Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/1167 E. 2023/1738 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1167
KARAR NO : 2023/1738
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2015/450 Esas, 2016/1207 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.12.2020 tarihli ve 2016/387113 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Eksik inceleme sonucu karar verildiğine,

2.Sanıkların birlikte suç işlediklerine,

3.Diğer temyiz sebeplerine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Her ne kadar sanıklar … ve … hakkında atılı suç nedeniyle cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; atılı suçu sanıkların işlediklerine dair dosya kapsamında sanıkların mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, sanıkların aşamalarda ısrarlı olarak kazıya katılmadıklarını, oradan geçerken diğer sanıkları gördüklerini, oradan ayrılıp giderlerken yolda Jandarmanın kendilerini aldığını savundukları, kolluk tutanağında bu iki sanığın kolluğa doğru gelirken yakalandığının belirtildiği, ayrıca diğer sanıkların savunmalarının da bu iki sanık savunmasını doğrular mahiyette olduğu, mahkumiyet kararı verilebilmesi için somut ve kesin delillere dayanılarak tam bir vicdani kanaatin oluşmasının gerektiği, zan ve tahmine dayalı olarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği, en küçük bir şüphenin dahi sanık lehine yorumlanmasının şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gereği olduğu, mahkememizce yapılan araştırma ve yargılama neticesinde mahkumiyete yeterli somut bir delile ulaşılamaması ve sanıkların atılı suçları işlediklerine dair tam bir vicdani kanaatin hasıl olmaması sebebiyle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği belirtilmiştir.

2. Sanık … savunmasında; “Hakkımdaki suçlamayı anladım, ancak suçlamayı kabul etmiyorum, ben sanıklardan sadece Ertan’ı beraber askere gittiğimiz için tanırım, diğerlerini tanımıyorum, olay tarihinde ben arkadaşım … ile birlikte pikniğe ve dolaşmaya gitmiştim, dönüşte ışık gördüm, konuşmalardan Ertan’ın sesini tanıdım ve yanına geldim, bir süre konuşup yanından … ile birlikte ayrıldım, yanlarından bayağı bir uzaklaşmıştık, jandarma bizi durdurdu, ben kazı yapmadım, beraatimi isterim.” demiştir.

3. Sanık … savunmasında; “Hakkımdaki suçlamayı anladım, ancak kabul etmiyorum, olay tarihinde saat 4 sıralarında arkadaşım … beni aradı ve pikniğe gidelim dedi, ben motorsiklet ile arkadaşımın yanına gittim, daha sonra saat 07:30-08:00 gibi aşağıya gelirken ışık gördük ve seslendik, …, Ertan’ın sesini tanıdı ve yanına gidelim dedi, yanlarına gittik, Ertan dışındakileri tanımıyorum, 5 dk konuştuktan sonra yanlarından ayrıldım, yolda jandarma bizi durdurup terör istihbaratı var deyip bizi aldı, kesinlikle kazı yapmadım, kazı yapacak olsaydım motorsikletim ile gitmezdim, beraatimi isterim.” demiştir.

4.Temyiz dışı sanık … savunmasında; “Hakkımdaki suçlamayı anladım, Anayasanın 2. maddesinde devletin sosyal bir hukuk devleti olduğu yazılıdır, eğer sosyal bir devlet olsaydı ben bu suçu işlemezdim, 17 yıldır inşaat işçisiyim, sosyal güvencem bir yıl bile değildir, 380 gündür, sabah 7, akşam 7 çalışırım, ancak ekmek paramı sağlıyorum, devlet birey olarak benim güvencemi sağlayamaz ise benim yapacak birşeyim kalmıyor, bu ülkede bir akşam yemeği benim bir aylık kazancıma eşit geliri olan insanlar vardır, kazı yaptığımı kabul ediyorum, beraatimi isterim.”demiştir.

5. Temyiz dışı sanık … savunmasında; “Eski savunmalarımı tekrar ederim, kazı yaptığım doğrudur, … ve … isimli arkadaşlar yanımızda yoktu, onlar sonradan üzerimize geldiler ve yanımızdan ayrıldılar.” demiştir.

6. Temyiz dışı sanık … savunmasında; “Hakkımdaki suçlamayı anladım, maddi sıkıntılardan dolayı kazı yaptım, … ve … bizimle değillerdi, kendilerini tanımıyorum, bizimle birlikte değillerdi.” demiştir.

7. Temyiz dışı sanık … savunmasında; “Hakkımdaki suçlamayı anladım, olay tarihinde arkadaşlarım olan Cezmi ve Cengiz Gür kazı yapmak amacıyla gidelim dediler, yanlarında tanımadığım bir şahıs da vardı, ilk başta kabul etmedim ancak sonradan birlikte gittik, onlar yaptılar, burada diğerleri bir miktar kazı yaptılar ancak ben kazı yapmadım, daha sonra olay yerine jandarma geldi, olay yerinde dördümüz vardı.” demiştir.

8. Mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan arkeolog bilirkişi raporu ile, dava konusu yerin I. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiş Antik Nora Kenti Ören Yeri sınırları içerisinde kaldığı tespit edilmiştir.

9. Keşif sırasında sanık … beyanında; “Yapılan keşfe bir diyeceğim yoktur. Bu köyden değiliz. Duyum üzerine bir miktar kazdık. Daha sonra … yağıdı için bırakıp ayrılırken yaklaşık 500 metre ileride Jandarma bizi gördü. Hakkımızda işlem yaptı. … ve … tesadüfen bizi görüp yanımıza geldi.” demiştir.

10. Keşif sırasında sanık … beyanında; “Yapılan keşfe bir diyeceğim yoktur, …’ın anlattıklarına katılıyorum.” demiştir.

11. Keşif sırasında sanık … beyanında; “Yapılan keşfe bir diyeceğim yoktur. …’ın anlattıklarına katılıyorum. Fakat biz kazmadık. Arazi kayalıktır. Sadece toprak üzerindeki kayları temizledik. … yağdığı için bıraktık.” demiştir.

IV. GEREKÇE
1. Olay günü Nora Ören yerinde izinsiz kazı yapıldığı ihbarı üzerine kolluk ekiplerince saat 20.00 sıralarında yaya olarak olay yerine intikal edildiği, olay yeri görgü tespit tutanağı içeriğine göre, uzaktan yapılan gözetleme el fenerli çok sayıda şahsın ellerinde kazma küreklerle kazı yaptıklarının kazma kürek seslerinden anlaşıldığı, kolluk ekiplerince şahıslara 100 metre mesafeye kadar yaklaşıldığı, şüphelilerden iki kişinin kazı yapılan bölgeden ayrılarak patika yoldan hareketlendiği, ekipleri fark etmeyerek asayiş timinin üzerine doğru yaya olarak geldikleri ve yakalandıkları, bahsi geçen iki şahsın sanıklar … ve … oldukları, kazı alanında ise ellerinde kazma kürekler ile temyiz dışı sanıkların yakalandığı, … ve…ın aşamalardaki savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, olay günü birlikte pikniğe gittiklerini, tesadüfen kazı yapan şahısların yanından geçtiklerini, …’ın Ertan’ı daha önceden tanıdığını ve Ertan ile konuştuğunu, kesinlikle kazı eylemine katılmadıklarını beyan ettikleri, temyiz dışı sanıkların beyanlarının da benzer mahiyette olduğu dosya kapsamında, sanıklar … ve…ın kazı yaparken suç üstü yakalanmadıkları, olay yerinden kolluk ekiplerine doğru yaya halde gelirken yakalandıkları, üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2015/450 Esas, 2016/1207 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2023 tarihinde karar verildi.