Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/943 E. 2020/5904 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/943
KARAR NO : 2020/5904
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi
Suçlar : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, şantaj
Hükümler: 1- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan TCK’nın 136/1, 31/3. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Şantaj suçundan TCK’nın 107/2. maddesi atfıyla aynı Kanunun 107/1, 52/2, 31/3, 52/2, 52/4, 63/1. maddeleri gereğince mahkumiyet

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve şantaj suçlarından suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hükümler, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafinin 25.12.2015 tarihli temyiz dilekçesinde; “… tarafımıza tefhim edilen mahkumiyet kararının temyizi ve süre tutum talebimiz hakkkında …” ibarelerinin ardından temyiz nedenlerini açıkladığı ve gerekçeli kararın tebliğini talep etmediği belirlenerek yapılan incelemede:
Kayden 01.04.1998 doğumlu suça sürüklenen çocuk …’un, 2014 yılında facebook adlı sosyal paylaşım sitesi üzerinden tanışıp, arkadaş olduğu 14 yaşındaki mağdur …’nın günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdiği kişisel veri niteliğindeki fotoğraflarını kullanarak, 2015 yılı Haziran ayında sahte facebook hesabı açıp, söz konusu hesabın şifresini vermek için mağdurdan çıplak resim ve video göndermesini istediği, bu isteğini yerine getiren mağdura, sahte facebook hesabının şifresini verdikten sonra, kendisiyle cinsel ilişkiye girmediği takdirde çıplak resimlerini ve videolarını yakınlarına vereceği ve internette yayımlayacağı tehdidiyle şantajda bulunduğu iddialarına konu olayda;
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve şantaj suçlarının sübut bulduğuna ve eylemlerin hukuki nitelendirmesine yönelik yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiş; kayden 17.11.2000 doğumlu 14 yaşındaki mağdurun, cinsel arzuları tahrik ve istismar eden, toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki çıplak görüntülerinin üretilmesi ile ilgili suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 226/3-1. madde, fıkra ve cümlesinde tanımlanan müstehcenlik suçundan CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmamasından dolayı dava konusu yapılmayan bu eylemle ilgili zamanaşımı süresi içinde dava açılıp hüküm kurulabileceği değerlendirilmiştir.
A) Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, temel cezanın 1 yıl yerine 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edildiğine, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasının isabetsiz olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B) Şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, temel cezanın teşdiden belirlenmesinin ve takdiri indirim maddesinin uygulanmamasının isabetsiz olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 61/8. madde ve fıkrası uyarınca; adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimlerin hükmedilen tam gün sayısı üzerinden yapılıp, sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı ödenecek miktarın çarpılması suretiyle netice cezanın bulunması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğa TCK’nın 107/2. maddesi atfıyla aynı Kanunun 107/1. madde ve fıkraları uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan 150 tam gün sayısı ile bir gün karşılığı takdir edilen miktar çarpılıp, hesaplanan miktar üzerinden TCK’nın 31/3. madde ve fıkrası gereğince yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılarak sonuç cezanın tayini,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 2 numaralı bölümünün ilk paragrafındaki “TCK’ nın 52/2 maddesi uyarınca bir tam gün karşılığı 20 TL olmak üzere” ve aynı paragraftaki “3000 TL” ibareleri ile aynı bölümün ikinci paragrafındaki “TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca bir tam gün karşılığı 20 TL olmak üzere” ve aynı paragraftaki “2000 TL” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılıp, hüküm fıkrasının 2 numaralı bölümündeki ikinci paragrafın sonuna; “TCK’nın 61/8. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuk hakkında sonuç olarak belirlenen 100 gün ile aynı Kanunun 52/1-2. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun ekonomik durumu ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurulup, 1 gün karşılığı takdiren 20,00 TL olarak tayin edilen miktarın çarpılması suretiyle neticeten suça sürüklenen çocuğun 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.