YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/260
KARAR NO : 2023/1598
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/131 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.01.2021 tarihli ve 2016/357489 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine,
3.Mahkemece gerekli inceleme yapılmadan karar verildiğine,
4.Diğer temyiz sebeplerine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Sanık savunması, keşif, bilirkişi raporu ve dosyada mevcut belgelere göre sanığın taşınmazı 24.01.2014 tarihinde satın aldığı, davaya konu tespit 07.03.2014 tarihinde yapılmasına rağmen, taşınmazın tapuya kültür varlığı olarak 23.06.2014 tarihinde beyan edildiği, aykırılığa dair tutanağın kültür varlığı olarak tapuya kayıt öncesi tarihi içerdiği, suç duyurusu ve tespitin zemin kat olarak belirtilmesine rağmen, sanığa ait gayrimenkulün ikinci kat oluşu yanında, kurul tarafından suça konu taşınmazın özgün durumuna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığından, özgün şekline uygun olmayan bir değişiklik var ise de kim tarafından ve nasıl gerçekleştirildiğinin belirlenmesi de mümkün bulunmadığından, sanığın müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına elverişli nitelikte her türlü şüpheden uzak kesin nitelikte bir delil elde edilememiş olması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek sanığın beraatine karar verildiği belirtilmiştir.
2. Sanık savunmasında; “Ben davaya konu gayrimenkulü 2014 yılı Ocak ayı içerisinde satın aldım. Bu konutu satın aldığımda içinde kiracı vardı. Kiracı mart ayı içerisinde konutu boşalttı. Kendim oturacağım için satın almış olduğum bu konutta bazı tadilatlar yaptım. Özellikle binanın iç kısmında bir kısım tadilatlar yaptım. Salonda kolon-kiriş oluşturmadım ancak, pencereler ve arka balkonda bir duvar yaptırdığım doğrudur. O tarihlerde belediye personeli gelerek beni uyardılar bu durum üzerine … Belediyesine gidip bir dilekçe verdim. Ancak oradaki personel dilekçemi almakla birlikte bu içerikteki dilekçeyle biz ilgilenmiyoruz, ancak size ne zaman cevap verileceğini de söyleyemem dedi. Ben tadilatlarımı bitirdim. Ben binayı alırken davaya konu yerin 2863 sayılı Yasa kapsamında koruma altında olduğunu bilmiyordum, tapuda da böyle bir şerh de yoktu. Suç kastım yoktur.” demiştir.
3. Mahkemece mahallinde 18.03.2016 tarihinde icra edilen keşif neticesinde alınan yüksek mimar-restorasyon uzmanı bilirkişi raporu ile, iddianamenin zemin kat 2 nolu bağımsız bölümdeki izinsiz müdahaleler nedeniyle düzenlendiği, ancak sanığın ikinci kat 4 nolu bağımsız bölüm maliki olduğu, iddianame konusu edilen taşınmaz malikinin sanık olmadığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Dava dışı Gençer Şahin tarafından Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne 500 ada 17 parselde bulunan taşınmazının vergi ve harçlardan muaf olup olmadığına dair dilekçe verilmesi üzerine kurul uzmanlarınca 07.03.2014 tarihinde yerinde yapılan incelemede, kentsel sit alanı içerisindeki korunması gerekli kültür varlığı niteliğindeki taşınmazın zemin kat 2 nolu bağımsız bölümünde bir takım izinsiz uygulamaların tespit edildiği, bahse konu izinsiz uygulamalar nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğu, 05.03.2015 tarihli iddianame ile de sanık … hakkında kurul uzmanlarınca tespit edilen zemin kat 2 nolu bağımsız bölümdeki izinsiz uygulamalarda bulunduğundan bahisle kamu davası açıldığı, ancak sanığın 2. kat 4 nolu bağımsız bölüm maliki olduğu, kurul uzman raporu ile tespit edilen ve iddianame konusu edilen zemin kat 2 nolu bağımsız bölüm maliklerinin ise dava dışı Gençer Şahin ve Osman Ünal Aydınol oldukları anlaşılmakla, mahkemece sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemece sanığın, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu, gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, aynı Kanun’un (e) bendi gereğince beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle … 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/131 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (1) nolu paragrafı çıkartılarak yerine “Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sanığın beraatine” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.