YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9826
KARAR NO : 2022/10770
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : Sanık … Karafa yönünden; CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili, sanık … vekili, sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … müdafilerinin, müvekkilleri hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazları üzerine verilen 22/06/2016 tarihli, 2016/683 değişik … numaralı karara karşı temyiz yoluna başvurmadıkları gözetildiğinde bu hususta karar verilmesine yer olmadığından, bu kararlara ilişkin mahalline iade öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
(I)Sanık … müdafinin yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Her ne kadar sanık … müdafii, sanık hakkında verilen beraat kararını temyiz etmişse de, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda yalnızca sanığın trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek hareketi neticesi kaza gerçekleşmesi durumunda, varsa kazadan dolayı aracı hasar gören yahut yaralanan kimselerin katılan sıfatına haiz olacağı gözetildiğinde, katılan sıfatı ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmayan sanık müdafinin yapmış olduğu temyiz başvurusunun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
(II)Sanık … müdafinin ve katılan … vekilinin yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Şikayetçi olduğunu beyan etmesine rağmen, katılma hakkı kendisine hatırlatılmayan, şikayetçinin, CMK’nın 260. maddesi gereğince, katılan sıfatı alabilecek surette, suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, aracın hasar görmesi sebebiyle, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçinin, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre katılan sanık … vekili ile katılan … vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine; ancak;
Sanık sürücü … idaresindeki otomobiliyle, gece vakti, meskun mahal dışı, aydınlatmanın bulunmadığı, bölünmüş asfalt kaplama karayolunda seyrederken, … Rampası Mevkiindeki olay mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle orta refüjdeki kanala düşerek, aracının sol şeridi kısmen kapatacak şekilde kaldığı, arkadan gelen sanık sürücü …’nin idaresindeki kamyonetini arkadan gelenler için uyarıcı herhangi bir levha bırakmaksızın kazaya karışanlara yardım için sol şerit üzerinde park ettiği, akabinde arkadan gelen sanık sürücü …’nın kullandığı otomobille, sol şerit üzerinde önlemsizce duran kamyonete arkadan çarpmasıyla, sanık sürücü …’nın ve aracındaki yolcu …’in yaralandıkları,
Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; 1.00 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulü gerektiği; ayrıca; 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48. maddesinin ”1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” şeklindeki 6. fıkrasına göre, 1.00 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası … kullanılmasının TCK’nın 179/3. maddesindeki suça vücud vereceği,
Saat 23:55’te gerçekleşen kazanın ardından sanık sürücü …’nın 00:29’da yapılan kan testinde 0,0465 promil alkollü olduğunun anlaşıldığı, tespit edilen alkol promil miktarı ve dosya içeriğine göre, sanığın alkolün etkisi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair bir delil ve dışa yansıyan davranışları ile ilgili olumsuz bir tespitin bulunmadığı gibi sanığın başka bir eylemi ile trafik güvenliğini tehlikeye soktuğuna dair herhangi bir emarenin dosya kapsamında mevcut olmadığı dikkate alındığında, yasal unsurları oluşmayan atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan CMK’nın 223/2-a maddesi gereği beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde farklı fıkradan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan sanık … vekilinin ve katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükümden C fıkrasındaki ”ise de” ibaresinden sonraki kısmın çıkartılarak yerine ”yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması sebebiyle CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine” ibaresinin eklenerek, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 27/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.