Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/105 E. 2023/3189 K. 21.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/105
KARAR NO : 2023/3189
KARAR TARİHİ : 21.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/382 E., 2016/468 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gölhisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/382 Esas, 2016/468 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.01.2021 tarihli, 2016/373199 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
“Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Mahkememizin 2015/43 esas sayılı dosyasında yargılanan tanık …’un Korkuteli ilçesi, Küçüklü Köyünde …’in yanında kepçe operatörü olarak çalıştığı, yine özel şahısların işlerini de ücret karşılığında yaptığı, suç tarihinde köy kahvehanesini işleten tanık …’in…’ı çağırdığı, Çavdır ilçesi, Anbarcık Köyünden gelen … isimli şahsa kepçe lazım olduğunu söylediği, …’ın da … isimli şahıs ile telefonda ve yüz yüze kahvenin önünde pazarlık ederek 300,00 TL’ye anlaştığı ve parayı peşin olarak aldığı, …’ın olay günü yalnız olarak Anbarcık köyü yaylasına geldiği, … isimli şahsın…’ı yaylada beklediği ve kazılacak yeri gösterdiği, …’ın bu yerde yaklaşık 1.5 saat kadar çalıştığı, jandarma görevlilerine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma ekiplerinin geldiği, kazı yapılan yerin 1. derece arkeolojik sit alanı olduğunun tespit edildiği, …’ın bu yerin sit alanı olduğunu bilmediği, … isimli şahsın kendisine gösterdiği ve tapulu arazisi olarak bildiği alanda kazı yaptığı yönündeki savunmalarına itibar edilerek hakkında beraat kararı verildiği, soruşturma dosyası tefrik edilen … isimli şahsın sanık … olduğunun tespiti üzerine sanık hakkında da aynı suçtan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın fotoğraflarının teşhis amacıyla … ve …’e gösterildiği ancak her iki şahsın da kazı yaptıran ve … olarak bildikleri şahsın sanık olup olmadığını kesin ve net bir şekilde teşhis edemedikleri anlaşılmış, sanığın da suçlamayı kabul etmediği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müsnet suçtan beraatine yönelik hüküm tesis edilmiştir.”

2. Olay günü saat 15.45 sıralarında kolluk kuvvetlerini arayan bir şahsın, Anbarcık Köyü Yaylasında kabartmaların bulunduğu kayalarda kepçe ile kazı yapıldığı ihbarında bulunması üzerine 1. derece arkeolojik sit alanında kalan bölgeye giden jandarma personelinin yol üzerindeki iş makinesini durdurdukları, iş makinesi sürücüsü …’un ilk beyanında tarlada tek başına kuyu açtığını, işi bittiği için Küçüklü Köyü’ne döndüğünü, çalışma yaptığı tarlanın kime ait olduğunu bilmediğini söylediği, kendisinden çalışma yaptığı alanı göstermesinin istendiği, üzerinde kabartma bulunan bir kayanın altının kepçe ile kazıldığının görüldüğü, bu sırada…’ın, tanımadığı bir şahsın kendisine bu noktayı gösterip 300 TL karşılığında kazmasını istediğini, kendisinin de kepçe ile yaklaşık bir buçuk saat kazı çalışması yaptığını, 3 metre derinliğinde 5 metre çapında bir çukur açtığını beyan ettiği, …’ın beyanında belirttiği telefon numarası arandığında kendisini … olarak tanıtan kişinin kepçe kiralanması olayından haberi ve bilgisi olduğunu ancak tam olarak kendisinin kepçeyi kiralamadığını söylediği anlaşılmıştır.

3. Sanık … savunmasında, kepçe operatörü … ve kepçe sahibi olan şikayetçi …’i tanımadığını, pazarlama işiyle uğraştığı için suç tarihinde Burdur’a gitmiş olabileceğini, ürün tanıtımı için köy kahvelerinde toplantı yaptıklarını, ortamda değişik konuşmalar geçtiği için yanlış anlaşılmalar olabileceğini, kazı çalışması için kesinlikle kepçe operatörü çağırtmadığını, kimseye para vermediğini, izinsiz kazı yapmadığını, konuşmalarının yanlış aktarılmış olabileceğini beyan etmiştir.

4. Tanık … beyanında, ağustos ayında Küçüklü Köyü’nde işlettiği kahvehaneye daha önceden tanımadığı ve isimlerini bilmediği iki erkek şahsın gelip, Burdur’a bağlı Anbarcık köyünden geldiklerini söyleyerek, kepçe işi yapan birisi olup olmadığını sorduklarını, bunun üzerine …’u kahvehaneye çağırdığını, … ile iki şahsın kahvehanenin önünde konuştuklarını, hatırladığı kadarı ile saati 100 TL’den anlaştıklarını, daha sonra kahvehaneden gittiklerini, … isimli şahsın kim olduğunu bilmediğini beyan ettiği, sanık …’a ait fotoğraflar kendisine gösterildiğinde, fotoğraftaki şahsın olay günü kahvehaneye gelen şahıs olup olmadığını hatırlayamadığını ifade etmiştir.

5. Tanık…’ın da kendisine gösterilen fotoğraflardan sanığı teşhis edemediği anlaşılmıştır.

GEREKÇE
1. Sanığın fotoğraflarının teşhis amacıyla tanıklar … ve …’e gösterildiği ancak her iki tanığın da kazı yaptıran ve … olarak bildikleri şahsın sanık olup olmadığını kesin ve net bir şekilde teşhis edemedikleri, sanığın savunmasında atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan veilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gölhisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/382 Esas, 2016/468 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.09.2023 tarihinde karar verildi.