Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/761 E. 2020/6416 K. 25.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/761
KARAR NO : 2020/6416
KARAR TARİHİ : 25.11.2020

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Müşteki … vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Müştekinin kazaya karışan araç sahibi olup atılı suç yönünden herhangi bir yaralanması tespit edilmeyip suçtan doğrudan zarar görmemiş olması ve mahkemece usule aykırı olarak verilen müşteki hakkındaki katılma kararının 24.03.2015 tarihli celsede kaldırılmasına karar verilmiş olması karşısında; müşteki … vekilinin bu sıfatla hükmü temyiz hakkı da bulunmadığından 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE,
2)Sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Otobüs şoförü olan sanığın 24.11.2011 günü gece saat 02:30 sıralarında otobüsü Balıkesir ilinden hareket ettirdiği, saat 09:30 sıralarında İstanbul-Esenler otogarına giriş yaptığı, saat 12:00 ye kadar otobüsün temizliği ile uğraşıldığı, firma yetkililerinin İstanbul ilinden İzmir iline gidecek otobüsün arıza yaptığının haber verilmesi ve sanığın sefere çıkmasının istenmesi üzerine sanığın saat 14:00 sıralarında sevk ve idaresindeki otobüs ile İstanbul-İzmir seferini yapmak üzere İstanbul ilinden yola çıktığı, saat 20:25 sıralarında Balıkesir iline geldiği, burada otobüsü Balıkesir otogarında devralacak olan şoförün gelmemesi üzerine saat 20:50 sıralarında İzmir iline gitmek üzere hareket ettiği, saat 21:50 sıralarında meskun mahal dışında, bölünmüş, tek yönlü, aydınlatma bulunmayan, hafif eğimli karayolunda aracının ön kısmıyla önünde aynı yönde seyreden sürücü …’nin sevk ve idaresindeki kamyona arkadan çarptığı, her iki aracın çarpmanın etkisiyle yolun sağ tarafında bulunan şarampole yuvarlandıkları, otobüste muavin olarak görevli bulunan katılan …’ün alınan ifadesinde, sanığın başını sol omzuna yaslamış ve gözleri kapalı bir şekilde yattığını, sanığın kaldıracakken kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, sanığın bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurulu raporlarına göre tam kusurlu olarak sebep olduğu olay neticesinde 2 kişinin öldüğü ve 14 kişinin yaralandığı olayda, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tamamen kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin ölmesine, dördü nitelikli olmak üzere on dört kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması ve katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin 3600 TL olduğu gözetilmeksizin, 3000 TL şeklinde eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma konusu yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, bilinçli taksir oluşmadığına, sanığın olay nedeniyle ağır yaralandığına ve bu hususun mahkemece dikkate alınmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Meydana gelen olay nedeniyle ölen …’nin eşi katılan … … ile anne ve babası olan katılanlar … ve … lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi yerine, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün… …, … ve … lehine vekalet ücretine karar verilen sekizinci ve dokuzuncu bendlerinin hükümden çıkarılarak yerine “Kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar… …, …, … lehine 3000 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine” cümlesinin hükme ilave edilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.