YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9604
KARAR NO : 2022/10850
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle öldürme
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, sanıklar … ve …’in ortakları ve her ikisinin de münferiden temsile yetkili oldukları … Sistem İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.‘nin yapımını üstlendikleri … tarafından ihale edilen Kınık ilçesi ve bağlı köylerindeki elektrik dağıtım şebekeleri bakım onarım işini, ihale konusu hizmetin tamamı veya bir kısmının alt yüklenicilere yaptırılamayacağı sözleşmede hüküm altına alınmış olmasına rağmen taşeron olarak sanık …’ya verdikleri, …’nın işin yapımı sırasında kullanılmak üzere sanık …‘dan kazıyıcı ve yükleyici cinsindeki hidromek marka kepçeyi kiraladığı, 08.12.2011 günü saat 14.30 sıralarında sanık …’ın çalışanı olan kepçe operatörü katılan sanık …’ın sevk ve idaresindeki kepçe ile, çift yönlü çıkış eğimli hafif virajlı köy yolunda çalışma sahasına giderken … motorunun stop etmesi sonucu kontrolsüz şekilde geri geri gelen kepçenin yoldan çıkarak devrilerek ters dönmesi sonucu, sanık … tarafından operatöre … sahasının yolunu tarif etmek üzere … makinasına bindirilen ve … makinası kabininde ayakta yolcu olan yüklenici … çalışanı …’in ölmesi, katılan sanık …’ın vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı,
Makina mühendisi bilirkişinin düzenlediği 18.01.2012 tarihli raporda, … üzerinde yaptığı incelemeler neticesinde kazanın motorun devrilmeden önce stop etmesi nedeniyle olduğunu, motor stop haldeyken servis freninin çalışmasını sağlayan hidrolik akümülatörün arızalı olması nedeniyle servis freninin tutmadığını tespit ettiği olayda,
1-Sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükme esas alınan ve oluş ve kapsamına uygun olan makina mühendisi … güvenlik uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin düzenlediği 03/04/2015 tarihli raporda; operatör sanık …’ın, kepçenin stop etmesi karşısında yapması ve uyması gereken kurallara uymaması, mekanik olarak kumanda edilebilen park freni devrilme esnasında arızalanmadıysa park frenini tatbik ederek, yine motor stop halindeyken kumanda edilebilen kepçe yere indirilerek makinanın durdurulmaması, park freni kazadan önce arızalı ise çalışmaya başlamadan önce kontrol etmeyerek, yine çalışmaya başlamadan önce fren, hidrolik motor şanzıman ve diğer aksamların kontrolünü yapmayıp karşılaştığı sorunları amirine bildirmeyerek, işveren tarafından … makinası kabinine binmesi talimatı verilmiş olsa dahi öleni kabine almaması gerektiğinden tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla mahkemenin sanık …’ın mahkumiyetine yönelik kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın kusuru olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin eksik incelemeye yönelik temyiz sebeplerinin reddine ancak;
I)Sanık hakkında TCK’nın 85/1. maddesi uyarınca temel hapis cezasının 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlendikten sonra TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulanırken cezanın “2 yıl 1 ay hapis cezası” olarak tayini yerine “1 yıl 13 ay hapis cezası” olarak hatalı hesaplanması neticesinde sonuç adli para cezasının 15.200TL yerine, 15.100 TL olarak eksik belirlenmesi,
II)Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün (5) nolu bölümün ikinci paragrafında yer alan “1 yıl 13 ay” ibaresi çıkarılıp yerine “2 yıl 1 ay” yazılması, (5) nolu bölümün üçüncü paragrafında yer alan “50/1-a,4 maddesi gereğince” ibaresinden sonra gelen kısım çıkarılarak devamına “adli para cezasına çevrilmesine, TCK‘nın 52/3. maddesi gereğince tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine, TCK‘nın 52/2.maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL hesabıyla 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve …’nın mahkumiyetlerine ilişkin sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükme esas alınan ve dosya oluş ve kapsamına uygun olan makina mühendisi … güvenlik uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin düzenlediği 03/04/2015 tarihli raporda; sanık …’ın kazanın meydana gelmesine neden olan kepçenin, gerekli ve yeterli düzeyde bakımlarını yaptırmaması, kepçe operatörüne gerekli ve yeterli özgün … makinası eğitimi ve … güvenliği eğitimi vermemesi sebebiyle olayın meydana gelmesinde asli kusurlu,
