Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/2016 E. 2021/7358 K. 27.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2016
KARAR NO : 2021/7358
KARAR TARİHİ : 27.10.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bilak Madencilik şirketinin hissedarı ve yetkilisi olan sanık hakkında, işlettikleri maden ocağına yol yapımı için kendilerine izin verilen alanın dışına çıkarak mülga Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 29.04.2011 tarih ve 7073 sayılı kararı ile tescil edilen 1.derece doğal sit alanı içerisinde izinsiz yol çalışması yaptıkları iddiasıyla açılan kamu davası ile ilgili olarak; Orman muhafaza memurları tarafından düzenlenen 14.05.2012 tarihli suç tutanağında Mumcular Orman İşletme Şefliğinin 35 nolu bölmesinde 1548,6 m2 ve Bodrum Orman İşletme Şefliğinin 120 nolu bölmesinde 1676,6 m2 olmak üzere toplamda 3225,2 m2 lik 1. derece doğal sit alanda izinsiz işgal ve faydalanmada bulunulduğunun belirtildiği, Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 18.03.2014 tarihli cevabi yazısında; Bilak Madencilik Ltd. Şti’nin yapmış olduğu yolun kısmen mülga Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 29.04.2011 tarih ve 7073 sayılı kararı ile tescil edilen 1. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının belirtildiği, mahkemece arkeolog, kadastro ve orman yüksek mühendisi eşliğinde mahallinde icra edilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, dava konusu yolun devlet ormanı içerisinde kaldığı, mevcut köy yolundan ocağa doğru açılan yaklaşık 750 metrelik kısmının 1. derece doğal sit alanı içinde kaldığının anlaşıldığı, her ne kadar mahkemece sit kararının ilan edilmediği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de dosya kapamında bulunan 23.07.2011 tarihli ‘Hammadde – Maden Arama/İşletme/tesis ve alt yapı tesis izin sahalarına ait teslim tesellüm tutanağı’ nda; “1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısımda çalışılırken müze müdürlüğünden gelecek uzman nezaretinde yapılması kaydı ile teslim edilmiştir” ibaresinin yer aldığı, anılan tutanakta her ne kadar doğal sit alanı yerine arkeolojik sit alanı olduğu belirtilmiş ise de sit alanında olduğu ve yapılacak müdahalelerin izne tabi olduğunun bilinmesi gerektiği, kaldı ki dava konusu yerin devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu ve dolayısıyla eylemin hukuka aykırı zeminde gerçekleştirildiği, ayrıca izin dışına çıkılan alan için daha önceden şirket tarafından kiralama talep edildiği ancak bununla ilgili sürecin sonuçlanması beklenilmeden izinsiz olarak müdahale edildiği sabit olmakla sanığın izinsiz müdahalede bulundukları yerin sit alanı içerisinde kaldığını bildiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu dikkate alınarak sahibi ve yetkilisi olduğu şirket adına hareket eden sanığın 1. derece doğal sit alanı olduğunu bildiği alan içerisinde izin almadan fiziki müdahalede bulunduğu anlaşılmakla;
Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi veya büyükşehir belediye başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin suç tarihinde koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu araştırılarak kapsadığının tespiti halinde, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi, kapsamadığının tespiti halinde ise aynı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “25/05/2012” olarak belirtilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.