Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/3589 E. 2023/1946 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3589
KARAR NO : 2023/1946
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan hükümlerin, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2016 Tarihli ve 2016/602 Esas, 2016/622 Karar sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.12.2017 Tarihli ve 2017/971 Esas, 2017/4073 Karar sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrası, 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 4 hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’un temyiz isteği;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Kazı ile ilgisinin bulunmadığına, olay günü misafir olarak gittiğine,

3. Cezanın alt sınırdan verilmesi gerektiğine,

4. Diğer temyiz sebeplerine,

İlişkindir.

B. Sanık …’in temyiz isteği;
1. Dava konusu taşınmazın tapuda hissedarı olduğuna,

2. Amacının su kuyusu kazmak olduğuna,

3. Cezanın alt sınırdan verilmesi gerektiğine,

4. Diğer temyiz sebeplerine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Her ne kadar sanıklar …, … ve … hakkında Kültür Varlıkları Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı veya Sondaj Yapmak suçundan kamu davası açılmış ise de; sanıkların savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli kesin inandırıcı ve somut herhangi bir delil elde edilemediği, mülkiyeti sanık …’e ait olan taşınmazda dranaj çalışması hususunda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğü’nün yazısı ile izin verildiği, sanık …’in de bu nedenle sondaj çalışması yaptığı, yapılan sondaj çalışmasında Kültür Varlıklarını Bulmak Amacıyla kazı yapıldığı yönünde delil bulunmadığı, belirtilen bölgenin de herhangi bir şekilde zit alanı ya da korunması gereken yerlerden olmadığı, herhangi bir kültür varlığının da bulunmadığı, …’nün 19/02/2016 tarihli yazısında anlaşıldığı, herhangi bir şekilde korunacak bir kültür varlığı bulunmayan bir alanda ve sanık …’in mülkiyetinde olan taşınmaz üzerinde kazı yapılmasının suç oluşturmayacağı, sanık …’in suç oluşturan herhangi bir eyleminin tespit edilemediği, yine diğer sanıklarında sanık …’in yanına misafirliğe gittikleri, bu sanıklarında suç işledikleri yönünde herhangi bir eylemlerinin tespit edilemediği,sanıklara ait bu nedenle sanıkların üzerilerine atılı Kültür Varlıkları Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı veya Sondaj Yapmak suçunu işlediklerinin sabit olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak sanıklar …, … ve …’in ayrı ayrı beraatine karar vermek gerektmiştir.” denilmektedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
“Sanıklar savunmalarında suçlamayı kabul etmeseler de, somut bir ihbar üzerine soruşturmaya başlanmış olması, arkeolog bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere olay yerinin niteliği (kaçak kazı çukurlarında ve çevresinde çok sayıda pişmiş toprak eser ve mimari öğeler olması, dava konusu yerin geç Roma döneminde yerleşim görmesi), kazılan çukurların sayısı ve ebatı, kolluk görevlileri geldiğinde sanıklardan …’in sahte izin belgesi fotokopisi sunarak yaptıkları kazıyı gizlemeye çalışması, sanıkların dayandığı tapu kaydının keşif ile tespiti yapılan ada ve parsel numarasına uymaması karşısında savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu vicdani kanaatine varılarak savunmalara itibar edilmemiştir. Buna göre de; 06/08/2015 tarihinde sanıkların birlikte suç işleme kararının icrası kapsamında, … ili Selçuklu ilçesi Sulutaş Mahallesi Bağlar Mevkii’nde bulunan ve tapuda 29574 ada 26 ve 30 parsel numarası ile kayıtlı olan taşınmazlarda kültür varlıkları bulmak maksadıyla kepçe ile izinsiz olarak kazı yaptıkları, bu şekilde taşınmazlar üzerinde dört farklı yerin kepçe ile sanıklar tarafından kuyu kazıldığı ve kazıların yeni oldukları vicdani kanaatine varılmış, varılan bu kanaate göre de aşağıda yazılı şekilde hükümler kurulmuştur. Sanıkların genişliği ve derinliği itibariyle büyük olarak nitelendirilebilecek şekilde dört farklı kuyu kazmaları, suçun işlenmesinde ağır … makinesi kullanmaları, kolluk görevlilerinin gelmesi ihtimalini gözeterek önceden sahte bir resmi belgenin fotokopisini temin etmeleri ve kolluk gücü geldiğinde bu fotokopiyi kullanmaları, suçun işlendiği yerin çok sayıda pişmiş toprak eser ile mimari öğeler barındırması ve geç Roma döneminde yerleşim görmesi, suçtan kurtulmak maksadıyla dava konusu yerle ilgisi olmayan tapu kaydına dayanmaları karşısında, kasta dayalı kusurlarının ağırlığına, suçun işleniş şekline, suçun işlenmesinde kullanılan … ve suçun işlendiği yere göre, temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşma yoluna gidilmiş ve takdiri indirim sebebi uygulanmamış, suça konu yerin arkeolojik-tarihi sit alanı olarak tescil kaydının bulunmaması ve Kanun’la korunması gereken bir yer olmaması gözetilerek 2863 sayılı Kanun’un 74/1. maddesinini ikinci cümlesi gereğince cezalarından 1/3 oranında indirim yapılmıştır.” denilmektedir.

