Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/10718 E. 2023/255 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10718
KARAR NO : 2023/255
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2014/963 Esas, 2015/483 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 oranında artırım yapılarak 2 yıl 16 ay hapis cezası, 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 21 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 1 yıl geri alınmasına karar verilmiştir.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2014/963 Esas, 2015/483 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.03.2021 tarihli ve 2020/585 Esas, 2021/2612 Karar sayılı kararı ile asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken eksik ceza tayin edilmesi, hesaplama hatası yapılarak “2 yıl 9 ay 10 gün” olarak belirlenmesi gereken sonuç cezanın “1 yıl 21 ay 10 gün” olarak hesaplanması suretiyle eksik tayin edilmesi, UYAP sorgusunda A2 ehliyeti olduğu görülen ve olay günü sevk ve idaresindeki otomobil ile kaza yapan sanığın suç tarihinde geçerli ve yeterli sürücü belgesi olup olmadığı araştırılmadan sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi, nedenleriyle 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı tutularak bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2021 tarihli 2021/528 Esas 2021/776 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis cezası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 artırım yapılarak 5 yıl 4 ay hapis cezası, 62 nci maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılarak 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 1 yıl 21 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 1 yıl geri alınmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Suçun uzlaştırma hükümlerine tabi olduğuna ve uzlaştırma işlemlerinin uygulanması gerektiğine,
2.Kusurun ölende olduğuna, bu hususun mahkemece değerlendirilmediğine,
3.Cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine,
4.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımların uygulanmamasına,
5.Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Olay tarihinde, gece saatlerinde sanık …’ın … ilçesinde … Cafe Bar isimli eğlence mekanında yaklaşık bir saat kadar kalıp alkol aldıktan sonra sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken ölen …’in sevk ve idaresindeki motosiklete çarparak olay yerinden kaçtığı, sanığın olaydan yaklaşık 7 saat sonra kolluğa teslim olduğu ve alınan kan örneğindeki alkol oranının 110 promil olduğu tespit edildiği, olay sonrasında … Devlet Hastanesine kaldırılan …’in vefat ettiği, sanığın bu eylemi ile TCK’nın 85/1, 22/3. maddelerinde belirtilen bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği kabul edilmiştir.
2…. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 14.09.2014 tarihli ölü muayene tutanağında …’in kafa kısmındaki çökme kırığı sonucu oluşan beyin kanamasına bağlı dolaşım ve solunum durması neticesinde öldüğü belirlenmiştir.
3.Bozyazı İlçe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 14.09.2014 tarihli raporda, sanıktan saat 09:32’de alınan kan numunesi üzerinde yapılan incelemede sanığın 1,1 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. … Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 14.09.2014 tarihli raporda, ölen …’ten saat 03:08’de alınan kan numunesi üzerinde yapılan incelemede ölenin 0,83 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.
4.Kaza tespit tutanağında sanığın 0,50 promilin üzerinde alkollü … kullanma ve trafik güvenliği ile ilgili yönetmelikte belirtilen yasak, zorunluluk ve yükümlülüklere uymak kurallarını ihlal ettiği, ölen …’in ise 0,50 promil üzerinde alkollü … kullanma kurallarını ihlal ettiği belirlenmiştir. 14.09.2014 tarihli polis memuru tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda sanığın alkollü … kullanma ve şerit izleme ve değiştirme kurallarına uyma kurallarını ihlal ettiği, ölenin alkollü … kullanma ve koruma başlığı – gözlüğü kullanma kurallarını ihlal ettiği belirlenmiştir. Mahallinde keşif sonucu düzenlenen 28.10.2014 tarihli trafik bilirkişi raporunda sanığın şerit izleme ve değiştirme kuralları ile alkolü … kullanma kurallarını ihlal etmesi nedeniyle %60 oranında, ölenin alkollü … kullanma nedeniyle %40 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. … Trafik İhtisas Dairesinin 15.12.2014 tarihli raporunda, sanığın 1,10 promil alkollü olduğu halde) sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, far ışığı altındaki görüş alanını gerektiği şekilde kontrol edip yolun sağını takiben seyrini sürdürmesi gerekmekte iken, bu hususlara riayet etmeyerek mevcut hızı ile yolu ortalar şekilde seyrini sürdürerek mahale yaklaştığı, karşı yönden “yolun ortasını takiben” gelen motosikleti gördüğünde çarpışmayı önlemeye matuf etkin fren ve sağa direksiyon tedbiri alacağı yerde mevcut konumunda seyrini sürdürerek karşı yönden gelen motosiklet ile çarpışmış olmakla asli derecede kusurlu olduğu, ölen sürücünün ise alkollü halde sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında, yola gereken dikkatini vermesi,mümkün olduğunca yolun sağını takiben seyrini sürdürmeye önem ve özen göstermesi gerekmekte iken bu hususlara riayet etmeyerek mevcut hızı ile yol ortasını takiben seyrini sürdürerek mahale yaklaştığı, karşı yönden gelen vasıtaya rağmen çarpışmayı önlemek adına fren ve sağa direksiyon tedbiri almadan otomobil ile çarpışmış olmakla tali derecede kusurlu olduğu belirlenmiştir.
