YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5457
KARAR NO : 2023/4866
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/181 E. 2016/144 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli 2014/181 E. 2016/144 K. sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddenin dördüncü fıkrası, 50 nci maddenin (a) bendi, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.10.2020 havale tarihli ve 2016/229191 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
Sanığın olayda kusuru olmadığına, taksiri varsa da orantısız şekilde cezalandırıldığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
“Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, katılan ve tanık beyanları, otopsi ve bilirkişi raporu, tutanaklar ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü sanığın yönetimindeki … plakalı halk otobüsü ile Aksaray-Marmaray durağında durarak yolcu indirdiği, otobüste bulunan, ölen …’nun otobüsten indiği sırada otobüsün hareket etmesi nedeniyle eteğinin kapıya sıkıştığı ve yere düşerek otobüsün tekerinin altında kalarak yaralandığı, daha sonra tedavi gördüğü hastanede öldüğü, sanığın, inen yolcuların tehlike arz etmeden, aracın hareket alanı dışına çıkmasını beklemeden, gerekli emniyet kontrollerini yapmadan, aracın yan aynalarından, inen yolcuların araçtan tamamen uzaklaşmasını beklemeden, aniden, kontrolsüz şekilde aracın kapılarını kapatarak ölenin pardösüsünü otobüsün kapısına sıkıştırıp harekete geçtiği, ölen yolcunun yere düşerek sürüklenip teker altında kaldığı, sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, olayda asli derecede kusurlu olduğu, ölenin olayda kusurunun bulunmadığı, böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından, sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına karar vermek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. ” şeklindedir.
2…. olay günü alınan kolluk ifadesi; ” …otobüsten indim bu esnada üzerimde bulunan pardüsem otobüsün kapısına sıkışmış otobüs hareket ettiğinde ben yere düştüm pardüsem kapıda sıkışmış olduğundan ben otobüsün arkasından yaklaşık 10 metre sürüklendim bu esnada otobüsün arka tekerleği benim sol kolum ve sol ayağımın üzerinden geçti…” şeklindedir.
3.Sanığın savunması ” Ben İstanbul Otobüs A.Ş.’de şoför olarak çalışıyorum. Halk otobüsünde şoförlük yapıyorum. Olay günü Boğazköy-Yenikapı seferini yapan otobüste çalışıyordum. 14:30 sularında Aksaray Marmaray durağında durdum. Yolcular indiler. En son ölen yaşlı teyze araçtan indi. Orta kapıdan indi. Kameradan ben kendisine baktım. Onun da indiğini gördüm ve yolcuların araçtan inip uzaklaştığını görünce kapıları kapattım ve aracı hareket ettirdim. 2 metre kadar gittim. Islık sesini duyunca hemen durdum. Kadın aracın altına düştü dediler. Ben aracı hemen 1 metre ileri alıp araçtan indim. Kadın aracın arka tarafında yatıyordu. Hemen ilerideki trafik polislerine bağırıp ambülans çağırmalarını söyledim. Ölen kişinin eteğinin kapıya sıkışması söz konusu olamaz. Çünkü ben aynadan bakıp tamamen indiklerini gördükten sonra kapıları kapatıp hareket ettim. Atılı suçu kabul etmiyorum. Benim olayda hiçbir kusurum yok. 1993 yılından beri şoförlük yapıyorum. Bugüne kadar hiçbir kazam, hiçbir olayım olmamıştır, dedi. ” şeklindedir.
4.Ölen yakınları sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.
5.Tanık …’in beyanı “Olay günü ben suça konu olan otobüse Vatan durağından binmiştim. Ümraniye’ye gidiyordum. Aksaray Marmaray durağında oldu. Ölen bayan otobüsün en arkasında oturuyordu. Biraz kiloluydu. İnmek için kalktı. Arka taraf dolu olduğu için ben ön tarafa geçtim ve orta kapıdan indim. Aşağıya inen bayanlardan birisi şoföre “dur, bayanı aracın altına aldın” diye bağırıyordu. Baktığımda kadın yerdeydi. Otobüs tekeri kadının üzerindeydi. … durunca öylece kalmış, kadının başı kanıyordu. Başında bir kadında ona yardım etmeye çalışıyordu. Hemen ambulans çağrıldı. Ben kadının nasıl düşüp tekerin altında kaldığını görmedim dedi. ” şeklindedir.
