Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/9825 E. 2023/1588 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9825
KARAR NO : 2023/1588
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar …, … ve … hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ilgaz Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/73 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat hükmü tesis edilmiş, sanıklar …, … ve … hakkında 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.10.2020 tarihli, 2016/90461 sayılı ve sanıklar …, … ve … hakkında tesis edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik iade, sanıklar … ve … hakkında tesis edilen beraat hükümleri yönünden onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıklar …, … ve … hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükmü tesis edilmesi karşısında katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin ve sanıklar … ile …’nın savunmalarına itibar edilerek haklarında beraat hükmü tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanıklar … ve … hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
“Her ne kadar sanıklar … ve …’nın üzerlerine atılı fikir ve eylem birliği içerisinde müşterek fail olarak hareket ederek 1. derece arkeolojik sit alanı olan yerde kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yaptıkları gerekçeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 37/1 yollamasıyla 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 74/1-1.c maddesi gereğince cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanıklar … ve …’nın diğer sanıklar … ve …’ın yanlarına merak ettikleri için geldiklerine dair soruşturma aşamasından itibaren tutarlı savunmaları ile diğer sanıkların birbirleri ile uyumlu beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanıklar … ve …’nın savunmalarına itibar edilmiş olup, sanıkların cezalandırılmalarını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi gereğince sanıkların beraatlerine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.”

2. Olay günü Ilgaz ilçesi, Yazı Köyü Mevkii’nde kaçak kazı yapılacağı duyumunun alınması üzerine saat 01.30 sıralarında olay yerine giden kolluk kuvvetleri tarafından 4 erkek şahsın kazı yaptığının görülmesi üzerine dur ihtarında bulunulduğu, kazı mahallinde sanıklar … ve …’ın yakalandığı, sanıklar … ve …’nın karanlıktan faydalanarak kaçtıkları, sanık …’nın Yazı Köyü yol ayrımında gözcülük yaptığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

3. Kazı mahallinde 120 cm derinliğinde bir, 150 cm derinliğinde iki adet olmak üzere toplam üç adet yeni kazılmış çukur bulunduğu belirlenmiştir.

4. Dosya kapsamında mevcut 20.11.2015 tarihli arkeolog bilirkişi raporunda, dava konusu yerin … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 04.10.2006 tarih ve 1836 sayılı kararı ile tescilli 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığı belirtilmiştir.

5. Sanıklar … ve … aşamalarda değişmeyen savunmalarında, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar …, … ve …’nın kazı yapacaklarını duyduklarını, olay günü kazı mahalline merak ettikleri için gittiklerini, kesinlikle kazı fiiline iştirak etmediklerini, kazı mahalline gittiklerinde kazının bitmiş olduğunu ve kolluk kuvvetlerinin olay yerine geldiklerini, bu şekilde olaya karıştıklarını beyan ettikleri, sanıklar … ve …’de savunmalarında, sanıklar … ve Kadir’in kazı eyleminden nasıl haberdar olduklarını bilmediklerini, yanlarına geldiklerinde kazının bitmiş olduğunu, kendilerine yardım etmediklerini ifade etmişlerdir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Tesis Edilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden;
Sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
1. Dosya kapsamında mevcut tüm bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, sanıkların savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar … ve …’nın, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanıklar …, … ve … ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kültür varlıkları bulmak amacıyla kazı yaptıklarına dair somut, gerçekçi ve her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmalarını gerektirir delil elde edilemediği, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleriyle haklarında beraat hükmü tesis edilmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanıklar …, … ve … Hakkında Tesis Edilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ilgaz Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/73 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararına yönelik kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ilgaz Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/73 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararında katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.