YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1792
KARAR NO : 2023/881
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/576 Esas, 2015/912 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/576 Esas, 2015/912 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03.12.2019 tarihli ve 2019/5460 Esas, 2019/11325 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin yasal olmayan gerekçe ile uygulanmadığı ve kabule göre de hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken esas alınan tam gün sayısının gösterilmediği gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/18 Esas, 2020/448 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 14.02.2021 tarihli tebliğnamesi ile dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereği basit yargılama hükümleri uyarınca yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle hükmün sair hususlar incelenmeksizin bozulması görüşü ile Dairemize tevdi etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği sanığın alkollü olmasının güvenli sürüş yeteneği olmadığını kanıtlamayacağından beraatine kadar verilmesi gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine veya 5273 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İddia, savunma ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanığın idaresinde bulunan … plaka sayılı … ile seyir halindeyken trafik ekiplerince yapılan kontrolde, sanığın alkolmetre ölçümüne göre 1.75 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48 inci maddesinin altıncı fıkrasında “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 214 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır” hükmünün yer aldığı, yine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.02.2012 tarih ve 2012/12992 Esas 2012/5144 Karar sayılı “1,00 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulünün gerekir” şeklindeki içtihadı dikkate alındığında; sanığın alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare etme durumunda olmamasına rağmen … kullanarak üzerine atılı suçu işlediği tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı müsnet suçtan cezalandırılmasına, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlemiş olduğu nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesine, netice cezanın nev’i göz önünde bulundurularak yasal şartlar oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 51 inci ve 53 üncü maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
2.Sanık aşamalarda alkollü olarak … kullandığını kabul etmiştir.
3.Sanığa ait adli muayene raporu ve alkolmetre ölçüm çıktısı dava dosyasında mevcuttur.
4. Kolluk görevlileri tarafından tutulan 17.05.2015 tarihli tutanak dava dosyasında yer almaktadır.
IV. GEREKÇE
1.Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2.5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesince yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan ”Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
3.11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi ile değişik, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48 inci maddesinin ”1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” şeklindeki 6 ıncı fıkrasına göre, 1.00 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası … kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda, sanık müdafiinin sanığın güvenli sürüş yeteneğini kaybetmediğinden beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
4.5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen ertelemeye dair hükümlerin uygulanmamasına ilişkin mahkemenin takdiri yerinde olmakla sanık müdafiinin bu hususlara ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/18 Esas, 2020/448 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.