YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7991
KARAR NO : 2023/4988
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/291 E., 2016/465 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2015/291 Esas, 2016/ 465 Karar sayılı kararı ile taksirle öldürme suçundan;
A.Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci fıkrası gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
B.Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci fıkrası gereğince 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.10.2020 tarihli ve 2016/329825 sayılı, hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’ın temyiz istemi;
Diğer sanığın kusurlu olduğuna, cezanın ağır olduğuna, tamamen masum olduğuna ve saire ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz istemi;
Sanığın kusuru bulunmadığına, sadece aracın aynası ile müteveffaya çarptığına, cezanın fazla olduğuna ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkeme gerekçesinde;
”…Sanıklardan … ın suç tarihinde yönetimindeki … plaka sayılı … ile Edirne Kapı istikametine seyir ettiği sırada Topkapı tünel içi otobüs duraklarına geldiği sırada yaya geçidi bulunmayan yerden karşıya geçmeye çalışan maktüle çarparak yere düşmesine neden olduğu ve aynı istikamette arkadan gelen sanık … ın yönetimindeki … plaka sayılı … ile yayaya çarparak ölümüne neden oldukları, oluşan trafik kazasında yakın mesafede gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermeyip yaya geçidi bulunmayan yerden karşıya geçmeye çalışan maktülün asli kusurlu olduğu, ön kısımda seyir eden sanık … ın tünel girişinde hız azaltmayarak mahal şartlarına uygun hızla gitmeyerek tali kusurlu olduğu, sanık … ın ise önünde seyir eden diğer aracı yeterli mesafede takip etmeyip hızını da olay yerine uygun ayarlamaması nedeni ile alt düzeyde tali kusurlu olduğu, bu suretle sanıkların taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu işledikleri, sanıkların savunmaları, tanık beyanları, maktül hakkında düzenlenen otopsi raporu içeriği, oluşa uygun uzman bilirkişi raporu ile yine oluşa uygun adli tıp raporu, kaza tespit tutanağı içeriği ve tüm dosya içeriği ile sübuta erdiğinden aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.” denilmiştir.
2.Sanık … savunmasında: “Olay tarihinde yönetimimdeki araçla seyrediyordum, olayın meydana geldiğinde tünel girişine geldiğimde farlarımı açtım, önümde beyaz mitsbuji marka bir … seyrediyordu, birden … sağa doğru yöneldi ve aniden ölen kişinin üzerinden geçtim “demiştir.
Sorulduğunda: “Ben ölen kişiyi olay sırasında, olay aniden gerçekleştiği için görmedim “demiştir.
Sorulduğunda: “Ben her ne kadar emniyet ifademde 60km hız yaptım demişsemde sonradan araçtaki cps kontrol ettiğimde hızımın 42 km olduğunu anladım “demiştir.
3. Sanık … savunmasında: “Olay tarihinde yönetimimdeki araçta yanımda … adlı arkadaşım olduğu halde seyrediyordum ve maktülü yolun sağından sol tarafa geçerken gördüm defalarca kornaya bastım ancak şahıs buna rağmen hiç bakmayıp ilerlemeye devam etti, ben aracı sağdan sol tarafa kırdım çünkü o sırada maktül benim sağ tarafımda idi ve sol şeride geçtiğimde dikiz aynam maktülün omzuna çarptı ve hemen orada durdum” demiştir. Devamla emniyet ekipleri benim aracı biraz ileri çektirdiler bu nedenle tutanaklarda ilerde durduğu geçmektedir” demiştir.
Sorulduğunda: “benim aracımda enjeksiyon arızası olduğundan fazla hızlı gidemiyordum, 60- 70 km hızla gidiyordum ayrıca otomobilimin farlarıda otomatik olarak yanıyordu ayrıca poliside ben arayıp haber verdim” demiştir.
4. Katılanlar sanıklardan şikayetçi olduklarını beyan etmişler, katılan … vekilinin 04.01.2017 havale tarihli dilekçe ile sanık … hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini, sanık … hakkındaki şikayetlerinin devam ettiğini bildirmiştir.
5. Tanık … beyanında: “Ben sanıklardan … ın iş arkadaşıyım. Diğer sanığı tanımıyorum. Bu nedenle kendilerini tanırım. Olay günü sanık … ın kullanmış olduğu araçta idim. Olay günü kırmızı ışıktan geçip olay yerinde bulunan tünele girdik. O sırada sanık … ın da gördüğü bir yaya sağ taraftan sol tarafa karşıya geçmeye çalışıyordu. Bunun üzerine sanık … kornaya basarak direksiyonu sol tarafa kırdı ve şahıs aracın sağ aynasına çarparak yere düştü. Bizde hemen olay yerinde durduk. Ben yayayı kurtarmak için hemen aşağıya indim. O sırada iki … hızla geçti. Ve ikinci … direksiyonu sağ tarafa kırdı ve maktulü aracın altına alarak sol taraftan sağ tarafa doğru sürükledi. Olay bu şekilde oldu. “demiştir.
Sorulduğunda: “Olay yerinde dolmuş durağının orda yaya üst geçidi vardı.” demiştir.