IV. GEREKÇE
1. Olay günü tarihi alanda kepçe ile define bulmak amacıyla kazı yapıldığı ihbarının alınması üzerine kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, olay yerine 150 m mesafedeki … içerisinde temyiz dışı sanık …’in bulunduğu, kepçeye doğru gidildiğinde kolluk ekiplerini sanık …’in karşıladığı, ne yaptıkları sorulduğundan DSİ’den izin aldığını beyan ederek kolluk ekiplerine izin belgesi fotokopisi ibraz ettiği, kepçenin yanına gidildiğinde sanık …’nın orada olduğu, tekrar ne yaptıkları sorulduğunda arazinin kendilerine ait olduğunu, su kuyusu kazdıklarını beyan ettikleri, olay yerinde biri 6-7 m derinliğinde 5×5 m çapında, diğer üçü 1×1 m çapında, 1-2 m derinliğinde olmak üzere 4 adet yeni kazılmış çukur tespit edildiği, Cumhuriyet Savcılığı tarafından sanık … tarafından ibraz edilip dranaj çalışması için izin verildiğine ilişkin belge fotokopisinin gerçekliğinin araştırıldığı, gelen cevabi yazıda belgenin kurum tarafından düzenlenmediğinin belirtildiği, belge fotokopisi üzerinde DSİ 3. Sondaj şube müdürü ünvanı ile imzası bulunan …’in tanık sıfatıyla verdiği beyanında, söz konusu belge fotokopisindeki imzanın kendisine ait olmadığını, zaten belge içeriği yönünde bir izin verme yetkilerinin olmadığını, sanıkları tanımadığını beyan ettiği, sanık …’in kollukta belgenin aslını ibraz etmek için 3 günlük süre istediği, 3 günün sonunda belgenin yırtıldığından bahisle getiremeyeceğine dair bilgi verdiği, beyanlarında ilk aşamada DSİ ye bizzat müracaat ederek izin aldığını belirtmesine karşın, belgenin sahteliğinin ortaya çıkmasının ardından başka kişiler aracılığı ile belgeyi temin ettiğini ileri sürdüğü, sanık …’nın da …’ya gidip geldikçe …’e uğradıklarını, olay günü de misafir olarak gittiklerini, …’in bahçede olduğunu öğrenince …’in eşinin hazırladığı yemeği götürmek ve kendisini de görmek için olay yerine gittiğini beyan ettiği dosya kapsamında, sanıkların aynı mevkide daha önce de aynı nitelikte kazı yaptıkları, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/253 Esas sayılı dosyasında yargılandıkları, bahse konu dosyadaki beyanlarının eldeki dosyadaki beyanları ile aynı doğrultuda olduğu, sanıkların beraatine karar verildiği, hükmün Dairemizce sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği, bu defa da sanıkların sahte izin belgesine dayalı olarak 2863 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamındaki alanda kazı yaptıkları anlaşılmakla, mahkemece sanıkların mahkumiyetine karar verilmesinde ve suçun işleniş biçimi, eylemlerinin niteliği, kazı çukurlarının derinliği göz önüne alındığından ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan 09.11.2017 tarihli arkeolog bilirkişi raporu ile, kazı alanının sit tescil kararı bulunmadığı, ancak çukurlar ve çevresinde çok sayıda pişmiş topraktan yapıldığı anlaşılan seramik parçalarının olduğu, yakın çevre duvar aksı olduğu, dava konusu alanın Genç Roma Dönemine tarihlendiği ve bu dönemde yerleşim gördüğü, 2863 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi kapsamındaki yerlerden olup, arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmesi gerektiği hususlarının belirtildiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında tayin edilen cezada 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin, 74 üncü maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesine ilişkin uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık … ve sanık …’in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.12.2017 Tarihli ve 2017/971 Esas, 2017/4073 Karar sayılı kararında sanık …, sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.06.2023 tarihinde karar verildi.