5.Sanık savunmalarında, kazada kusuru olmadığını, motosiklet sürücüsünün kendisine çarptığını, telefonu bozuk olduğu için kolluk ve … ekiplerini arayamadığını, korktuğu için olay yerinden ayrıldığını, pişman olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece beraatine karar verilmesini, mahkumiyetine karar verilmesi halinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına muvafakati olduğunu ve lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.
6.Ölen …’in oğlu olan … ve eşi olan … sanıktan şikayetçi olup mahkemece katılmalarına karar verilmiştir.
7.Sanığın olay tarihinde geçerli E ve A2 sınıfı ehliyeti olduğuna dair sürücü belgesi detay bilgileri dosya içerisindedir.
8.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
9.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.12.2021 tarihli ve 2021/149791 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Olaydan yaklaşık yedi saat sonra yapılan ölçümde 110 promil alkollü ölçülen sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece saat 01.50 sıralarında meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, genişliği 5,7 metre olan iki yönlü düz eğimsiz stabilize kaplı kanal yolunda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde, aracının ön kısımları ile karşı yönden gelen sürücü …’in sevk ve idaresindeki motosikletin ön kısımlarının yol ortasında çarpışmaları sonucu sanığın asli kusurlu olarak motosiklet sürücüsünün ölümüne neden olduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Suçun Uzlaştırma Hükümlerine Tabi Olduğuna Ve Uzlaştırma İşlemlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan taksirle öldürme suçu uzlaştırma kapsamında olmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Kusurun Ölende Olduğuna Yönelik
Meydana gelen olayda ölen …’in alkollü … kullanması nedeniyle tali kusurlu olduğu anlaşılmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Cezanın Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Belirlenmesine Yönelik
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında belirlenen ceza miktarı bakımından isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Erteleme Ve Seçenek Yaptırımların Uygulanmamasına Yönelik
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanabilmesi için, yapılan yargılama sonunda sanığa hükmedilen ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası olmalıdır. Sanık hakkında hükmolunan iki yıldan fazla hapis cezası hakkında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
TCK’nın 51 nci maddesi birinci fıkrası uyarınca iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezasının ertelenebileceği düzenlenmiş olup, iki yıldan fazla hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının ertelenmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
TCK’nın 50 nci maddesi dördüncü fıkrasında, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olup, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilmekle sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5.Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine Yönelik
A.Sanığın isnat edilen suçu işlediği sabit olmakla, sanığın cezalandırılması bakımından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C.Sanığa ait 14.05.2014 tarihli 7012 belge numaralı E sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerekirken bilgileri sanığa ait olmayan sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
D…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2014/963 Esas, 2015/483 Karar sayılı sanığın neticeten 1 yıl 21 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve belirtilen cezanın sanık bakımından kazanılmış hak oluşturduğu hususunun CMUK 326/son maddesi gereğince infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmesi gerekirken, sanığın neticeten 1 yıl 21 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
E…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2021 tarihli 2021/528 Esas – 2021/776 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen B, C ve D bendlerinde belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde B ve C bentlerinde açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2021 tarihli 2021/528 Esas – 2021/776 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hükmün sürücü belgesinin geri alınmasına yönelik “7” numaralı bendinde yer alan “… Emniyet müdürlüğünden verilme 07/04/2010 tarihli 502889 belge numaralı B sınıfı” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “14.05.2014 tarihli 7012 belge numaralı E sınıfı sürücü belgesinin” ibaresinin yazılması, hükmün “8” nolu bendi çıkarılarak yerine “… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2014/963 Esas, 2015/483 Karar sayılı hükmünün sadece sanık müdafii tarafından temyizi üzerine bozulması nedeniyle sonuç ceza miktarı sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden, 5271 sayılı CMUK’un 326/son maddesi dikkate alınarak, sanık hakkındaki 1 yıl 21 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün İNFAZ AŞAMASINDA GÖZETİLMESİNE” ibaresinin yazılması ve hükmün hak yoksunluğuna ilişkin “9” numaralı bendin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.