Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/9730 E. 2020/6493 K. 26.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9730
KARAR NO : 2020/6493
KARAR TARİHİ : 26.11.2020

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm: TCK’nın 85/2, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 12.03.2020 tarihli, 2020/1292 Esas, 2020/857 Karar sayılı ”istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine” ilişkin karar, katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Olay günü sanığın, çalıştığı rehabilitasyon merkezine ait ve 7 koltuk kapasiteli otomobilde kendisi dahil 8 kişi bulunduğu halde, meskun mahal dışında, hız sınırının 120 km olduğu eğimli ve yağış sebebiyle ıslak zeminli çevre yolunda en sol şeritte seyir halinde iken, kendi beyanına göre havanın yağmurlu ve yerin ıslak olması sebebiyle aracının kayması ile hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağında bulunan demir bariyer başlangıcına çarpıp takla atarak durması şeklinde meydana gelen olayda; sanığın, yağışlı havada ıslak zeminli yolda aracında istiap haddini aşacak şekilde yolcu bulundurduğu halde mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyretmek suretiyle asli kusurlu eylemi ile aracında bulunan 3 kişinin ölümü ile birlikte 4 kişinin de yaralanmasına sebebiyet verdiği; mağdurlardan …’in vasisinin sanıktan şikayetçi olduğu; kaza tarihinde ve halen 15 yaşından küçük olan mağdurlar … ve … adına soruşturma aşamasında şikayetçi olan anne …’ün, kovuşturma aşamasında gerek kendi yaralanması yönünden gerekse de çocuklarının yaralanması yönünden sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi üzerine mağdurlar … ve …’in yaralanması yönünden şikayetten vazgeçildiği kabul edilmiş ise de, henüz 15 yaşından küçük olmaları sebebiyle şikayet haklarını müstakilen kullanma imkanları bulunmayan yaşı küçük mağdurlar adına bu hakkın evlilik birliği içerisinde anne ve baba tarafından müştereken kullanılabileceği, mağdurların annesi …’ün şikayetten vazgeçme beyanının ancak mağdurların babası …’ün vazgeçmeye muvaffakat etmesi halinde hukuki sonuç doğurabileceği, nitekim sadece soruşturma aşamasında beyanı alınan baba …’ün 12.07.2019 tarihli beyanında sanıktan şikayetçi olduğunu belirttiği gözetildiğinde, mağdurların babası müşteki …’ün mağdurların yaralanması yönünden şikayetçi olup olmadığına ve anne …’ün şikayetten vazgeçmesine muvaffakat edip etmediğine yönelik beyanının alınması, şikayetçi olması halinde mağdurlar … ve …’in yaralanması yönünden sanıktan şikayetin bulunduğu kabul edilerek ve ayrıca yaşı küçük mağdurların vekille temsil edilmediği de göz önüne alınıp CMK’nın 234/3. maddesi gereğince mağdurlara vekil tayin edilmesi suretiyle, şikayet hususundaki tüm bu eksiklikler tamamlanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
2-Dosya içerisinde yer alan sürücü belgesi bilgilerine göre sanığın aynı belge numarası altında M, F, D1, B, B1 sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, ilk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında TCK’nın 53/6. maddesi gereğince sürücü belgesinin bir bütün halinde geri alınmasına karar verilmiş ve istinaf mercii olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararında, yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yapan sanığın somut olaya konu taksirle öldürme suçu sebebiyle M, F, D1 ve B1 sınıfı sürücü belgelerinin geri alınamayacağına ve sadece B sınıfı sürücü belgesinin geri alınabileceğine hükmolunarak bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmüne yönelik istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş ise de; F, B1 ve M sınıfı belgeler ile otomobil kullanılması mümkün olmamakla birlikte, B sınıfı sürücü belgesi ile otomobil kullanılmasının, D1 sınıfı sürücü belgesi ile de minibüs ve otomobil kullanılmasının mümkün olması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 53/6. maddesindeki hükümlerin uygulanmasına karar verilirken yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığı gözetilerek hem B sınıfı hem de otomobil kullanılmasına imkan veren D1 sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 12.03.2020 tarihli ve 2020/1292 Esas, 2020/857 Karar sayılı “düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” dair hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri ile hükmedilen ceza ve tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına müzekkere yazılmasına, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK’nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesi ile değişik 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 26.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.