Sorulduğunda: “Yaklaşık 70 km hızla seyir ediyordum “demiştir.
6.Tanık … beyanında: “Ben sanıkları tanımıyorum. Ben olay günü aracımla sanıkların gittiği istikamete doğru gidiyordum. Ben sanıkların araçlarının maktüle çarptıklarını görmedim. Sadece … kullanırken ileri doğru baktığımda poşet gibi bir şey gördüm. Ve yaklaştığımda bunun mont olduğunu gördüm. Ve biraz daha yaklaştığımda içinde insan olduğunu gördüm ve sağ tarafa direksiyonu kırıp kaçtım ve biraz ileriye giderek aracımı park ettim. Ve bir aracın maktulü altına alıp sürüklediğini gördüm. 20-25 m civarında sürüklemişti. Ancak araçların maktüle çarptığını görmedim” demiştir.
Sorulduğunda: “Olay yerinde zeminde yaya geçidi yoktu. Ancak yayalar için olay yerinde üst geçit vardı” demiştir.
Tanığa hazırlık ifadesi okunup sorulduğunda: “Şimdiki beyanım daha doğrudur. Sanıklardan birisinin kullandığı … maktülü 50 değil 25 m kadar sürüklemişti.” demiştir.
6.Kaza tespit tutanağı incelendiğinde 18/04/2015 günü saat 12:35 sıralarında olayın meydana geldiği olay yerinde oto korkuluk, emniyet şeridi ve yol şerit çizgisinin bulunduğu, olay yerinde yaya yolu kaldırımın bulunmadığı, her iki sanığın araçları ile Edirne Kapı istikametine seyir ettikleri sırada Topkapı Tünel içi otobüs duraklarına geldikleri sırada sağ kısımdan karşıya geçmeye çalışan yaya …’a sanık … ın aracının çarptığı ve arkasından gelen diğer sanığın kullandığı aracın da çarptığı, her iki sanığın … hızlarını tünele girerken azaltmadıkları gerekçesi ile kusurlu bulundukları, maktül … ın ise karşıdan karşıya geçişlerde işaretlere uymama kusurunu işlediğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
7.Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda maktül … ın zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışta bulunmamaları gerektiğini düzenleyen Karayolları Trafik Kanunun 68/c maddesinde düzenlenen kuralı ve taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkının o taşıtlara ait olduğuna ilişkin KTY 138/b-3 maddesine muhalefet ettiği ve bu suretle oluşan kazada asli kusurlu olduğu, sanıkların ise KTY 52/a-b maddesinde düzenlenen kavşaklara yaklaşırken tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken hızlarını azaltmak, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak hususunu ihlal ettikleri, bu suretle oluşan kazada her iki sanığın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
8.Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 25/04/2016 günlü raporda;
”..A) Sanık sürücü … sevk ve idaresindeki kamyoneti ile hızını mahal şartlarına uydurmadığı, seyrini kontrollü ve müteyakkız sürdürmediği, yolun sağından karşıya geçmek isteyen müteveffa yaya’yı fark ettiği esnada mahal şartlarına uygun hızda seyretmemesi nedeniyle zamanında yeterli tedbir alamadığı kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile tali kusurludur
B) Sanık sürücü … idaresindeki kamyonet ile her an tedbir alabilecek şekilde seyrini sürdürmediği, kendisiyle aynı istikamette önünde seyreden aracı güvenli mesafeden takip etmemesinin de etkisiyle, önünde seyreden aracın müteveffa yayaya çarpmamak için aniden sağa manevra yapmasıyla geriden gelerek müteveffa yayayı altına aldığı olayda alt düzeyde tali kusurludur.
C) Müteveffa yaya … olay mahallinde yaya olarak karşıdan karşıya geçişi öncesi kendi can güvenliği açısından yol üzerinde gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını yolda seyir halinde bulunan araçlara vermesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, yaklaşmakta olan araçların hız ve mesafesini de göz önünde bulundurmadan kontrolsüz biçimde kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı olayda asli kusurludur.” denilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü günü saat 12:30 sıralarında sanık sürücü …’ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde, düz, eğimli, üç şeritli bölünmüş asfalt kaplama, azami hız limiti 50 km/saat olan yolda seyir halindeyken Topkapı Tünel içi otobüs duraklarına geldiği esnada aracının sağ ön yan ve ayna kısımları ile istikametine göre sağından karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya …’ a çarparak yere düşürdüğü, yaya yerde yatarken gerisinden gelen sanık sürücü …’ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile yayayı altına alarak sürüklediği , kaza nedeniyle yayanın öldüğü olayda, mahkemenin oluşa ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ile sanık … müdafiinin vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52/3. maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırılık görülmüştür.
3.Hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2 ve 3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2015/291 Esas, 2016/ 465 Karar sayılı kararına yönelik kanık … ile sanık … müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının sanık … hakkındaki 1 nolu bendinin 4. Paragrafının çıkarılarak yerine ”Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasının TCK’nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 835 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 16.700 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının sanık … hakkındaki 2 nolu bendinin 4. paragrafının çıkarılarak yerine ”Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK’nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün,, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2023 tarihinde karar verildi.