6.Tanık …’ın beyanı “Olay günü bende belediye otobüsündeydim. Arkadaşım ile birlikte orta kapıdan indik. Otobüs çok kalabalık değildi. İndikten sonra Marmaray’a doğru yürürken bağrışmalar duyduk, çığlık sesleri duyduk. Dönüp baktığımızda bayan yerde yatıyordu. Elleri ve kolları tekerin altındaydı. Kaza anını görmedim. Nasıl oldu bilmiyorum dedi. ” şeklindedir.
7.Tanık….’nın beyanı “Ben otobüsten inmiştim. Gidiyordum. Çığlık seslerini duyunca dönüp baktım. Yerde bir kadın yatıyordu. Kanlar içindeydi. Otobüsün tekeri üzerindeydi. Öylece kalmış. Otobüs şoförü inip baktı ve tekrar araca binip hareket ettirdi dedi.
Soruldu : Ölen bayanın belediye otobüsüne bindiğini ben görmüştüm. Yaşlı, biraz tombul bir bayandı. Arka tarafa oturmuştu. Ben inerken görmedim. Ben arka kapıdan indim. Acelem olduğu içim ve ayakta olduğum için dururken hemen inmiştim. Olay nasıl oldu bilmiyorum, görmedim dedi. ” şeklindedir.
8.Tanık …’nun beyanı “Olay günü Yenikapı’da belediye otobüsünden indim. Uzaklaşıyordum. Bir kadının bağırdığını duydum, döndüğümde yerde bir kadının yattığını, etrafında kişiler olduğunu gördüm. İşim acele olduğu için gidip bakmadım. Yoluma devam ettim. Ölüm olayı hakkında bilgim yoktur dedi. ” şeklindedir.
9.Tanık …’in beyanı “Olay günü ben belediye otobüsüne bindim. Yenikapı durağında indim. Ben orta kapıdan inmiştim. Ölen yaşlı teyze de benim indiğim orta kapıdan yavaş yavaş iniyordu. Bir eli ile kapıya tutunmuştu, sağ ayağını yere attığını gördüm. Teyze tamamen araçtan inmeden otobüs hareket etti. Çevredekiler çığlık attılar. Teyze yere düşmüştü. Yüz üstü düşmüştü. Otobüsün tekerleri teyzenin bacaklarının üzerinden geçti. Atılan çığlıklara rağmen otobüs durmamıştı. Geçtikten sonra fark edip durdu. Aynadan kontrol etmiş olsaydı yolcuların tamamen inmediğini görüp hareket etmezdi, bayanın bacağı kopmuştu, ambulans çağırdık, tahminime göre olay yerinde öldü dedi.
Katılan vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu : Teyzenin paltosunun kapıya takılması, o nedenle düşmesi gibi bir durum olduğunu görmedim. Kapı açıktı. Teyze inmek için adımını yere atmıştı, o sırada otobüs hareket edince yere yüz üstü düştü ve otobüs tekerleri bacaklarının üzerinden geçti.
Sanık müdafinin talebi üzerine tanıktan soruldu : Kapı açıkken otobüs hareket etti. Kapalı değildi. Durduğu yer de kaldırıma yakın değildi. Asfaltın üzerine inmeye çalışıyordu dedi. ” şeklindedir.
10. Tanık …’nın beyanı “: Olay günü Marmaray’da inmek üzere Yenikapı durağında indim. Bir kaç adım attıktan sonra bağrışmalar oldu. Arkamı dönüp baktım. Ölen bayan yerde yatıyordu. Sırt üstü mü yoksa yüz üstü mü yatıyordu tam hatırlayamıyorum. Aracın tekerleklerinin kolunun ve bacaklarının üzerinden geçtiğini gördüm. Aracın kapısının açık olup olmadığını hatırlamıyorum. Bayanın yüz üstü yattığını şimdi hatırladım. Hatta yanına gidip başını çevirip kendisi ile konuşmak istemiştik.” dedi.
Katılan vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu : Ben ölen bayanın paltosunun takılıp sürüklenmesi gibi bir durum görmedim. Ben gördüğüm zaman yerde yüz üstü yatıyordu ve o sırada … üzerinden geçti dedi.
Sanık müdafinin talebi üzerine tanıktan soruldu : Olay sırasında ön kapıdan inen olmamıştı, orta ve arka kapılardan inenler oldu, çokta kalabalık değildik. Yaklaşık 10 kişi kadardık. Döndüğüm zaman kapıların açık yada kapalı olup olmadığını farketmedim dedi. ” şeklindedir.
