Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/936 E. 2023/2462 K. 04.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/936
KARAR NO : 2023/2462
KARAR TARİHİ : 04.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/821 E., 2016/401 K.
SUÇLAR : Özel hayatın gizliliğini ihlal, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/821 Esas, 2016/401 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirliğe ve hak yoksunluklarına,

b) Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 5 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirliğe ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.06.2020 tarihli ve 2016/366889 sayılı, tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm ve tekerrüre esas alınan ilamda yer alan tehdit suçu için de uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle hükmün bozulması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı suçları işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında bir dönem duygusal birliktelik yaşadıkları mağdurun ayrılması üzerine mağduru arayıp dönmesini istediği; bu isteğini kabul etmeyen mağdura değişik zamanlarda “senin evine esrar koyup yakalatacağım”, “paramı çaldığını söyleyeceğim” şeklinde sözler söylediği ayrıca internet üzerinden “yoksa cok ağır şeyler yazacam direk akrabalarinin sayfalarinda paylaşacam”, “bak daha bi dunya resim var…öglen 1den sonra takip et fesi” şeklinde mesajlar gönderdiği ve mağdurun fiziksel mahremiyetine ilişkin resimleri sahte facebook hesabında yayınladığı iddiası sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde ve 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kamu davası açılmıştır.

2.Mahkemece sanığın üzerine atılı eylemlerin sübut bulduğu kabul edilerek sanık hakkında sevk maddeleri uyarınca mahkumiyete karar verilmiştir.

3.Mağdur 12.05.2016 tarihli duruşmada sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirmiştir.

4.Sanık 12.05.2016 tarihli duruşmada atılı suçları işlediğini beyan etmiş, mağdurun şikayetten vazgeçmesini kabul etmiştir.

IV. GEREKÇE
A) Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden:
Sanığın mağdura ait fiziksel mahremiyete ilişkin resimleri sahte facebook hesabından yayınlamasına konu olayda;

1. Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun aynı Kanun’un 139 uncu maddesine göre soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, mağdurun da 12.05.2016 tarihli sanığında hazır olduğu duruşmada sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, sanığında vazgeçmeyi kabul etmesi nedeniyle sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyete karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

2. Kabule ve uygulamaya göre de;

Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1012 Esas, 2015/1265 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca, aynı Kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri ilgili mahkemece yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanık hakkında bahsedilen ilam esas alınarak 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmuştur.

B) Tehdit Suçuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
1. Sanığın mağdura karşı “senin evine esrar koyup yakalatacağım”, “paramı çaldığını söyleyeceğim” şeklinde sözler söylediği ayrıca internet üzerinden “yoksa cok ağır şeyler yazacam direk akrabalarinin sayfalarinda paylaşacam”, “bak daha bi dunya resim var…öglen 1den sonra takip et fesi” şeklinde mesaj çekmesine konu olayda sanığın sübut bulan eylemin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturduğu ve bu suçun şikayete tabi olduğu, mağdurun da 12.05.2016 tarihli sanığında hazır olduğu duruşmada sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, sanığında vazgeçmeyi kabul etmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçundan düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde aynı fıkranın birinci cümlesinde düzenlenen basit tehdit suçundan mahkûmiyete karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

2. Kabule ve uygulamaya göre de;

Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1012 Esas, 2015/1265 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca, aynı Kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri ilgili mahkemece yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanık hakkında bahsedilen ilam esas alınarak 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmuştur.

V. KARAR
A) Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/821 Esas, 2016/401 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,

B) Tehdit Suçuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/821 Esas, 2016/401 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.09.2023 tarihinde karar verildi.