Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/3726 E. 2022/9332 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3726
KARAR NO : 2022/9332
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, sanık … müdafii tarafından, sanıklar … ile sanık …’ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar … ile … müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A.Sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı, sanık hakkındaki karara karşı sanık müdafii tarafından yapılan itirazın, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/04/2020 tarih ve 2020/740 değişik … sayılı kararı ile kesin olarak sonuçlandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi bakımından dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B.Sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar müdafinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
DSİ’ye ait … İncirliova İkizdere Barajının yapım işinin Limak-Limsan ortaklığı tarafından üstlenildiği, barajın hidromekanik teçhizat işlerinin (kaynak ve montaj işi) de alt işveren olan makine mühendisi sanık …’un sahibi olduğu… Müh. Tic. Ltd. Şti.ne sözleşme ile verildiği, işin tamamen bitirilmemesine rağmen 05.08.2010 tarihinde Başbakan’ın katılacağı açılış töreni için Limak şirketinde çalışan proje müdürü, aynı zamanda makine mühendisi olan sanık … tarafından açılış nedeniyle baraj dip savağından akıtılacak su için sisteme su verme işleminin yapılması talimatı verildiği, bu amaçla… Müh. Tic. Ltd. Şti.’de ustabaşı/formen olarak çalışan …’ın 03.08.2010 günü vanayı açarak hattın denemesini yapmak için boruları suyla doldururken 21.30 sıralarında ana tünelden Y şeklinde ayrılan branşman tünelindeki tali borunun genleşme basıncının etkisi ile yerinden ayrılması sonucu, borudaki basınçlı suyun kısa zamanda ana tüneli doldurarak, tünelde olan …’ın suda boğulup ölmesine neden olduğu olayda;
İkizdere barajında şantiye şefi olarak görev yapan sanık …’un, alt işverene verilen suyun açılması talimatının yerine getirileceğinden bizzat sanık … tarafından haberdar edildiği, ancak buna rağmen İnşaat mühendisi Funda Türker tarafından hazırlanan raporda da belirtildiği üzere işçilerin güvenliğinden sorumlu şantiye şefinin gerekli tedbirleri almadığı, mesnetlenme tedbirlerinin alınmamasına rağmen suyun verilmesine karşı koymadığı, olay günü de işçilerin başında durmayarak tüm insiyatifi işçilere bıraktığı, bu nedenle olayın meydana gelmesinde tali oranda kusurlu olduğu, barajın yapım işini üstlenen Limak şirketinde proje müdürü aynı zamanda makine mühendisi olan sanık …’ın ise tüm tehlike riskleri ortadan kaldırılmadan, betonlama ve mesnetlemeler yapılmadan, şebekenin tazyik testi yaptırılmadan, beton destekleri veya çelik konstrıiksiyon mesnetleri bulunmayan üçgen ayaklı sehpalara yerleştirilmiş havada duran çelik cebri borunun açılış törenine yetiştirilmesi için alelacele geceleyin denemesini yaptırması ve tehlike riskleri dikkate alınmadan sisteme su verdirmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere betonlama işlemi yapılmaması, eksikliklerin tamamlanmaması nedeniyle sanık … ile ölen tarafından su verilmesinin sakıncalı olacağı kendisine söylenmesine rağmen “ benim açılışım var, su verilsin, bir şey olmaz” diyerek durumun vehametini ısrarla dikkate almaması nedeniyle bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin, eksik incelemeye, kusura, sanıkların beraatinin gerektiğine, sanık … hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına, olayın müteveffa ve alt yüklenici… firması sahibi sanık …’un kusurlarından kaynaklandığına, sanıklar hakkında yasaya aykırı olarak ceza tesis edildiğine, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanıklar hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün sanık … hakkında hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin (I-4) bendi ile sanık … hakkında hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin (II-5) bendlerinin hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.