YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/938
KARAR NO : 2020/6365
KARAR TARİHİ : 25.11.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Cinsel taciz, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hükümler : 1- Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında cinsel taciz ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraat
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan TCK’nın 31/2 ve CMK’nın 223/3-a-son maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığı ve TCK’nın 32/2-2. maddesi atfıyla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-a maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa danışmanlık tedbiri uygulanması
Cinsel taciz ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından sanığın ve suça sürüklenen çocuğun beraatlerine, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve suça sürüklenen çocuğa danışmanlık tedbiri uygulanmasına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanığın sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’un, kendisinden ayrılan eski kız arkadaşı 16 yaşındaki mağdur …’a kızıp, 14 yaşındaki suça sürüklenen çocuk …’ın yardımıyla ve mağdurun bilgisi dışında açtığı sahte facebook hesabı üzerinden, mağdura ait cep telefonu numarasını ve mağdurun resimlerini, cinsel içerikli görüntüler ve uygunsuz ibareler ile birlikte paylaştığı iddialarına konu olayda;
Mağdurun adını ve soyadını taşıyan sahte facebook hesabının mağdur tarafından açılmaması ve mağdurun kendisine ait herhangi bir hesaba hukuka aykırı olarak müdahale edildiğine dair delil bulunmaması nedeniyle sanık hakkında sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan beraat kararı verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sübuta ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B) Sanığın cinsel taciz suçundan beraatine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olmayan TCK’nın 105/1-2. madde ve fıkralarındaki cinsel taciz suçunu oluşturduğu iddia edilen; “sexx yapmak isteyenlerr bna özelden ulaşabilir”, “canım sıkılıyor yaa ne yapacağımı bilmiyorum”, “arkadaşlar sek yapmayı özledim”, “kardeşim … olmazsa ben hiç bir erkek arkadaşlarımı göremiycem”, “erkeklerde hiç cesaret yok beni s..kecek kimse yokmu diyorum hiç kimse çıkmıyor bende gidip takma …rak almaya gidecem onunla idare”, “millet toplu seks isteyen varmı”, “beni s..ken yokmu” biçimindeki, mağdur çocuğu doğrudan cinsel amaçlı olarak taciz etmeyi hedef almayan; ancak, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını alenen rencide eden ibarelerin, mağdur tarafından yazılmış algısı doğuracak biçimde mağdur adına açılan sahte facebook hesapından paylaşılması nedeniyle sanığa isnat edilen eylemin TCK’nın 125/1-2-4. madde ve fıkralarında düzenlenen hakaret suçunu oluşturduğu, anılan suçun, aynı Kanunun 131/1. madde ve fıkrası gereğince şikayete tabi olduğu, mağdurun, soruşturma evresinde, sanık hakkında 19.12.2015 tarihli iddianame düzenlenmeden önce, Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 04.12.2015 havale tarihli dilekçesinde şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği ve dosya içeriği itibariyle de CMK’nın 223/9. madde ve fıkrası kapsamında derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşılmakla; kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkında açılan davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde cinsel taciz suçundan CMK’nın 223/2-e madde, fıkra ve bendi gereğince beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; iddianamede cinsel taciz suçu olarak nitelendirilen ve TCK’nın 125/1-2-4. madde ve fıkralarındaki hakaret suçunu oluşturduğu anlaşılan eylemden dolayı sanık hakkında açılan davanın TCK’nın 125/1-2-4, 131/1, 73/1 ve CMK’nın 223/8. madde ve fıkraları gereğince DÜŞMESİNE,
C) Suça sürüklenen çocuğun cinsel taciz ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından beraatine ilişkin hükümler ile suça sürüklenen çocuk hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre;
Suça sürüklenen çocuğa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemler, TCK’nın 105/1-2. maddesinde cinsel taciz, TCK’nın 244/2. maddesinde sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve TCK’nın 136/1. maddesinde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme başlıkları altında yaptırıma bağlanmış olup, TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince anılan suçların asli dava zamanaşımı sürelerinin 8 yıl olduğu; ancak, 24.10.2014 tarihinde işlendiği iddia edilen eylemlerin işlendiği sırada suça sürüklenen çocuğun oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamasından dolayı TCK’nın 66/2. maddesi uyarınca 12-15 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuk açısından asli dava zamanaşımı sürelerinin 4 yıl olduğu, TCK’nın 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem olan suça sürüklenen çocuğun sorgu ve savunmasının alındığı 10.02.2016 tarihinden itibaren TCK’nın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının temyiz inceleme tarihinden önce gerçekleştiği anlaşıldığından, CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar da bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; suça sürüklenen çocuk hakkındaki davaların TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince isteme uygun olarak ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 25.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.