YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4908
KARAR NO : 2023/1593
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarih, 2014/830 E.,2016/530 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini bilinçli taksirle işlemiş olduğu sonucuna varılarak cezasından 1/3 artırım ile 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.09.2020 tarihli hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Adli Tıp Genel Kurulundan kusur raporu alınması gerektiğine, sanığın sağa yönelmesine başka bir aracın neden olduğuna, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanığın hızlı olmadığına, cezanın fazla olduğuna
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1 Sanığın sevk ve idaresinde bulunan Honda marka otomobili ile ön sağ koltukta tanık ( mağdur) …, arka koltukta ise ölen arkadaşı … olduğu halde, … il merkezindeki Honda kullanıcıları ile buluşmak üzere tanıklar …, ., . . ve .’nun kullandığı araçlarla .ı Petrol istasyonundan ard arda ayrılarak yola çıktıkları; yolda sanık ile tanıklar … ve .’ın araçlarının yarışa tutuştukları, iki aracın peşinden gelen sanığın tanık .’ın aracını geçip öndeki arkadaşı tanık.y’i geçmek için yolun sağından soluna ve tersine makaslar yaparak yaklaşık 200 km/s hızla ilerlediği sırada öndeki aracın yavaşlaması üzerine bu araca çarpmamak için sağa kırdığında direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağındaki Joil Petrol İstasyonunun 2 nolu yakıt pompasına çarpması sonucunda …’ın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasında bilirkişi raporularına göre asli kusurlu olarak üzerine atılı taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu işlediği sabit olmakla hakkında TCK’nın 85/1 maddesi uyarınca kusurunun yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak teşdiden hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilmiş, sanığın kaza öncesinde taşıt yolu üzerinde emniyetli şekilde ve güvenli şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken hız sınırlarını aşarak seyrini devam ettirmek suretiyle, neticenin meydana gelmesini öngörebilmesine rağmen kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılmakla verilen cezadan TCK 22/3 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında arttırıma gidilmiş, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle takdiren cezasından 5237 sayılı TCK’nın 62/1 maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
2.Sanık savunmasında özetle “… Biz araba severler olarak … ya gidecektik.. bunun üzerine . ve …’ı arabaya aldım. Diğer arkadaşlarımda bizi petrol ofisinde bekliyorlardı. Daha sonra bütün araba severler sıra halinde oto yola çıktı. 6 adet araba vardı. ön önde … en sol şeritten gidiyordu. Sağ şeritte ben ve benim önümde … gidiyordu. Halis ile arka arkaya gidiyorduk. Ondan sonrasını hatırlayamıyorum…” şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. Tanıklar ., .. ve …’ün kollukta verdikleri beyanlarında, saat 13:00 civarında hatırlı petrolden 6 araçla çıktıklarını, sanık …’un kullandığı honda … ile .’nin kullandığı honda … ve Halis’in kullandığı . siyah renkli aracın guruptan koparak, çok süratli şekilde makas atarak gittikleri, hızlarının 180-200 km/s arasında olduğu, yolda herkesin birbirini geçmeye çalıştığı, sanığın en öndeki . aracı, emniyet şeridini kullanarak sağladıktan sonra direksiyon hakimiyetini kaybederek, seyrine göre yolun sağındaki benzin istasyonundaki pompaya çarptığı şeklindedir.
4. Tanık … beyanında; sanık …’un arabasında olduğunu, olay günü .’un kullandığı … ile sağ şeritten gitmekte olduklarını, önlerinde bir … olduğunu, çaprazlarında da bir . marka bir … olduğunu, bu yan şeritteki . marka aracın birden önlerine kırdığını, önlerine kıran araca çarpmamak için petrol ofisine girdiklerini, ilk önce petrol ofisinin girişindeki tabela ve ışıklandırmaya çarptıklarını, sonra petrol ofisindeki pompaya vurduklarını, daha sonra araçlarının savrulduğunu, lokantanın önünde araçlarının durduğunu, araçtaki hızlarının 110-120 km olduğunu, araçta toplam üç kişi olduklarını, aracı kullanan .un ve kendisinin … takmış olduklarını, ancak arkadaşları .’ın … takmamış olduğunu, kendisinin basit şekilde yaralandığını ve şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
5.Ölenin mirasçıları tazminat hakları saklı kalmak üzere, sanıktan şikayetçi olmamışlar ve davaya katılmamışlardır.
6. Hükme esas alınan … Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporuna göre, sanık sürücünün, asli kusurlu, ölen yolcu Furkan’ın emniyet kemeri takmadığı olayda alt düzeyde tali kusurlu, tespit edilemeyen … sürücüsünün sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobilin önünde solunda seyretmekte iken sağa manevra yapması, sanık sürücünün sağa yönelmesine neden olduğu olayda tali etken, olduğu şeklinde görüş verilmiştir
IV. GEREKÇE
Olay tarihinde sanığın araba severler grubu olarak, … ilçesinden idaresindeki otomobil ile ön sağ koltukta …, arka koltukta ise ölen arkadaşı … olduğu halde, …, …, .,. ve .’ın kullandığı araçlarla birlikte toplam altı tane aracın, pazar günü gündüz vakti, …’ya doğru yola çıktıkları; hız limitinin 110 km/s olduğu meskun mahal dışında, 7 metre genişliğindeki tek yönlü yolda seyir halinde iken, yolda üç aracın, sanık ile tanıklar … ve .’ın araçlarının yarışa tutuştukları, iki aracın peşinden gelen sanığın, tanık .’ın aracını geçip öndeki arkadaşı tanık .’i geçmek için yolun sağından soluna ve tersine makaslar yaparak yaklaşık 200 km/s hızla ilerlediği sırada öndeki aracın yavaşlaması üzerine bu araca çarpmamak için sağa kırdığında direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağındaki . Petrol İstasyonunun 2 nolu yakıt pompasına çarpması sonucunda …’ın ölümüne, asli kusurlu olarak neden olduğu olayda; sanık hakkında, hız limitini üstünde ve yarış yapmak suretiyle olay neden olması nedeni ile bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve hükümde sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazları reddedilmiştir. Ancak;
Sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulması sırasında, kısa karar ve gerekçe li kararın, gerekçe kısmında asli kusurlu sanık hakkında “… sanığın kusurunun yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak teşdiden hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilmiş…” denilmiş ve devamında “Hüküm” kısmında ise sanık hakkında suçun işleniş şekli , sanığın kusurunun tali oluşu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak alt sınırdan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezadan bilinçli taksir nedeni ile arttırım yapılırken, 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına demek suretiyle hükümde karışıklık ve çelişki yaratılması; yine hükmün gerekçe kısmında sanığın üzerine atılı suçu, asli kusurlu olarak işlediği anlaşıldığından hakkında TCK’nın 53/6 maddesi uyarınca 3 yıl süreyla ehliyetinin geri alınmasına kararı verildiği, hüküm kısmında ise 2 yıl süre ile sürücü belgesinin alındığı görülmekle, hükümde çelişki yaratılmak suretiyle karışıklığa neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarih, 2014/830 E., 2016/530 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.