Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4996 E. 2023/3498 K. 28.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4996
KARAR NO : 2023/3498
KARAR TARİHİ : 28.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1148 E., 2015/1124 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli 2014/1148 Esas 2015/1124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.09.2020 tarihli ve 2016/105434 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteminin sanığın kusur durumuna ve kusur raporlarına itirazlarına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü 13.06.2014 günü gündüz vakti sanığın tarlasını sulamak için yolu karşıdan karşıya geçecek şekilde yolun ortasına daha önceden çekilen su borusunun kırılmaması için toprak ile tümsek oluşturduğu, suça sürüklenen çocuk …’ın sevk ve idaresindeki 31 KCH 63 plakalı traktör ile tümseğe hızlı girerek geçmesi sonucu traktörün sol çamurluk üzerinde oturan yolcunun düşmesi sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.

2. Kaza tespit tutanağında ve keşif üzerine mahkemece alınan bilirkişi raporunda; sanık hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 14 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca karayolu yapısı üzerine trafiği güçleştirecek, tehlikeye sokacak ve engel yaratacak şekilde bir şey atmak, dökmek, bırakmak hareketlerinde bulunarak kazanın oluşmasına zemin hazırladığından asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

3. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında tarla sulamak için çektiği borunun kırılmaması için toprak dolu çuvalları boru üzerine yerleştirdiğini beyanı ile traktör sürücü suça sürüklenen çocuk ve traktörde yolcu konumunda olan tanık beyanları ile tümseğe giren traktörün zıplayarak yolcunun düşerek ölümüne sebebiyet verdiğinin beyan edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli 2014/1148 Esas 2015/1124 Karar sayılı kararında asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, kaza tespit tutanağı ile trafik bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, mahkemenin kabulü ile kusur durumunun kesin bir şekilde tespit edildiği, gerekli delillerin toplandığı, oluşa ilişkin şüphe bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında asli kusurlu olması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemesi, karşı temyiz talebi bulunmadığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.

2. Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasında; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında tayin edilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek netice olarak 12.100 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, sanık hakkında hapis cezası adli paraya çevrildiği nazara alındığında ayrıca erteleme müessesinin uygulanmaması bozmayı gerektirmemiştir.

3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında, katılanın şikayetçi olması ve zararının tanzim edilmemiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli 2014/1148 Esas 2015/1124 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.