Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/8779 E. 2023/834 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8779
KARAR NO : 2023/834
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİAsliye Ceza Mahkemesi

Sanığın 03.05.2016 tarihli yüzüne karşı verilen … (…) Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarih ve 2015/118 E., 2016/105 K. sayılı kararını 09.05.2016 tarihinde süresi içinde temyiz ettiği ancak … (…) Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ek kararı ile sanığın temyiz talebinin kararın kesin karar olduğu gerekçesiyle reddedildiği; ayrıca temyizi kabil olan hükmün, yasa yolunda kesin olduğunun belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, buna rağmen sanığın süresi içinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla; 12.05.2016 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kaldırılması gerektiği belirlenmiştir.

Sanık hakkında kurulan 03.05.2016 ve 12.05.2016 tarihli hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği (5271 sayılı Kanun) temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … (…) Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarih ve 2015/118 E., 2016/105 K. sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52 inci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince hükmedilen 25 gün hapis cezasının paraya çevrilmesi sonucu neticeten 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Sanığın 03.05.2016 tarihli yüzüne karşı verilen … (…) Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarih ve 2015/118 E., 2016/105 K. sayılı kararını 09.05.2016 tarihinde süresi içinde temyiz ettiği ancak … (…) Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ek kararı ile sanığın temyiz talebinin kararın kesin karar olduğu gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmıştır.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.10.2020 tarihli ve 2016/260239 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın Temyiz Sebepleri;
Kararın eksik inceleme ile haksız olarak verildiğine, söz konusu kararın bozulması talebine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Olay günü sanığın sevk ve idaresinde bulunan . plaka sayılı aracı ile . Caddesi üzerinden İlçe Emniyet Amirliği tarafından . merkezine seyir halinde bulunduğu esnada Emniyet yetkilileri tarafından durdurulduğu, alkolmetre ile yapılan ölçümde sanığın 1,73 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanığın 1,73 promil alkollü olduğuna dair alkolmetre çıktısı dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın üzerine atılı suçlamayı inkâr ettiği belirlenmiştir.

4. Sanığın güncel adlî sicil kaydı ve nüfus kaydı dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 179. maddesinin 2-3. fıkralarında düzenlenen ”trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçuna ilişkin olduğu, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için TCK’nın 179. maddesinin 2. fıkrasında temel ceza miktarının ”üç aydan iki yıla kadar hapis cezası” olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ”Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ”01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas-2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ”…kovuşturma evresine geçilmiş…, …hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan ”…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;
Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ”mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ”Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması; bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Sanığın 03.05.2016 tarihli yüzüne karşı verilen … (…) Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarih ve 2015/118 E., 2016/105 K. sayılı kararını 09.05.2016 tarihinde süresi içinde temyiz ettiği ancak … (…) Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ek kararı ile sanığın temyiz talebinin kararın kesin karar olduğu gerekçesiyle reddedildiği; ayrıca temyizi kabil olan hükmün, yasa yolunda kesin olduğunun belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, buna rağmen sanığın süresi içinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla; 12.05.2016 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak yapılan incelemede;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, … (…) Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.05.2016 tarih ve 2015/118 E., 2016/105 K. sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.