Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4929 E. 2023/1 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4929
KARAR NO : 2023/1
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, davanın niteliğine göre davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 16.08.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Cumhuriyet savcısı olan müvekkilinin anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 16.07.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 19.07.2016 tarihinde tutuklandığını ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 17.05.2017 tarihinde tahliye edildiğini, hakkında tahliye kararı verilen suçları yönünden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkili lehine 250.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 12.09.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat koşullarının oluşmadığını, davanın haksız olduğunu ve reddi gerektiğini öne sürmüştür.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2017 tarihli ve 2017/109 Esas, 2017/230 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 19.03.2018 tarihli ve 2018/335 Esas, 2018/912 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.09.2021 tarihli tebliğname ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Tazminat şartlarının oluştuğuna ve davanın kabul edilmesi gerektiğine, mazeret dilekçesinin ve tevsiî tahkikat talebinin kabul edilmesi gerektiğine ve esas hakkında savunma için süre verilmediğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/23611 soruşturma sayılı ceza dava dosyasında davacının FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan da tutuklandığı ve bu suçtan … 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/199 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve yargılamanın devam ettiği belirlenerek tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde her hangi bir isabetsizlik görülmemiş ancak davalı lehine hükmedilen dava vekalet ücretinin 770,00 TL ye indirilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/23611 soruşturma sayılı ceza dava dosyasında davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 16.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 19.07.2016 tarihinde tutuklandığı ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 17.05.2017 tarihinde tahliye edildiği, yapılan soruşturma sırasında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 12.05.2017 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair ek karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davacı hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan … 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/199 Esas sayılı dosyasında dava açılmıştır.

2.Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede davacı hakkında açılan davada 20.09.2018 tarihli ve 2018/228 Karar sayılı karar ile davacının atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.10.2019 tarihli ve 2018/2024 Esas, 2019/922 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan temyiz istemi üzerine dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2022/5467 Esas sayılı sırasında temyiz incelemesi yapılmak üzere arşivde beklediği tespit edilmiştir.

3.Dairemizin yerleşik uygulamalarında vurgulandığı üzere ve yukarıda açıklanan bilgiler ışığında davacının aynı soruşturma ve sorgu sırasında tutuklandığı tüm suçlar yönünden verilen esas hakkındaki kararlardan sonra tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilebileceği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

4.Davacı vekilince 14.11.2017 tarihli duruşmada esas hakkındaki mütalaya karşı beyanda bulunmak için süre istediği ve Mahkemece gelecek duruşmaya kadar süre verildiği, davacı vekilince duruşmadan önce 06.12.2017 tarihinde birden fazla ve farklı illerde olan mahkemelerde duruşması bulunduğu ve duruşmalara katılacağından bahisle duruşmaya katılamayacağına dair mazeret bildirip duruşmanın ertelenmesini talep ettiği ancak mazeretine ilişkin belge sunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince mazeret talebin reddine karar verilmesine hukuka aykırılık görülmemiştir.

5.Davacı vekilince toplanmasını istediği delillerin ve davacı hakkında devam eden yargılamanın bekletici mesele yapılmasına ilişkin temyiz sebepleri yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 19.03.2018 tarihli ve 2018/335 Esas, 2018/912 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.