Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/10511 E. 2023/3785 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10511
KARAR NO : 2023/3785
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/61 E., 2020/1675 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 25.06.2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 16.09.2018 tarihinde bir gün gözaltında kaldığını, yapılan sorgusundan sonra hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını, ilk duruşmaya kadar hakkında verilen adli kontrol kararının devam ettiğini, müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken iddianame hazırlandığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiğini, müvekkilinin öğrenci olduğunu haksız yargılama ve adli kontrol tedbiri nedeniyle mağdur olduğunu, maddi ve manevi zarara uğradığından bahisle 30.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 03.04.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının dava ehliyetinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilerek süresinde açılmamış ise reddi gerektiğini, mahkemenin yetkili olup olmadığını, derdest dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacının zararını belgelendirmesi gerektiğini, davacı vekilinin özel vekaletnamesinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, gözaltına alınma işleminin hukuka uygun olduğundan davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminat talebinin fahiş olduğunu, öne sürmüştür.

3.Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2019/737 Esas, 2019/412 Karar sayılı kararı ile ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2020/61 Esas, 2020/1675 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkili hakkında gözaltı ve adli kontrol tedbiri uygulandığını, müvekkilinin haksız yere yargılandığını, mağdur olduğunu, öğrenci olduğu ve haksız yargılama nedeniyle endişe duyması nedeniyle okuldan izin alarak duruşmalara gitmek zorunda kaldığını, istinaf merciinin gerekçesiz hüküm kurduğunu, Anayasa Mahkemesi kararı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarından da anlaşılacağı üzere hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğunu, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/501 Esas – 2019/154 Karar sayılı dava dosyasında yol kesmek suretiyle yağma, bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından yargılandığı, 16.09.2018 tarihinde arasında gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 11.06.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı belirlenerek, 53,44 TL maddi, 350,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/501 Esas – 2019/154 Karar sayılı dava dosyasında nitelikli yağma suçundan yargılandığı, 16.09.2018 tarihinde arasında gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 29.05.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarında ve hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2020/61 Esas, 2020/1675 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.