Sanık …’nın kepçe sahibi sanık … ile … makinası kiralama sözleşmesi akdetmiş ise de operatör sanık …’ın işe başlamadan önce … güvenliği konusunda gerekli ve yeterli düzeyde eğitim vermemesi, çalışanın … güvenliğini kendi dikkatine bırakması, alınacak tedbirleri çalışanın görgüsüne, dikkatine ve tecrübesine bırakması, … kazalarının önüne geçebilecek sistemi kuramaması, … yerinde … disiplini tesis etmemesi, işin doğru ve güvenli bir şekilde yapılması hususunda gerekli tedbirleri almaması, işin güvenli bir şekilde yapılmasını sağlayacak uygun ortam şartlarını sağlamaması, duyarsız davranması, meydana gelebilecek tehlikeleri öngörememesi, işin bir plan dahilinde kontrol altında yürütülmesini sağlamaması, … makinası ile alakalı özgün bir eğitim verilmesini sağlamaması, ölen …’e operatör sanık …’a kılavuzluk etmesi için talimat vermiş olması, ölenin … makinası kabinine binmesini sağlaması, çalışma sırasında operatörün sevk ve idaresinde bulunan … makinasına karşı gördüğü yetersizlikler ve acemilikler karşısında gereken tedbirleri almaması, çalışanlar üzerindeki denetim ve gözetim görevlerini objektif olarak yerine getirmemesi neticesinde olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduklarının belirtildiği anlaşılmakla, mahkemenin sanıklar … ve …’nın mahkumiyetlerine yönelik kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafinin, sanığın kusurlu olmadığına, kararın hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğuna yönelik, sanık … müdafinin raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğine, sanığın kusuru olmadığına, illiyet bağı olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik, katılan vekilinin eksik incelemeye yönelik temyiz sebeplerinin reddine ancak;
Sanıklar hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün (2) nolu bölümün üçüncü paragrafında yer alan “50/1-a,4 maddesi gereğince” ibaresinden sonra hükme “adli para cezasına çevrilmesine, TCK‘nın 52/3. maddesi gereğince tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine,” ibaresinin eklenmesi ve hükmün (1) nolu bölümün üçüncü paragrafında yer alan “50/1-a,4 maddesi gereğince” ibaresinden sonra hükme “adli para cezasına çevrilmesine, TCK‘nın 52/3. maddesi gereğince tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-…’ın mahkumiyetine ilişkin sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükme esas alınan ve dosya oluş ve kapsamına uygun olan makina mühendisi … güvenlik uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin düzenlediği 03/04/2015 tarihli raporda; işi taşerona devretmiş olsalar dahi çalışanlara gerekli ve yeterli düzeyde eğitim verilmesini sağlamaması, … güvenliğinin sağlanması için gerekli ve yeterli her türlü tedbirlerin alımasını sağlamaması, işin güvenli şekilde yapılmasını sağlayacak uygun ortam şartlarını sağlamaması, ihale konusu işin alt işverene verilmesinin yanı sıra çalışanlar üzerindeki denetim ve gözetim görevlerini yerine getirmemeleri nedeniyle tali kusurlu olduklarının belirtildiği anlaşılmakla, mahkemenin sanığın mahkumiyetine yönelik kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın kusuru olmadığına, raporlardaki çelişkilerin giderilmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik, katılan vekilinin eksik incelemeye yönelik temyiz sebeplerinin reddine ancak;
I)Sanık hakkında TCK’nın 85/2. maddesi uyarınca temel hapis cezasının 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlendikten sonra TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulanırken cezanın “2 yıl 1 ay hapis cezası” olarak tayini yerine “1 yıl 13 ay hapis cezası” olarak hatalı hesaplanması neticesinde sonuç adli para cezasının 15.200TL yerine, 15.100 TL olarak eksik belirlenmesi,
II)Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün (3) nolu bölümün üçüncü paragrafında yer alan “1 yıl 13 ay” ibaresi çıkarılıp yerine “2 yıl 1 ay” yazılması, (3) nolu bölümün üçüncü paragrafında yer alan “50/1-a,4 maddesi gereğince” ibaresinden sonra gelen kısım çıkarılarak devamına “adli para cezasına çevrilmesine, TCK‘nın 52/3. maddesi gereğince tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine, TCK‘nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL hesabıyla 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4- Sanık …’in mahkumiyetine ilişkin sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
I)Sanığın şirketin idare ve finans işleriyle uğraştığını beyan ettiği, bu hususun diğer şirket ortağı ve yetkilisi sanık …’tan sorulması ve sanıkların aralarında şirketin idare, finans, saha denetimi konularında görev ayrımının olup olmadığı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek mahkumiyetine karar verilmesi,
II)Sanıklar hakkında TCK’nın 85/2. maddesi uyarınca temel hapis cezasının 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlendikten sonra TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulanırken cezanın “2 yıl 1 ay hapis cezası” olarak tayini yerine “1 yıl 13 ay hapis cezası” olarak hatalı hesaplanması neticesinde sonuç adli para cezasının 15.200TL yerine, 15.100 TL olarak eksik belirlenmesi,
III)Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.