11.Tanık … ‘nın beyanı ” Olay günü ben de otobüsteydim. Arkadaşımla Marmaray durağında indik. Biz orta kapıdan inip biraz ilerlediğimiz sırada bir çığlık sesi duyup dönüp baktık. Ölen kadın yerdeydi. Kanlar içindeydi. … da hareket halinde değildi. Duruyordu. Kaza anı nasıl oldu onu görmedim. Biz araçtan inmeden önce ölen bayan bize Marmaray durağı burası mı diye sordu. Biz de burası dedik. O arka kapıdan inmek üzere arka kapıya doğru yöneldi. Biz de demin söylediğim gibi orta kapıdan indik. Kaza anını ben görmedim dedi. ” şeklindedir.
12.Kaza tespit tutanağında; meskun mahalde gündüz vakti sanığın sevk ve idaresindeki otobüsle bölünmüş caddede seyir halindeyken Yenikapı Marmaray otobüs durağına yanaşıp yolcusunu indirip yine yoluna devam etmek istediği sırada otobüsten inen …’nun otobüsten indikten sonra yaya kaldırımına çıkmak istediği sırada dengesini kaybederek sol eli ve sol ayağı otobüsün sağ arka teker altında kalması neticesi trafik kazasının meydana geldiği belirtilmiştir.
13.Trafik bilirkişi raporunda sanığın idaresindeki toplu taşıma otobüsü ile seyri sırasında olay mahalli otobüs durağına geldiğinde aracının kapılarını açarak yolcularını indirdiği inen yolcuların tehlike arz etmeden aracın hareket alanı dışına çıkmasını beklemeden gerekli emniyet kontrollerini yapmadan aracın yan aynalarından inen yolcuların araçtan tamamen uzaklaşmasını beklemeden aniden kontrolsüz şekilde aracının kapılarını kapatarak müteveffa yolcunun pardösüsünü otobüsün kapısına sıkıştırıp harekete geçtiği, müteveffa yolcuyu devirip sürüklediği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 sayılı Kanunun 58 inci maddesini ihlal etmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, …’nun ise atfı kabil kusur olmadığı belirtilmiştir.
14. 26. 05.2014 tarihli CD izleme tutanağı dosya içerisindedir.
15.İstanbul Otobüs A.Ş’nin 03.04.2014 tarihli yazısında, otobüslerde şoför mahallini ön yolu ve şoför mahallinin arka tarafından iç mekanı gösteren 3 adet kamera kaydı yapıldığını, orta kapı güvenlik kamerasının kaydedilmediğini, görüntülerin sadece şoförü bilgilendirme amacı ile ön paneldeki monitör ekranına düşmekte olduğu belirtilmiştir.
16.Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından düzenlenen 02.07.2014 tarihli otopsi raporu “25/03/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrası kaldırıldığı hastanede 31/03/2014 tarihinde öldüğü bildirilen, … ve … oğlu, 12/03/1942 doğumlu …’nun cesedine 31/03/2014 tarihinde, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince yapılan otopsi, tetkik ve olay sonrası gördüğü tedavisine ilişkin tıbbi evraklardan elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular dikkate alındığında;
Sorulan hususlar hakkında kişiye ait tüm tıbbi belge, grafiler ve laboratuar tetkiklerini içerir adli tahkikat dosyasının tamamının gönderilerek Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulundan görüş alınmasının uygun olduğu kanaatini bildirir rapordur” şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Dosya içeriğine göre, 24.03.2014 günü sanığın sevk ve idaresindeki halk otobüsü ile gündüz vakti, meskun mahalde, bölünmüş caddede seyir halindeyken otobüs durağına geldiğinde araçta yolcu olan …’nun aracın orta kapısından aşağıya indiği sırada eteğinin otobüse sıkıştığı , sanığın otobüsün kapılarını kapatıp hareket etmeye başladığı, …’nun sol kol ve sol ayağının otobüsün tekerleğinin altında kalarak yaralandığı, yolcuların uyarısı ile sanığın aracı durdurduğu, yolcunun kaldırıldığı hastanede 31.03.2014 tarihinde öldüğü olayda sanığın kusurlu olduğu anlaşıldığından mahkumiyet kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin bu yöndeki temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52 inci maddesi üçüncü fıkrası maddesine aykırı hareket edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli 2014/181 E. 2016/144 K. sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (3) nolu bendinde yer alan “50/a” ibaresinin “50/1-a” olarak değiştirilmesine, “24.300 TL” ibaresinden önce gelmek üzere “125 tam gün üzerinden” ibaresinin yazılması hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.