YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/740
KARAR NO : 2020/6226
KARAR TARİHİ : 23.11.2020
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 21/05/2019
Esas-Karar No : 2019/346 Değişik iş
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep eden davacı … vekiline ait vekaletnamede özel yetki bulunmadığından bahisle dava dilekçesinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/4. maddesi uyarınca reddine dair Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/04/2019 tarihli ve 2018/369 esas, 2019/136 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/05/2019 tarihli ve 2019/346 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03/12/2018 tarihli ve 2018/5044 esas, 2018/11481 karar sayılı ilâmında “….Tazminat davasının, dayanağını teşkil eden beraat hükmünün verilmesinden itibaren kısa bir süre geçtikten sonra açıldığı, davacı ile avukatı arasındaki vekalet ilişkisi gösteren 24/10/2011 tarihli vekaletnamenin genel bir vekaletname olduğu ve davacı ile vekili arasındaki vekalet ilişkisinin devam ettiğinin anlaşılması karşısında; yargılamaya devamla esas hakkında bir hüküm kurulması gerekirken vekaletnamede tazminat davası açılması hususunda özel yetki bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiş…” şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs ve diğer suçlar yönünden Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/03/2018 tarihli ve 2017/516 esas, 2018/122 sayılı kararıyla beraat hükümleri kurulması, bu hükümlerin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleşmesi, bu esnada sanık müdafii tarafından beraat eden sanığın haksız tutuklama sebebiyle tazminata hak kazandığı iddiasıyla açtığı davada vekaletnamesinde özel yetki bulunmadığı, söz konusu hususun ön sorun niteliğinde olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine dair karara yönelik itirazın “…usul ve yasaya uygun olduğu…” belirtilmek suretiyle reddine karar verilmesi karşısında; sanık ile müdafii arasında düzenlenen vekaletnamede 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddeleri uyarınca haksız koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemi yönünden özel yetki bulunması gerekmediği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26/02/2020 gün ve 94660652-105-06-18327-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2020 gün ve 2020/28261 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemiz istikrar kazanan yerleşik uygulamasına göre, 5271 sayılı kanun gereğince tazminat davası açma hususunda vekaletnamede ayrıca özel yetki bulunmasının zorunlu olmadığının anlaşılması karşısında; yargılamaya devamla esas hakkında bir hüküm kurulması gerekirken vekaletnamede tazminat davası açılması hususunda özel yetki bulunmadığı gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/05/2019 tarihli ve 2019/346 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.