YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3326
KARAR NO : 2023/505
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 18.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının … plaka sayılı dorsenin maliki olduğunu, bu plakaya ait römorkun şase numaralarının değiştirilmek suretiyle … plakanın takıldığından bahisle 25.12.2009 tarihinde dorseye elkonulduğunu ve davacı hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2016 tarihli ve 2013/86 Esas, 2016/298 Karar sayılı kararı ile hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve … plaka numaralı aracın şase numaraları ve tescil belgeleri değiştirilmek suretiyle tespit edilecek ruhsat sahiplerine iadesine karar verildiğini, kararının 03.04.2017 tarihinde kesinleştiğini ve 25.12.2009 tarihinden beri dorseyi kullanamayan davacının zarara uğradığını belirterek 200.000 TL maddi tazminatın 25.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 23.05.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde olmadığını, el koymanın hukuka uygun olduğuna, davacının maddi zararını belgelendirmediğini, faiz talep edilemeyeceğini ve mükerrer dava olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
3…. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2017 tarihli ve 2017/135 Esas, 2017/339 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4…. Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.02.2018 tarihli ve 2018/258 Esas, 2018/438 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10.06.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının el konulan aracın maliki olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının … plaka sayılı dorsenin maliki olduğu, bu plakaya ait römorkun şase numaralarının değiştirilmek suretiyle … plakanın takıldığından bahisle 25.12.2009 tarihinde dorseye elkonulduğu, davacı hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan … 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığı, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2016 tarih ve 2013/86 Esas, 2016/298 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve dorsenin karar kesinleştikten sonra tabi oldukları mevzuat hükümleri uyarınca şase numaraları ve tescil belgeleri düzeltilmek suretiyle tespit edilecek ruhsat sahiplerine iadesine karar verildiği, kararın 03.04.2017 tarihinde kesinleştiği, dorseye elkoyma tarihi olan 25.12.2009 tarihinden ceza mahkemesinin kesinleşme tarihi olan 03.04.2017 tarihine kadar davacının elkonulan dorsesini kullanamadığı anlaşıldığından 92.088,30 TL maddi tazminatın elkoyma tarihi olan 25.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Tazminat davasına konu olan … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.12.2016 tarih 2013/86 Esas 2016/298 Karar sayılı kararında ve talep üzere verilen 29.05.2017 tarihli ek kararında dava konusu dorselerin, davacıya ait olduğu bu nedenle davacıya iade edilmesi kousunda herhangi bir tespit ve iade kararı olmadığına, anılan mahkeme kararında dorsenin karar kesinleştikten sonra tabi oldukları mevzuat hükümleri uyarınca şase numaraları ve tescil belgeleri düzeltilmek suretiyle tespit edilecek ruhsat sahiplerine iadesine hükmedildiğine, dava konusu dorselerin şase numaralarının değiştirilerek sahtecilik yapıldığı gerekçesiyle el konulması, bu suçtan yargılanan davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi ve şase numaraları değiştirilen dorselerin gerçek sahibinin davacı olduğuna dair herhangi bir tespit bulunmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 141 ve devamı maddelerinde belirtilen tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı kabul edilerek davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiş ve İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın reddine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Tazminat talebinin dayanağı olan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/86 Esas – 2016/298 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıya ait dorsenin şase numarasının değiştirilerek resmi belgede sahtecilik yapıldığı gerekçesi ile 25.12.2009 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacının mahkumiyetine karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve dorsenin karar kesinleştikten sonra tabi olduğu mevzuat hükümleri uyarınca şase numarası ve tescil belgesi düzeltilmek suretiyle tespit edilecek ruhsat sahibine iadesine hükmedildiği, hükmün 07.02.2017 tarihinde kesinleştiği, elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2.Dairemizce yapılan inceleme neticesinde davacının el konulan dorsenin ruhsat sahibi olduğuna dair belgenin bulunmadığı anlaşılmakla, davacının aracın maliki olduğundan bahisle tazminata hak kazandığına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiş olup Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.02.2018 tarihli ve 2018/258 Esas, 2018/438 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,