YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5090
KARAR NO : 2022/134
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 66/1-e-2,67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşme
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda 5237 sayılı TCK’nın 89/4, 62/1. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2009 tarihli, 2007/543 esas, 2009/405 sayılı kararının 13.11.2009 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içerisinde 07.05.2011 tarihinde 2313 sayılı yasaya muhlaefet suçunu işlediği ve Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 15.12.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınan dosyada önceki hükmün açıklanmasına dair Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/238 esas, 2016/550 karar sayılı kararının dairemizin 25.02.2020 tarih 2019/13668 esas, 2020/2004 karar sayılı ilamıyla sanık hakkında koşulları oluşmasına rağmen TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanmaması sebebiyle bozulması üzerine sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesine dair Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2021 tarihli ve 2018/787 Esas – 2019/190 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, TCK’nın 89/4. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağının hüküm altına alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13/11/2009 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip belirtilen tarih itibariyle beş yıllık denetim süresi başladığı, 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının 13/11/2009 durduğu, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiğinden, ihbara konu suçun işlendiği 07/05/2011 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği, anılan tarihler arasındaki 1 yıl 5 ay 24 günlük durma süresinin suç tarihi olan 06.08.2007 tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine eklendiğinde zamanaşımının 30.01.2021 tarihinde hükümden önce dolduğu anlaşılmakla,
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında açılan kamu davasının, suç tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihleri itibariyle dolduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahalli Cumhuriyet savcısının ise zamanaşımı süresinin dolmadığına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, davanın düşmesine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 11/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.