YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3358
KARAR NO : 2021/9182
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma
Hüküm : 1- İmar kirliliğine neden olma suçu açısından; karar verilmesine yer olmadığı
2- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu açısından; 2863 sayılı Kanunun 65/4, TCK’nın 62/1, 58/6-7. maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine, imar kirliliğine neden olma suçu açısından sanık hakkında açılan kamu davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükümler, katılan … vekili, katılan Erdemli Belediye Başkanlığı vekili, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılan Erdemli Belediye Başkanlığı vekilinin, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu açısından kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
Erdemli Belediye Başkanlığının, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, Erdemli Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2- Katılan … vekilinin, imar kirliliğine neden olma suçu açısından kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise ;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
Kültür ve Turizm Bakanlığının, imar kirliliğine neden olma suçundan tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, … vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
3- Mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu açısından kurulan hükme, katılan Erdemli Belediye Başkanlığı vekilinin imar kirliliğine neden olma suçu açısından kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince ise;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.01.2020 tarihli ve 2016/12-1160 Esas – 2020/19 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, hükmün aleyhe bozulması hâlinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunludur. Aynı kurala 5271 sayılı CMK’nın 307/2. maddesinde de yer verilmiş olup anılan bu Kanun hükümleri uyarınca sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğurabilecek olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki delillerini sunma imkânı tanınmalıdır. Bu düzenleme, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayandığından, uyulmasında zorunluluk bulunan emredici kurallardandır.
Dairemizin 24/10/2019 tarihli ve 2019/11819 Esas, 2019/10665 Karar sayılı bozma ilamının bozma gerekçesi sanık aleyhine olmasına rağmen, bozma sonrası yapılan yargılamada, bozma ilamı ekli duruşma davetiyesi tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmeyen sanığın bozmaya karşı beyanının alınmaması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde 1412 sayılı CMUK’un 326 ve 5271 sayılı CMK’nın 307. maddelerinin ihlal edilmiş bulunması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan Erdemli Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince sair yönleri incelenmeksizin isteme uygun olarak BOZULMASINA; 23/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.