YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7835
KARAR NO : 2023/4047
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/11 E., 2016/199 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Osmaneli Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.06.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/199 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında; taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci fıkrası gereğince neticeten hükmolunan 3 yıl 4 ay hapis cezasının aynı kanunun 50 nci maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 1 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.10.2020 tarihli ve 2016/332114 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi;
Kazanın iradesi dışında gerçekleştiğine, kural ihlali olmadığına, müştekinin şikayetçi olmadığına ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.”..Sanığın olay günü kullanmakta olduğu … plaka sayılı … ile Düzmeşe Köyünden Orhaniye Köyü istikametine seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı trafik kazasına sebebiyet verdiği, kaza neticesinde sanığın ve araçta yolcu olarak bulunan sanığın eşi olan …’un basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, ayrıca araçta yolcu olarak bulunan sanığın akrabası …’ın hayatını kaybettiği, Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan ölü muyene işlemi sonucunda ölen kişinin geçirdiği trafik kazasına bağlı kafa travması sonucu öldüğünün tespit edildiği, düzenlenen kaza tespit tutanağı ve mahkememizce hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan 19.04.2016 tarihli rapor uyarınca meydana gelen kazada sanığın tek başına asli kusurlu olduğu tüm dosya kapsamı itibariyle anlaşılmış olduğu” gerekçesiyle uygulama yapılmıştır.
2. Müşteki annesi …’ın vefat ettiği kazadan haberi olduğunu, kazayı yapanın kendisinin akrabası olduğunu, bu kazadan ötürü aracı kullanan sanık …’tan şikayetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini ve olay sebebiyle oluşmuş maddi bit zararının olmadığını beyan etmiştir.
3.Sanık savunmasında kazanın nasıl meydana geldiğini hatırlamadığını, olay dolayısıyla oldukça üzgün olduğunu, hakkındaki şikayetten vazgeçme olursa kabul ettiğini, takdiri mahkemeye bıraktığını beyan etmiştir.
4.Tanık … olay tarihinde eşinin sevk ve idaresindeki araba ile seyit halinde olduklarını ve eşinin aracını hızlı bir şekilde kullanmadığını, virajı geçtiklerini ve düz yola girdiklerinde aracın birden sağa çarptığını ve daha sonra da sol tarafa baraja doğru takla attıklarını, aracın içinde …’ın da olduğunu ve yaralandığını daha sonra da hastanede vefat ettiğini, kendisinin olayla ilgili bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir.
5. Kaza tespit tutanağında, Adli Tıp Kurumunu raporunda kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü saat 15:20 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobille meskun mahal dışında, iki yönlü, iki şeritli, 4 metre platform genişliğindeki köy yolunda seyir halindeyken virajlı kesime geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybettiği, sağa yönelerek kayalıklara çarpıp savrularak sol taraftaki uçuruma takla atarak düştüğü, kaza nedeniyle araçta yolcu olarak bulunan …’ın öldüğü, mahkemece kazanının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilen olayda; mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, kusur tespitinin yerinde olduğu, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52/3. maddelerine aykırı davranılması dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Osmaneli Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/199 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5. paragrafın hükümden çıkarılarak yerine ”Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak, sanık hakkında hükmedilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının TCK’nın 50/4 maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.