmasına müteakip seyrinde devam etmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmemesi yol yeteri kadar dikkatini vermemesi neticesinde meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile olayda asli ve tam derecede kusurlu olduğu, …’in ise idaresindeki … ile seyir halinde iken DUR işaret levhasını dikkate almadan yola giriş yapan sanık yönetimindeki … ile çarpışması neticesinde meydana gelen kazada kusursuz olduğu belirtilmiştir.

8. Tanık … E. beyanı dosya kapsamında bulunmaktadır.

9. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü sanık …’un idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, 7 metre genişliğinde, tek yönlü, bölünmüş, asfalt kaplama, 70 km/s hız limiti olan, kuru zeminli yolda, açık havada seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, kendisine hitap eden dur levhasını dikkate almaksızın kontrolsüz şekilde kavşağa girdiği sırada, seyrine göre sağındaki yoldan kavşağa giren katılan …’in motorsikleti ile çarpıştığı, kaza sebebiyle motorsiklet sürücüsü katılanın nitelikli şekilde yaralandığı, motorsiklette yolcu olarak bulunan …’in ise öldüğü olayda, mahkemece sanığın tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, katılan …’in kavşağa girerken gerekli özeni ve dikkati göstermeden hızlı olarak kavşağa girip, kural ihlalinde bulunan sanığın aracına çarpmak suretiyle tali kusurlu olduğu, sanığın ise meydana gelen kazada asli oranda kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümde tayin olunan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yerine, 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.

A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
1. Oluş, dosya kapsamı, olay ve olgular kısmında ayrıntılı olarak gösterilen deliller kapsamında sanığın meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu ancak kazanın tespit edilen seyrinde, Dairemizce kabul gören bilinçli taksir hallerinden herhangi birinin bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Sonuç Cezanın Hapis Cezası Olması Gerektiği Yönünden;
Dosya içeriğine göre sanığa atılı 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçunda aynı Kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince süreye bakılmaksızın paraya çevirme hükümlerinin uygulamasının mümkün olduğu, mahkemece takdiren tayin olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanmasının Hatalı Olduğu Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vekalet Ücreti Hükmedilmediği Yönünden;
Mahkeme tarafından kurulan 2 numaralı hükmün yedinci paragrafında kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine doğru şekilde vekalet ücretine hükmedildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Eksik Ceza Tayin Edildiği Yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Diğer Temyiz Nedenleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

C. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Olası Kast Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre sanığın, olursa olsun kastı ile hareket ettiğine, meydana gelen sonucu kabullendiğine dair somut bulgular olmadığı, eylemin olası kast olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Eksik Ceza Tayin Edildiği Yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Diğer Temyiz Nedenleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerleAntalya 2. Ağır Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/283 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararında O yer Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.