YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5448
KARAR NO : 2023/1587
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/234 Esas, 2015/1005 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.10.2020 tarihli, 2016/72008 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
“İddia, savunmalar, 13.03.2015 tarihli araştırma tutanağı, 20.02.2015 tarihli müze müdürlüğü görevlilerince hazırlanan rapor içeriği, tapu kaydı, olay yerine ilişkin müze müdürlüğü görevlileri tarafından çekilen fotoğraflar, mahkememizce yapılan keşif ve keşif sonucu fen ve arkeolog bilirkişilerinden alınan raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar sanıklar hakkında Döşemealtı, Yukarı … Mevkii, Evdirhan yakınında bulunan arazide … makinesi ile arazi düzenlemesi yapıldığı ve alanda antik yapı kalıntısının tahrip edildiği, bahse konu yerin 1. derecede arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı, söz konusu arazinin sanıkların sorumluluğunda ve uhdesinde bulunan bir yer olduğu, bu nedenle sanıkların üzerine atılı suçu işledikleri iddiasıyla 2863 sayılı Yasaya aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, suça konu taşınmazın … ili, Döşemealtı ilçesi, Düzlerçamı Mahallesi, 112 parsel sayılı taşınmaz olduğu, taşınmazın mülkiyetinin sanıkların ortak murisi olan … ‘e ait olduğu, söz konusu taşınmazın 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığının ve korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğunun tapuya şerh verildiği, 19.02.2014 müze müdürlüğünü arayan ve kimliğini bildirmeyen bir kişinin söz konusu taşınmaz üzerinde … makinesi ile arazi düzenlemesi yapıldığını ve antik yapı kalıntısının tahrip edilip mozaiklerin açığa çıktığını bildirmesi üzerine olayın ortaya çıktığı, söz konusu arazi üzerinden … makinesi ile toprak alındığının müze müdürlüğü görevlilerinin çektiği fotoğraflar ve mahkememizce yapılan keşif sırasında da tespit edildiği ancak söz konusu araziden ne amaçla toprak alındığının, alınan toprağın kim tarafından alındığının ve nereye götürüldüğünün tespit edilemediği, sanıkların savunmalarında söz konusu arazinin murislerinden kaldığını ancak aralarında herhangi bir taksim yapmadıklarını ve fiilen de kullanmadıklarını savundukları, sanıkların savunmalarının aksine söz konusu arazi üzerindeki kazı faaliyetini sanıkların yaptığına ve atılı suçu işlediklerine ilişkin savunmalarının aksine herhangi bir kanıt elde edilemediğinden ve sanıkların yüklenen suçu işlediklerine ilişkin hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığından, atılı suçtan sanıkların ayrı ayrı beraatine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanısına varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”
2. … Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 27.08.2012 tarih ve 851 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak yeniden belirlenmesine karar verilen taşınmazda olay günü … makinesi ile arazi düzlemesi yapılarak alandaki antik yapı kalıntısının tahrip edildiği ve mozaiklerin açığa çıkartıldığı ihbarının alınması üzerine … Müze Müdürlüğü görevlileri tarafından suça konu yere gidilerek yapılan incelemelerde, Eudokias Antik Kenti sınırlarında yer alan taşınmazda bulunan antik yapı kalıntılarının … makinesi ile tahrip edildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
3. Suça konu taşınmazın, muris … mirasçıları olan sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’in uhdesinde ve sorumluluğunda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine atılı suçun adı geçen sanıklar tarafından işlendiği iddiasıyla 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar hakkında dava açılmıştır.
4. Kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen 13.03.2015 tarihli araştırma tutanağında, 112 no’lu parselin hudutlarının belli olmadığı, arazinin çevrili durumda bulunmadığı, yaklaşık 100 metrekarelik bir alanda … makinesi ile tahminen tarla açmak amacıyla çalışma yapıldığı, derinlemesine yapılmış bir çalışma olmadığı, düzleştirme amacı güdüldüğü, parselde tarla olarak kullanımda olan yer yer tarım arazilerinin bulunduğu belirtilmiştir.
5. Sanıklar aşamalarda değişmeyen ve birbiriyle tutarlı savunmalarında, taşınmazın, ortak murisleri … ‘ten kendilerine miras yoluyla intikal ettiğini, … ‘in sağlığında arazinin ekildiğini ancak vefatından sonra ekim yapılmadığını, mirasçılar olarak aralarında paylaşım yapmadıkları gibi fiili kullanımlarının da bulunmadığını, … makinesi ile araziden kim ya da kimlerin toprak aldığını bilmediklerini, arazinin etrafında birçok yapılaşma olduğunu, çevre inşaatlardan toprak alınmış olabileceğini, atılı suçu işlemediklerini beyan etmişlerdir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, …, …, … ve … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
1. Dosya kapsamında mevcut tüm bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, sanıkların savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar …, …, …, …, … ve …’in yüklenen suçu işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle adı geçen sanıklar hakkında beraat hükmü tesis edilmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanık …’in, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 18.12.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar …, …, …, …, … ve … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/234 Esas, 2015/1005 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/234 Esas, 2015/1005 Karar sayılı hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.