Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4693 E. 2023/236 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4693
KARAR NO : 2023/236
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/04/2017 tarih ve 2016/42 Esas 2017/31 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/2,22/3,62,53/6 ncı maddeleri gereğince 5 yıl 13 ay 10 gün süre ile hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 53/6 ncı maddesi uyarınca inşaat mühendisliği yapmasının 1 yıl süreyle yasaklanmasına,
sanık … hakkında, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/2,22/3,62,53/6 ncı maddeleri gereğince 3 yıl 10 ay 20 gün süre ile hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 53/6 ncı maddesi uyarınca inşaat mühendisliği yapmasının 6 ay süreyle yasaklanmasına,
sanık … hakkında, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/2,22/3,62 nci maddeleri gereğince 3 yıl 10 ay 20 gün süre ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen hükümlere karşı katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
2…. Bölge Adliye Mahkemesi 12. Dairesi’nin, 07.05.2018 tarih ve 2017/2537 E., 2018/840 K. sayılı kararında; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine, sanıklar … ve … yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının c bendi ve 286 ıncı maddeleri uyarınca kesin olarak, sanık … yönünden temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
3…. Bölge Adliye Mahkemesi 12. Dairesi’nin, 12.06.2018 tarih ve 2017/2537 E., 2018/840 K. sayılı ek kararında; sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin temyiz başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 296 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.08.2021 tarihli ve 2018/62692 sayılı, temyiz talebinin esastan reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
1.sanık … ve Alper hakkında verilen verilen temyiz ret kararlarının bozulması gerektiğine,
2.Sanıklara az ceza verildiğine ilişkindir.
B.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Eksik incelemeye, kusura,
2. Fazla ceza verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. … İlinde yapılacak öğrenci yurdu inşaatı işini … isimli firmanın üstlendiği, söz konusu firma tarafından yüklenilen işin kazı imalatları hariç olmak üzere tüm imalatlarının taşeron olarak … İnşaat isimli firmaya verildiği, sanık … ‘nun … İnşaat isimli firmada şantiye şefi olarak, sanık …’nun ise şantiye şef yardımcısı olarak görev yaptığı, ölenler … ve …’ın ise aynı firmada işçi olarak çalıştıkları, inşaat alanında kanalizasyon çalışmaları için dışarıdan kiralanan sanık …’ın yönetimindeki ekskavatör marifetiyle kanalizasyon kazısı yapılarak yeni kanalizasyon borularının kazılan kanala işçiler vasıtasıyla yerleştirilmesine karar verildiği, olay günü sanık … tarafından söz konusu ekskavatör marifetiyle bir müddet kazı yaptıktan sonra işçiler … ve …’ın 6 metre uzunluğundaki kanalizasyon borularını kazı yapılan yere yerleştirmek amacıyla kazı alanına girdikleri, işçiler kazı alanında bulunduğu esnada bir anda toprağın kaydığı ve kazı alanında bulunan işçilerin toprağın altında kaldığı, işçilerden müteveffa …’un otopsi raporunda belirtildiği üzere toprak altında kalmaya bağlı travmatik asfiksi ve genel beden travması neticesinde müteveffa …’ın ise otopsi raporunda belirtildiği üzere travmatik asfiksi neticesinde yaşamlarını yitirdikleri,meydana gelen kazada oluşa uygun olarak düzenlendiği kabul edilen ve hükme esas alınan 27/11/2015 günlü bilirkişi raporunda belirtildiği üzere şantiye şefi olan sanık …’nün okul idaresinin talimatıyla rögardaki tıkanıklığın giderilmesi amacıyla inşaat … yerine ekskavatör getirilmesini temin etmesini müteakip pis su borularının yerleştirildiği kanal kazısının yapılması öncesinde zeminin dayanıklığını dikkate almaksızın iksa vesaire gibi mühendislik yapılarıyla yüzeylerin desteklenmesini sağlamamak, kazı alanından çıkarılan toprağın güvenli bir mesafeye aktarılmasını sağlamadan kazı alanına işçilerin girmesine müsaade etmek, çalışan işçilerde davranış değişikliği kazandıracak nitelikte … sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmesini sağlamamak suretiyle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, şantiye şef yardımcısı olan sanık …’nun kazı alanında işçi bulunduğu müddet içinde … makinesinin kazı alanı kenarından uzaklaştırılmasını sağlamamak, inşaat işyerine temin edilen … makinesini kullanan işçinin operatörlük belgesi olup olmadığını sorgulamamak, olay esnasında çalışanların başında olmasına rağmen çalışanların kazı alanına girmesine müsaade etmek suretiyle kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, kazı alanında ekskavatör tipi araçla kazı faaliyetini gerçekleştiren sanık …’ın kazı alanında çıkarılan toprağı güvenli bir bölgeye uzaklaştırmayıp, kazı alanında işçiler bulunduğu halde … makinesini bölgeden uzaklaştırmamak, operatörlük belgesi olmadığı halde … makinesini kullanmak suretiyle kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kabul edilmiş, sanıkların kusurlu hareketleri ile taksirle öldürme suçundan cezalandırılması kanaatine varılmış,suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanıkların kusur durumları, dikkate alınarak alt sınırdan ayrılmak suretiyle ceza belirlenmesi yoluna gidilmiştir. Söz konusu mahalde bir gün önce de zeminin yapısı nedeniyle kaza meydana geldiği ve işçiler … ile …’ın toprak altında kaldıkları, sanıkların söz konusu kazadan dolayı bir gün sonra aynı şartlarda başkaca önlem almadan kazının devam ettirilmesi hâlinde meydana gelebilecek neticeyi öngörmelerine rağmen kazı faaliyetini devam ettirdikleri bu nedenle bilinçli taksir düzeyinde kusurlu oldukları anlaşılmakla sanıklara verilen cezalar TCK’nın 22/3 maddesi uyarınca bilinçli taksirin düzeyi gözetilerek takdiren ayrı ayrı 1/3 oranında artırılmıştır.
