YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8020
KARAR NO : 2023/4051
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/218 E., 2016/142 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/218 Esas, 2016/ 142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaleti ile birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.10.2020 tarihli ve 2016/ 317338 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Sanığın kusuru bulunmadığına, ceza miktarının fazla olduğuna ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkeme gerekçesinde;
”..Tüm dosya kapsamında, trafik tespit tutanağı, sanık ve müşteki anlatımı ile olay yeri görüntülerini içerir CD inceleme tutanağı, ATK raporu birlikte değerlendirildiğinde; kazanın Ödemiş istikametinden Kiraz istikametine giden düz, eğimli, kuru asfalt kaplama yolda, havanın açık olduğu geceleyin, yerleşim yerinde meydana geldiği, asfalt kaplama üzerinde 35 metre uzunluğunda fren izi olması, müşteki ve sanık anlatımı birlikte değerlendirildiğinde sanık …’in yerleşim yerine girmiş olmasına rağmen mahal şartlarına uygun hızla gitmediği ve aracını mahal şartlarına göre ayarlamadığı anlaşılmıştır.
Yine yayalar … ve …’un olay yeri görüntü kayıtlarından da anlaşıldığı üzere yolu kontrol etmeden kendi can güvenliklerini tehlikeye atacak şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştıkları hususu sabit görülmüş, bu kabul çerçevesinde kaza değerlendirildiğinde; 06/05/2015 günü saat 05.06 sıralarında sanık …’in yönetimindeki … plakalı kamyonet ile … caddesi üzerinde Ödemiş istikametinden Kiraz istikametine seyir halinde iken … otel girişi önüne geldiğinde, yolu kontrol etmeden kontrolsüz bir şekilde geçen yayalara hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış olması sebebiyle çarptığı, olayın anlatıldığı şekilde gerçekleştiğinin CD inceleme tutanağı, sanık ve müşteki anlatımları ile sabit olduğu ve Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 05/01/2016 tarihli raporunun olayın oluşuna uygun olduğu kanaat ve kabulü ile sürücü …’in hızını mahal şartlarına göre ayarlamaması nedeniyle kazada tali kusurlu olduğu, yayalar … ve …’un ise seyir halindeki araçlara ilk geçiş hakkını bırakmayarak yolun yoğunluğunu ve gelen araçların hızını dikkate almayıp kontrolsüz bir şekilde yolun karşısına geçmeye çalışmaları nedeniyle asli kusurlu oldukları kabul edilmiştir. Bu kabul çerçevesinde sanığın tali kusurlu olarak üzerine atılı taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçunu işlemiş olduğu sabit görülmüş, sanığın tali kusurlu olması, bir kişinin ölmesi ve bir kişinin de BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralanmış olması hususları gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hapis cezası belirlenmiş, sanığın duruşmada gözlemlenen olumlu davranışları, cezanın geleceği üzerindeki muhtemel etkileri gözönüne bulundurularak cezasından takdiren indirim yapılmış, belirlenen sonuç hapis cezası sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve pişmanlığı gözetilerek adli para cezasına çevrilmiştir. Ayrıca tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin bilinçli taksir koşulları kapsamında kalmadığı anlaşılmakla TCK 22/3.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, tüm bu hususlara dair aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.” denmiştir.
2.Katılan … beyanında; “Ben kazayı görmedim ne şekilde meydana geldiğini bilmiyorum müteveffa … babam olur, babam olay günü sabah saatlerinde camiye namaz kılmaya giderken sanığın aracı babam ve müştekiye çarpmış sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum.” demiştir.
3.Katılan … beyanında; “Olay sabahı saat 05:00 sıralarında camiye gitmek için yola çıktım. Bu sırada ölen … ile karşılaştık. Beraberce yolun karşısındaki camiye doğru gidiyorduk. Tam karşıya geçtiğimiz yer orta refüjün bittiği ve yolun teke düştüğü yerin hemen yakınıydı. Arkadaşım … ile yolun karşısına geçmek istediğimiz sırada Ödemiş istikametine bir … geldiğini gördük. Biz Ödemiş yolunu geçip orta refüje ulaştık ve Kiraz tarafından gelecek araçlara bakmakta iken Ödemiş tarafından gelen … üzerimize doğru gelerek bize çarptı. Bu kaza sırasında arkadaşım … vefat etti, bende ağır şekilde yaralandım. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum.” demiştir.
