Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/3877 E. 2023/88 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3877
KARAR NO : 2023/88
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle yaralama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde ve halen yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2014/116 Esas, 2015/688 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (a) ve (b) bendi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 8.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bir yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2…. 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2014/116 Esas, 2015/688 Karar sayılı kararının, sanık müdafii temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2017/10567 Esas, 2019/8929 Karar sayılı ilâmıyla;
” Sanığın orta refüjle bölünmüş 14 m genişliğe sahip çift yönlü düz eğimsiz aydınlatma olan asfalt yolda gece vakti idaresindeki araçla seyir halinde iken katılana ait motosiklet ile kavşak içinde çarpışmaları sonucu katılanın duyularından ve organlarından birinin sürekli zayıflamasına neden olduğu ve 3. derece kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı olayda; sanığın kazadan sonra olay yerini terk etmesi nedeniyle alkol ölçümünün yapılamadığı, hızına yönelik de herhangi bir delil ve tespit bulunmadığının anlaşılması karşısında, tüm bu verilerin temel cezanın belirlenmesinde esas alınması gerektiği ancak müsnet olayda bilinçli taksirin unsurlarını oluşturmayacağının gözetilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3…. 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2019/628 Esas, 2020/452 Karar sayılı karar ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (a), (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bir yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.06.2021 tarihli ve 2021/3061 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Ceza miktarına,
2.Vekalet ücretinin eksik ve hatalı olduğuna,
İlişkindir.

B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1.Eksik incelemeye,
2.Usul ve yasaya aykırı hususların tespitine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü saat 02.30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki … ile meskun mahal içi, aydınlatmanın mevcut olduğu, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, kaza mahalli olan kontrolsüz dört yönlü kavşaktan geçiş yaptığı sırada seyir yönüne göre sol tarafından gelmekte olan katılan …’ın idaresindeki motosiklet ile çarpışması neticesinde katılan …’ın basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek, vücudunda 3.derecede kemik kırığı oluşacak ve duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflamasına sebep olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.

3.Katılanın aşamalarda değişmeyen, istikrarlı anlatımları bulunmaktadır.

4.Meydana gelen kazada kusur durumuna ilişkin olarak düzenlenmiş olan keşfe binaen tanzim edilen 02.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması sebebiyle asli kusurlu olduğu, katılanın ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmaması sebebiyle tali kusurlu olduğu,
Görüşünü içerir rapor dava dosyasında mevcuttur.

5.Sanığın adli sicil kaydı ve resmî nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.

6.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ”Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, temyizen incelenen kararda yerel mahkeme tarafından basit yargılama usulünün tartışılıp uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla,
Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Ceza Miktarı Yönünden
Sanığın asli kusurlu eylemi nedeniyle meydana gelen kaza neticesinde bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun’un 89 inci maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrası kapsamında bulunduğu, kanunda öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında, ceza miktarının tespit ve tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Vekalet Ücreti Yönünden
Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukat Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi yerine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukat Asgari Ücret tarifesinden, ilk hüküm tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret tarifesininin çıkarılması suretiyle (3.400,00-1.500,00= 1.900,00 TL) 1.900 TL vekalet ücretinine hükmedilmesi, isabetsiz bulunmuştur.

C.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1.Eksik İnceleme Yönünden
Sanığın asli kusurlu eylemi sebebiyle katılanın yaralanmasına sebebiyet verdiği kazada, üzerine atılı suçu işlediği anlaşılan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Usul ve Yasaya Aykırı Hususların Tespiti Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanığın kusurlu davranışı sebebi ile gerçekleştiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün B bendinin (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2020 tarihli ve 2019/628 Esas, 2020/452 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hüküm fıkrasında yer alan (10) numaralı bölümde yer alan vekalet ücretine ilişkin bölümünün hüküm çıkarılarak yerine ”Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3400 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine ” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.