2. Sanıklar aşamalardaki beyanlarında yüklenen suçu kabul etmediklerini kusurlarının bulunmadığını belirtmişlerdir.
3. Katılanların alınan beyanlarında şikayetçi oldukları ve katılma talebinde bulundukları anlaşılmıştır.
4. Tanıklar Cumhur T. ve Osman M.’in olaydan bir gün önce de inşaat alanında toprak kayması olduğunu ifade ettikleri görülmüştür.
5. … Teftiş Kurulu Başkanlığınca görevlendirilen … Müfettişleri tarafından yapılan inceleme neticesinde tanzim edilmiş olan 22.05.2015 tarihli raporun sonuç ve kanaat bölümünde özetle; “Kaza olayının; temel kazısı çalışmalarının tekniğine uygun yapılmaması, temel kazısının yan yüzeylerinden toprak kaymasının önlenmesi için toprağın cinsi de dikkate alınarak yan yüzeylere uygun özelliklerde sağlam tahkimatların (kazının yan yüzeylerine yerleştirilecek ahşap ya da çelik destek elemanları) yapılmaması ya da kazıya uygun şev açısının verilmemesi, ekskavatör tipindeki … makinesinin uygun sınıfla operatör belgesi bulunmayan işçinin kullanmasına izin verilmesi nedeniyle meydana geldiği” belirtilerek inşaat işyerine idari para cezası ve durdurma tedbiri uygulandığı anlaşılmıştır.
6. Kovuşturma aşamasında 27.11.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; şantiye şefi olan …’nün okul idaresinin talimatıyla rögardaki tıkanıklığın giderilmesi amacıyla inşaat … yerine ekskavatör getirilmesini temin etmesini müteakip pis su borularının yerleştirildiği kanal kazısının yapılması öncesinde zeminin dayanıklığını dikkate almaksızın iksa vb gibi mühendislik yapılarıyla yüzeylerin desteklenmesini sağlamayan, kazı alanından çıkarılan toprağın güvenli bir mesafeye aktarılmasını sağlamadan kazı alanına işçilerin girmesine müsaade eden, çalışan işçilerde davranış değişikliği kazandıracak nitelikte … sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmesini sağlamayan şantiye şefi …’nün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, kazı alanında işçi bulunduğu müddet içinde … makinesinin kazı alanı kenarından uzaklaştırılmasını sağlamayan, inşaat işyerine temin edilen … makinesini kullanan işçinin operatörlük belgesi olup olmadığını sorgulamayan, olay esnasında çalışanların bulunduğu yer alan …’nun kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, kazı alanında çıkarılan toprağı güvenli bir bölgeye uzaklaştırmayıp, kazı alanında işçiler bulunduğu halde … makinesini bölgeden uzaklaştırmayan, operatörlük belgesi olmadığı halde … makinesini kullandığı anlaşılan …’ın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, olaydan birkaç gün önce benzer bir kaza yaşamış olmasına karşın herhangi bir tedbir alınmadığı halde çalışmaktan imtina etmeyip gerçekleşen kazada hayatını kaybettiği anlaşılan …’ın can güvenliği sağlama noktasında azami hassasiyeti göstermemesi gerekçesiyle tali kusurlu olduğu, müteveffa …’un ise gerçekleşen kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
7. Sanıkların adlî sicil kaydı ve nüfus kaydı, dosyada bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Sanıklar … ve … Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararları Yönünden
Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik, istinaf başvurusunun kabulü ile verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan temyiz başvurusunun, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının c bendi ve 286 ncı maddesi gereğince kesin kararlardan olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin, … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 12.06.2018 tarihli ek kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olup, katılanlar vekilinin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararı Yönünden
Sanık Müdafiinin Eksik İncelemeye, Kusura Ve Ceza Miktarına, Katılanlar Vekilinin Temel Cezaya İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden
… Teftiş Kurulu raporu ile uyumlu 27.11.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemleri bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin eksik incelemeye, kusura, katılanlar vekilinin ise ceza miktarına yönelik temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
1. TCK’nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, sanık … ‘in ve sanık Metin Gideroğlu’nun çalışmalarının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde “madencilik mesleğini icrasının” yasaklanmalarına karar verilmesi,
2.Sanık hakkında belirlenen temel cezasında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 oranında artırım yapılması sırasında hesap hatası sonucu 7 yıl 4 ay hapis cezası yerine, 6 yıl 16 ay hapis, yine bu cezasından 5237 sayılı Kanunu’nun 62 inci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası yerine, 5 yıl 13 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, dışında hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Dairesi’nin, 12.06.2018 tarih ve 2017/2537 E., 2018/840 K. sayılı ek kararında; katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Dairesi’nin, 07.05.2018 tarih ve 2017/2537 E., 2018/840 K. sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği hüküm fıkrasında; sanık … hakkındaki hükmün 1.2 numaralı bendinde bulunan “6 yıl 16 hapis” yerine “7 yıl 4 ay hapis”, hükmün 1.3 bendinde bulunan “5 yıl 13 ay 10 gün hapis” yerine, “6 yıl 1 ay 10 gün hapis” yazılması, hükmün 1.4 bendinde yer alan TCK’nın 53/6.maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkarılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.