4.Sanık … savunmasında; “Ben kendim pazarcı olarak çalışmaktayım, olay tarihinde sabah erken saatlerde Kiraz pazarına gitmek üzere sevk ve idaremde bulunan … plakalı minibüsümle Ödemiş’ten Kiraz ilçesine seyir halindeydim, sabah saat 05:00 sıralarıydı Kiraz’ın girişindeki kavşağa gelmeden önce hızım 80-85 km civarındaydı, ancak kaza yerine varmadan önce kavşağı geçmek üzere hızımın biraz daha düşmüş olması lazım, kavşaktan tatlı bir viraj olan olay yerine geldiğimde birdenbire yolun içerisinde şahıslar gördüm. Şahıslar yolun sağına doğru gidiyorlardı bende şahıslara çarpmamak için aracımı sola doğru sürdüm. Ancak şahıslardan bir tanesi birden bire şaşırıp sola doğru yürümeye başlayınca ben acil fren yaptığım halde aradaki mesafenin kısa olması nedeniyle duramadım. Acil fren yaptığım halde benim önüme doğru yürümeye başlayan müteveffaya çarptım ve bu fren esnasında arabanın arkası döndü, bu esnada huzurda bulunan müştekiye arabanın arkası çarpmış olabilir, ben normalde müştekiye çarpmadım. Daha sonra kazanın paniğiyle ne yapacağımı şaşırdım, 112 yi aramak için telefonumu çıkardım ancak benim peşimden kaza yerine gelen arkadaşım … kendisi polisi ve 112 yi aradı. Ben kaza öncesinde elimden gelen herşeyi yaptığım halde bu kaza meydana geldi, üzüntülüyüm, pişmanım savunmam bundan ibarettir, ekleyeceğim başka bir husus yoktur , ayrıca ben ölen şahsın ailesine yine yaralanan şahsa ve ailesine herhangi bir ödemede bulunmadım.” demiştir.
5.Trafik kazası tespit tutanağında; kazanın oluşumunda sürücü …’in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-b kuralanı ihlal ettiği, yayalar … ve …’un ise Karayolları Trafik Kanunun 68/1-b-3 kuralını ihlal ettikleri kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
6.Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Daire Başkanlığı’nın 05/01/2016 tarih ve 7191 sayılı raporunda;
”..- Sürücü …, gerek 80-85 km/s hızla seyrettiği yönündeki kendi ifadelerinden gerekse kaplama üzerinde aracına ait fren izi mesafesinden anlaşılacağı üzere yönetimindeki kamyonet ile seyri sırasında aracının hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış, olay yerinde sağ taraftan kaplamaya giren yayaları gördüğünde fren tedbirine başvurmasına rağmen hızından dolayı duramayarak yayalara çarpması sonucu meydana gelen olayda tali kusurludur.
—– Yayalar … ve …, karşısına geçmek istedikleri taşıt yolunun trafik yoğunluğunu ve bu yol üzerinde seyir halinde bulunan araçların hızını ve yakınlığını dikkate alıp yolu etkin şekilde kontrol etmesi, bu yol üzerinde seyir halindeki araçlara ilk geçiş hakkını bırakması ve karşıya geçiş için en uygun zamanı beklemesi gerektiği halde, can güvenliklerini tehlikeye atacak şekilde gece vakti, üzerlerindeki koyu renk giysi ile karşıya geçmek için kontrolsüz biçimde kaplamaya girip, bu yol üzerinde hızlı seyrederek yaklaşmakta olan kamyonetin çarpmasına maruz kaldıkları olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı davranışları nedeniyle asli kusurludur.” kanaati bildirilmiştir.
7.Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 09/06/2015 tarih ve 2015/404 protokol numaralı Medikolegal Değrelendirme raporunda; katılan …’ın yaralanmalarının BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derecede etkileyeceği belirtilmiştir.
8. Olaya ilişkin cd ve cd inceleme tutanağının dosyada olduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Olay günü saat 05:06 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde, tek yönlü, 7,00 m. genişliğinde, düz, eğimli, kuru, asfalt kaplama, azami hız limiti 50 km/saat olan yolda seyir halindeyken istikametine göre sağından kaplamaya girerek yolun karşısına geçmek isteyen yayalar … ve …’a çarptığı, kaza nedeniyle …’un öldüğü, …’ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, 6. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda;
Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında sonuç cezanın 15.200 TL yerine 15.000 TL olarak hesaplanması suretiyle sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kusur tespitinin yerinde olduğu, belirlenen temel cezanın isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/218 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.