Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4902 E. 2023/1592 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4902
KARAR NO : 2023/1592
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarih, 2015/256 E.,2016/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.09.2020 tarihli hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Motosiklet sürücüsü ölenin tam kusurlu olduğuna, cezanın fazla olduğuna
ilişkindir.

B.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
Cezanın az olduğuna ve takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay tarihinde, sanık …’in sevk ve idaresindeki kamyon ile . istikametinden … istikametine doğru seyir halinde iken. mevkiine geldiğinde yolun sol tarafından . Köyü yoluna doğru dönüş yaptığı sırada, karşı istikametten gelen müteveffa sürücü …’ın kullandığı motosiklet ile çarpıştıkları, …’ın olay sonrası kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, motosiklette yolcu olarak bulunan katılan …’ın ise doktor raporuna göre, hayati tehlike geçirecek ve kırığa bağlı arızasının şahsın yaşam fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte, organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı, tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı suçu işlediği, tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanığın bu yönde cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Kaza Tespit Tutağında, kamyon sürücüsü sanığın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci bendindeki ” sola dönüş kurallarına riayet etmeme ” kuralını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.

3…. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporunda, ” kamyon sürücü …’in yolun sol tarafında bulunan tali yola girmeden önce, uygun mesafeden sola dönüş işareti verip, yolun gidişe ayrılmış olan kısmının soluna yaklaşarak,hızını azaltarak,karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini bekledikten sonra dönüşe geçmesi gerekirken, kamyona ait fren mesafesinden de anlaşılacağı üzere kaza mahalline geldiğinde durmayarak ve belirtilen hususlara riayet etmeden dönüşe geçtiği kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu; müteveffa sürücü …’ın ise sevk ve idaresindeki motosiklet ile kaza mahalline geldiği esnada karşı istikametten seyreden kamyonun seyrini dikkate alarak mahal şartlarına uygun hızda seyretmesi ve kavşağa kontrollü girmesi gerekirken tanık ifadesinden de anlaşılacağı üzere hızını kesmeden kavşağa girdiği kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile tali kusurludur. ” şeklindedir.

4. Sanık ifadelerinde özetle “… .-… karayolu üzerinde üçüncü viteste seyir ediyordum. Hızım da yaklaşık olarak 40-50 km kadardı. . mahallesi yol ayrımına geldiğimde sol sinyali verdim. Yol açıktı, sadece … istikametinden süratli bir motosiklet geliyordu. Motosiklette sağa dönüş sinyali vermişti. İkimizde aynı Kızlan köyü yoluna girecektik. Ben sola yanaşarak arkadan … da gelmediğini görerek Kızlan yoluna girmeye çalışırken motosiklet sağ sinyal vermesine rağmen sağa dönmeyip kamyonun tam önünden sertçe vurdu. Hafif şekilde tamponun altına girdi. Ben frene bastım ama kurtaramadım. Motosiklet sürücünde ve yolcusunda küçük kask vardı. Kaliteli kask değillerdi. Motosiklet fren yapmadı süratli idi…” şeklinde beyanda bulunmuştur.

5. Katılanın yaralanması ile ilgili olarak, . Üniversitesi, Adli Tıp Anabilim Dalı’nca düzenlenen raporda, yaşamını tehlikeye soktuğu, vücudunda saptanan kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarının ağır (6). derecede etkileyecek nitelikte olduğu, organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olduğu, yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığının ise altı ay sonra kontrol muayenesinin gerektiği…tespit edilmiştir.

6. Sanığın adli sicil kaydında sabıkasının olmadığı görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A)Tebliğname Yönünden;
TCK’nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, TCK’nın 50/4 üncü maddesi hükmü uyarınca taksirli suçlardan dolayı hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olduğu, dosya içeriğine göre, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK’nın 50. maddesi hükümlerinin “..Sanığın suçu işlemedeki şekil ve suret şartları ve özellikleri ile, sosyal ve ekonomik durumu ve yargılama sürecinde izlenen hali dikkate alınıp caydırıcı olması düşünülerek TCK’nın 50. maddenin uygulanmasına takdiren yer olmadığına..” şeklindeki gerekçede bir isabetsizlik görülmemekle tebliğnamede bu konu hakkında bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanık Müdafii ve Katılan Vekilinin Kusur Tespitine itirazları Yönünden;
Olay tarihinde, sanığın idaresindeki kamyon ile gündüz vakti, saat 18:45 sıralarında, meskun mahal dışında ve 7 metre genişliğindeki iki yönlü yolda seyir halinde iken, olay yeri Kızılan köyü kavşağına geldiğinde, sol taraftaki köy yoluna dönmek için sola sinyal verdiği sırada, karşı yönden gelen ölen … idaresindeki motosikletin, kamyonun ön tampon kısmına çarptığı, motosiklet sürücüsünün öldüğü, arkada yolcu olarak bulunan eşi …’ın ise yukarıda 5 numaralı bentte belirtildiği üzere nitelikli şekilde yaralanmasına, sanığın asli kusurlu olarak neden olduğu olayda; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporunun oluşa ve tüm dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, Mahkemenin kabulü ile ceza miktarı takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebebi reddedilmiştir.

Takdiri İndirim Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, katılan vekilinin temyiz sebebi reddedilmiştir.

Re’sen Gözetilecek Sebepler Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarih, 2015/256 E.,2016/7 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.