Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/206 E. 2023/4420 K. 26.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/206
KARAR NO : 2023/4420
KARAR TARİHİ : 26.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/464 – 2016/334
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2014/464 Esas, 2016/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.01.2021 tarihli, 2016/356453 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
“Her ne kadar sanık … hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın aşamalarda değişmeyen ve aksi kanıtlanamayan savunmaları ile üzerine atılı suçlamaları reddetmesi ve bu savunmalarında mahkememizce yapılan keşif ve bu keşfe istinaden düzenlenen bilirkişi raporları ve tanık beyanları ile doğrulanması, diğer taraftan ise sanık tarafından değiştirildiği iddia edilen iki adet hezen tabir edilen kerestenin suça konu küçük yapının iç tarafında bulunması nedeni ile dışarıdan görünmüyor olması ve kaldı ki söz konusu kerestelerin de tanık beyanları ve sanık savunmaları ile yaklaşık 20-25 yıl kadar önce değiştirildiğinin iddia edilmesi karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin olarak her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden sanığın beraatine dair hüküm verilmiştir.”

2. Sanık tarafından, Mülga Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12.11.1999 gün ve 1123 sayılı kararı ile tescilli 1. derece doğal sit alanında, Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 04.07.2012 gün ve 325 sayılı kararı ile tescilli 1. derece arkeolojik sit alanında kalan, tapuda 12.044,00 metrekare bağ vasfıyla 280 ada, 10 parselde kayıtlı taşınmazda izinsiz bağ evi tadilatı, sondaj çalışması yapıldığı, yaklaşık 1 metre derinliğinde su kanalı açıldığı, mevcut su kuyusunun genişletildiği ve yolun kazı yapmak suretiyle düzeltildiği iddiasıyla dava açılmıştır.

3. Sanık … aşamalardaki savunmalarında, taşınmazın, sadece üzerinde bağ evi bulunan kısmını kullandıklarını, babasından kalan küçük bağ evinin iç tarafında çürümüş olan iki tane hezeni yenisi ile 1992 ya da 1993 yıllarında değiştirdiğini, hezenleri değiştirirken izin alınması gerektiğini bilmediğini, bunun dışında hiçbir müdahalede bulunmadığını, iddianameye konu diğer müdahalelerin yapıldığı yerlerin … ve … tarafından kullanıldığını beyan etmiştir.

4. Tanık … beyanında, eşi olan sanığın babasından kalan yapının içerisinde yer alan hezenleri yaklaşık 20 yıl kadar önce değiştirdiklerini, bunun dışında hiçbir müdahalenin bulunmadığını, taşınmazdaki diğer yerlerin sanığın kardeşleri olan … ve …’ın kullanımında bulunduğunu, bu yerlerde sanığın hiçbir şey yapmadığını ifade etmiştir.

5. Mahkemece icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan 15.04.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda, suça konu bağ evinin yaklaşık 8 yıl yıpranmalı olduğu, taşınmazda sondaj ve su kuyusunun bulunmadığı, yeni yapılan kanal kazısı, su sarnıcında yapılan temizlik ve 30 cm yüksekliğindeki toprak tabakasının kazılması eylemlerinin basit onarım kapsamında olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Ürgüp Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.09.2014 tarih, 2014/485 Esas sayılı iddianame ile “1. derece doğal ve 1. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazda izinsiz bağ evi tadilatı ve sondaj çalışması, yaklaşık 1 metre derinliğinde su kanalı açıldığı, mevcut su kuyusunun genişletildiği ve yolun kazı yapmak suretiyle düzeltildiği” iddiasıyla sanık hakkında dava açıldığı, sanığın savunmasında, iddianameye konu edilen eylemlerden bağ evinde mevcut iki adet hezenin kendisi tarafından değiştirildiğini, başkaca hiçbir müdahalede bulunulmadığını, iddianameye konu diğer müdahalelerin yapıldığı yerlerin … ve … tarafından kullanıldığını beyan ettiği, tanık Mustafa’nın beyanında da bağ evinin bulunduğu kısmın dışındaki yerlerin sanığın kardeşleri olan … ve … tarafından kullanıldığının ifade edildiği, dosya kapsamında mevcut tapu kaydı incelendiğinde taşınmaz malikinin … olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece, suça konu taşınmazın fiilî olarak sanık ile birlikte kardeşlerinin de kullanımında olup olmadığı, mirasçılar arasında taşınmaza ilişkin fiilî taksim yapılıp yapılmadığı araştırılarak, fiili taksim yapıldığının tespit edilmesi hâlinde iddianamede belirtilen eylemlerin kimlerin kullanımında olan yerlerde yapıldığı tereddütsüz şekilde tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “18.07.2014” şeklinde gösterilmesi, isabetiz görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2014/464 Esas, 2016/334 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.