YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5137
KARAR NO : 2023/797
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/580 E., 2015/1081 K. sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin iki yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.09.2020 tarihli ve 2016/95084 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2. Kusur durumuna,
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna,
4. Cezanın alt sınırdan tayin edilmesi gerektiğine,
5. Sürücü belgesinin geri alınması süresinin fazla olduğuna,
ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
Katılan vekilinin temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … 6. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; “… 04.07.2014 günü saat 22:55 sıralarında sanık sürücü … sevk ve idaresindeki … plaka sayılı kamyonu ile Seyitgazi istikametinden … istikametine seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada aynı istikamette seyir halinde olan müteveffa sürücü … sevk ve idaresindeki … plaka sayılı traktöre arkadan çarpması neticesi ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. Dosya muhteviyatından olay mahallinde yolun; 7.2 m genişliğinde,2 yönlü, düz, zeminin asfalt, kuru, havanın açık, görüşün açık, vaktin gece, aydınlatmanın olmadığı, kaza noktasına 58.20 metre mesafede sollama yasağı levhasının olduğu anlaşılmıştır.Kaza tespit tutanağında olay mahallinin meskun mahal olduğu belirtilmiş ancak keşfe binaen tanzim edilen 16.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda olay mahallinin meskun mahal dışı olduğu anlaşılmıştır. Sanık sürücü … sevk ve idaresindeki kamyonu ile seyir halinde iken hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı,önünde aynı istikamette seyir halinde olan,stop lambaları yanan traktöre arkadan çarptığı,yola gereken dikkati vermediği kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu anlaşılmış, Müteveffa sürücü …’ın sevk ve idaresindeki traktör ile stop lambaları yanar şekilde seyir halinde iken arkadan çarpan kamyonun sebebiyet verdiği kazada bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla, taksirli eylemi münasebetiyle meydana gelen trafik kazasında …’ın vefatına sebep olan sanığın sabit görülen taksirle bir kişinin ölümüne sebep olmak suçundan hüküm fıkrasında belirtildiği şekilde cezalandırılması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır…” denilmiştir.
2. Sanık soruşturma aşamasında alınan beyanında, “…… Caddesi üzerinde yaklaşık 80 km hızla seyir halindeydim yol üzerinde emniyet şeridi yoktu ve tek taraflı geliş gidiş olarak düzenlenmiş ben … ile kendi şeridimde gittiğim esnada aniden karşımda traktörü gördüm ve benim aracın sağ köşesi traktörün sol köşesine vurdu…traktörün arka … lambası yanmadığı için fark edemedim traktörün stop lambaları yanıyordu fakat kısık bir şekilde yanıyordu…” şeklinde, yargılama aşamasında alınan beyanında ise “Olay tarihinde benim yönetimimdeki araçla seyir halinde iken … Gazi istikametinden … istikametine seyir halindeydim. Olayın meydana geldiği yerde bir aydınlatma yoktu Traktörün … lambası yanmıyordu. Traktör yarısı bankette yarısı şeridin üzerinde kalacak şekilde seyir ediyordu.Ben aracın ışığı traktöre vurup yansıyınca ben telaşlandım frene basacağıma gaza bastım.Olay esnasında yanımda yedek şoför … vardı. O da traktörü son anda farketti.Benim traktörün arkasına çarpmam neticesinde şahıs traktörden düşüp yaralandı. Oradan geçen kişiler ambulans çağırdılar ambulansla şahıs hastaneye götürüldü ben daha sonra şahsın ölmüş olduğunu öğrendim…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Ölen …’ın eşi katılan … ve çocukları olan katılanlar … ve …’ın aşamalarda şikayetçi oldukları ve katılma talebinde bulundukları görülmüştür.
4. 04.03.2014 tarihli Kaza Tespit Tutanağına göre sanığın idaresindeki kamyon ile seyri sırasında ön ilerisinde seyreden ölenin traktörüne çarptığı ve ölümüne sebebiyet verdiği olayda sanığın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84 üncü maddesinin (d) bendi gereğince arkadan çarpma kuralını ihlali ettiği, ölenin herhangi bir kural ihlali olmadığının belirtildiği görülmüştür.
5. Yargılama aşamasında keşif neticesinde düzenlenen 16.06.2015 tarihli Trafik Bilirkişi Raporuna göre sanığın arkadan çarpma kuralını, takip mesafesi kuralını ve hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurma kuralını ihlal ettiğinden asli, ölenin ise … lambası kullanmadığı değerlendirilmekle tali oranda kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
6. Kusur durumuna ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyaya eklenen Adli Tıp Kurumu … Trafik ihtisas Dairesinin 03.09.2015 tarihli raporunda, sanığın seyri sırasında hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, önünde aynı istikamette seyir halinde olan, stop lambaları yanan traktöre arkadan çarptığı, yola gereken dikkati vermediği kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile tam kusurlu olduğu, ölenin idaresindeki traktör ile stop lambaları yanar şekilde seyir halinde iken arkadan çarpan kamyonun sebebiyet verdiği kazada kusurunun bulunmadığı, her ne kadar keşfe binaen tanzim edilen 16.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda sanığın 1. derecede (asli) kusurlu, ölenin 2. derecede (tali) kusurlu olduğu belirtilse de traktörün stop lambalarının yandığı, yolun düz olduğu, görüşün açık olduğu hususları dikkate alındığında bilirkişi raporunda verilen kusur dağılımının isabetsiz olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
7. Ölenin kesin ölüm sebebini belirleyen, 09.07.2014 tarihli Ölü Muayene Tutanağına göre; “kişinin ölümünün geçirmiş olduğu trafik kazası sebebiyle genel beden travmasına bağlı iç organ yaralanması ve solunum yetmezliği sonucu meydana geldiği” belirtilmiştir.
8. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden
Oluş, dosya kapsamı, sanığın tevil yollu ikrarı, ölen hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında (4), (5) ve (6) numaralı paragraflarda açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Kusur Durumu Yönünden
Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen 04.03.2014 tarihli Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu Adli Tıp Kurumu … Trafik ihtisas Dairesi’nin 03.09.2015 tarihli bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerinin Uygulanmamasının Hatalı olduğu Yönünden
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden, “Katılanların olay nedeniyle doğan maddi zararları karşılanmadığından …” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Cezanın Alt Sınırdan Tayin Edilmesi Gerektiği Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, tam kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görülduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Sürücü Belgesinin Geri Alınması Süresinin Fazla Olduğu Yönünden
5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği hususu ve tedbirin belirtilen sınırlar içerisinde olmak kaydıyla süresinin belirlenmesinin hakimin takdirinde bulunduğu, tam kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanığın, taksirinin yoğunluğu ve neticenin ağırlığı göz önüne alındığında, sürücü belgesinin iki yıl geri alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Diğer Temyiz Sebepleri ile Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2014/580 E., 2015/1081 K. sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.