YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10703
KARAR NO : 2023/892
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2017 tarihli ve 2016/950 Esas, 2017/288 Karar sayılı kararı ile sanığın taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2017/ 2136 Esas, 2020/1456 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci- ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi uyarınca neticeten 300 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 30 TL’den 9000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 20 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.12.2021 tarihli 2018/80378 sayılı temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi;
1. Katılana çarpmadığına,
2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 09.00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile kapıları açık vaziyette durağa yanaştığı esnada istikametine göre sağ tarafta kaplama üzerinden kaldırıma çıkmaya çalışan katılan yaya …’un iddiasına göre sırtında bulunan çuvala otobüsün ön sağ kapısıyla çarptığı, katılanın dengesini kaybederek yere düşerek 6. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, ilk derece mahkemesince dosyada mevcut DVD çözüm tutanağında müştekinin ne şekilde yaralandığının belli olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince katılanın soyut iddiası dışında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar verilmiştir.
2. Katılan “..Ben olay günü durakta bekliyordum. Sırtımda karpuz çuvalı vardı, durakta derken kaldırıma çıktım, çıkar çıkmaz sanığın kullandığı … durukta müşteri almak için kapısını açtı, kapılar açılır açılmaz sırtımdaki çuvala çarptı, dengemi kaybettim, yere düştüm daha sonra kalça kemiğim kırıldı, … hareket halinde değildi, kapının açılması benim dengemi kaybetmeme sebep olmuştur, ben sanıktan şikayetçiyim davaya katılmak istiyorum ” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Sanık savunmasında;
”… Olay günü … Ekspres marketin önünde yolcu durağına yaklaştığım sırada duraktan aşağıda sırtında çuval olan isminin daha sonra … olduğunu öğrendiğim şahıs duruyordu. Benim durağa yaklaştığımı görünce geri geri kaldırıma çıkmak istedi. Bu sırada ben park halinde bekliyordum ve otobüse yolcu alıyordum. Tam hareket edeceğim esnada o şahsın kaldırımın üzerinde kendi etrafında dönerek yere düştüğünü gördüm. Bende bu adama ne oldu böyle diye bir an dönüp ona baktım. Ancak benim otobüsüm dakika ile çalıştığı için hareket etmek zorunda kaldım. … ‘a ben çarpmadım. Zaten çarpmış olsam otobüse binen yolcular, duraktaki yolcular ve etraftaki insanlar beni uyarırdı. Ayrıca böyle bir şey olmuş olsaydı kesinlikle onu alıp hastaneye götürürdüm…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan tanık … Atıcı 18.11.2016 tarihli ifadesinde; “…18.10.2016 günü saat 09:00 sıralarında yukarıda adresini verdiğim işyerim olan … Ekspres mağazasının önünde bulunduğum sırada, işyerimizin tam önünde otobüs durağı bulunmaktadır. Bu durağın önünde kaldırımın aşağısında yaşlı bir amca bekliyordu, sırtında çuval vardı. Bu sırada durağa şehir içi özel … otobüsü yanaştı. … otobüsünün kapısı açıktı. … otobüsü durağa yanaştığı sırada yaşlı adam da sendeleyerek sırt üstü yere düştü. Yaşlı amcaya … otobüsünün çarpıp çarpmadığını tam olarak görmedim. Hemen yaşlı adamın yanına gittim … otobüsü şoförü düşen adama baktı ancak aracından inmedi ve yoluna devam etti…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. Adli Tıp Kurumu raporunda sanığın idaresindeki otobüs kapısının katılana/ taşıdığı çuvala çarptığının kabulü halinde;
”a) Sanık sürücü … idaresindeki … ile seyri sırasında durağa yanaşırken mahal şartlarını dikkate alıp müteyakkız seyretmesi, yolun sağ tarafında bulunan yayaya çarpmadan önce etkili tedbir alması gerekirken bu hususa riayet etmemiş sağa yönelerek yaklaştığı mahalde yönetimindeki otobüsün açık olan sağ ön kapısının istikametine göre sağ tarafta kaplama üzerinde bulunan müşteki yaya Abdullah Turguk’un sırtındaki çuvala çarpıp yayanın yere düştüğü olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu,
b) Müşteki yaya … yol üzerinde seyreden araçların seyir durumunu dikkate alması, sağa yönelerek gelen otobüs nedeniyle etkili korunma tedbiri alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip sanık sürücü idaresindeki aracın sağ ön kapısının sırtındaki çuvala çarpması ve dengesini kaybedip düşmesiyle gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile alt düzeyde tali kusurlu”
olduğu kanaati bildirilmiştir.
6. Sanığın adli sicil kaydının, cd görüntüleri ile cd çözümleme raporunun dosyada olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın kusur durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış, kusur raporu tüm dosya kapsamına uygun bulunarak, asli kusurlu olarak katılanın kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulünde isabetsizlik bulunduğu görülmüştür.
Sanığın temyiz istemi;
1. Hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin “Sanığın mağdurun zararlarını karşılamadığı ve hakkında daha önce HAGB kararı verildiği” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile uygulanmamasına karar verilmesinde hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılana çarpmadığı yönünden;
Dosyada mevcut DVD ve DVD çözüm tutanağında katılanın ne şekilde yaralandığının belli olmadığı, sanığın suçu kabul etmediği, soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan tanık … Atıcı’nın otobüsün katılana çarpıp çarpmadığını görmediği, Adli Tıp Kurumu raporunda katılanın dengesini kaybederek düşmesiyle mi sanığın çarpmasıyla mı yaralandığı hususunda kesin kanaate varılamadığı, katılanın beyanı dışında sanığın katılana çarptığı gösterir herhangi bir delil bulunmadığı, sanığın isnad edilen suçu işlediğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delille ispatlanamadığı, bu itibarla şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2017/ 2136 Esas, 2020/1456 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.